Tenis ve golf

Yaşlısı genci, kadını erkeği spora biraz eğilimi biraz ilgisi olan herkesin yaşamının bir döneminden geçmiş bir spor dalıdır tenis. Ancak uzun seneler tenis oynayıp da bu spordan bir yerlerini sakatlamamış, vücuduna kalıcı hasar vermemiş bir kişi bulmanız pek mümkün değildir. Peki, ne yapmak gerekir? Aynı duyguları yakalayabileceğiniz, daha az yıpratıcı alternatif sporlara yönelmek...

İdil HAZAN KOHEN Spor
25 Haziran 2014 Çarşamba

Yaşlısı genci, kadını erkeği spora biraz eğilimi biraz ilgisi olan herkesin yaşamının bir döneminden geçmiş bir spor dalıdır tenis. Bir yandan insanın rekabet ve mücadele duygusunu tatmin ederken bir yandan da fiziksel olarak insanı güçlendiren bu spor, yeterli sabrı gösterebilen herkesin yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline gelir. Ancak şu da vardır ki uzun seneler tenis oynayıp da bu spordan bir yerlerini sakatlamamış, vücuduna kalıcı hasar vermemiş bir kişi bulmanız pek mümkün değildir. Zira tenis eğlenceli olduğu kadar yüksek kondisyon gerektiren ve vücuda aşırı yüklenen bir spordur. Ancak konu sakatlık bile olsa senelerin büyüttüğü, oyun ve oyuncunun arasındaki bu bağı birden bire silip atmak pek de öyle mümkün değildir. Peki, ne yapmak gerekir?

35 yıllık yoğun bir tenis hayatından sonra golfe merak saran Beni Hazan’ı bu konuda bize biraz bilgi vermesi için yakaladım. Yakaladım diyorum zira kendisi babam olmasına rağmen yakalaması pek kolay bir insan değildir. 

 35 yıl tenis oynadıktan sonra seni golfe iten ne oldu?

Yıllar boyunca beton kortlarda oynamak zorunda kaldığım tenisin dizlerime yaptığı tahribat hem günlük hem de spor hayatımı olumsuz yönde etkilemeye başlayınca spordan kopmamak adına değişik gibi görünse de swing hareketleriyle tenise oldukça benzeyen golfü seçtim. Teniste iyi bir stil oturtmuşsanız, golfü de iyi oynamanız kaçınılmaz.

 Tenise göre golf nasıl bir efor gerektiriyor?

55-60 yaşın üzerinde bir insan tenisi bir saat oynayabiliyorsa, golfü 4-5 saat oynayabiliyor. Oyun sırasında tüm vücut, kollar, sırt ve en önemlisi de beyin sürekli çalışıyor. Ben golfu satranca benzetiyorum. Tüm hamleleri önceden ve sürekli tartıp düşünerek yapmak gerekiyor.

 Tenis de öyle değil mi?

Teniste hızlı olmak adına hep topu düşünerek vuramayabiliyorsun. Bazen topa yetişmek, koşmak, refleksif oynamak gerekiyor. Golf de ise her vuruştan önce havayı, sahanın durumunu, bulunduğun yeri, rüzgârı hesaba katarak topa vurmak gerekiyor.

 Golfün diğer farklı yönleri ne dair neler söyleyebilirsin?

En önemli farklılık oyunun oynandığı alan. Tenis bir dönümlük arazide koşarak oynanırken golf 650-700 dönümlük arazide gerek yürüyerek, gerek gezerek çimlerin üzerinde oynanıyor. Tenis tek bir raket ya da iki raketle oynanırken, golf farklı özelliklere sahip 14 adet sopayla oynanıyor.

 Bu sopalar neye göre farklılık gösteriyor?

Hepsinin vuruş özelliği topları belli bir mesafe ve yüksekliğe göndermeleri ile alakalı. Golf de amaç en az vuruşla topu deliğe sokmak. Buna istinaden uzak mesafeler, yakın mesafeler, engebeli araziler, sulu araziler her biri için ayrı sopa kullanmak gerekiyor. Iron (ara sopa), wood (uzak mesafe), wedge (yakın mesafe) gibi çeşitli özelliklerdeki sopalar kullanılıyor.

 Bu oyunun tarihçesine bakacak olursak hep bu şekilde miydi?

Bu oyun ilk 1744 yılında İskoçya’da House of Golf Andrews’da başladı ve ilginçtir ki o zamandan bu zamana kurallar hiçbir şekilde değişmedi. Ancak vuruş yapılan sopalar teknolojinin de gelişmesiyle çeşitli değişiklikler gösterdi.

 Peki ya Türkiye’de golf ilk ne zaman başladı?

Türkiye’de ilk golf kulübü 1895 yılında İstanbul Golf Kulübü olarak kuruldu. Şu an en çok golf kulübü Antalya Belek bölgesinde bulunmakta. Onu İstanbul, Bodrum, İzmir ve Ankara izlemektedir.

 Golf oynamayı öğrenmek için ne kadar zaman gerekmektedir?

Bu kişinin spora ayırmak istediği zamanla birebir doğru orantılı. Bu işi öğrenmek için başlangıç seviyesinden başlayan bir kişi haftada iki gün, deneyimli ve bilgili bir hocadan ders alıp kuralları öğrendiği takdirde üç hafta içerisinde sahaya çıkıp oynamaya başlayabilir.

Tenis de aynı şekilde. Kişinin spora yatkınlığı ve yeteneği dışında iyi bir hocadan alınan 7-8 ders sonunda, kişi rakipleriyle oynayabilecek aşamaya gelir.

Ancak iki sporun birbirinden ayrıştığı ilginç bir nokta vardır. Teniste profesyonel ve amatör bir oyuncunun beraber oynaması pek mümkün değildir. Zira amatör oyuncunun hiçbir şansı yoktur diyebiliriz. Ancak golf için bunu söylemek mümkün değil. Birkaç sene düzenli olarak golf antrenmanı yapmış bir kişi profesyonel bir oyuncuyla aynı sahaya çıkıp mücadele edebilir. Kazanamayabilir ama ezilmez.

 Teniste profesyonel oyuncu yetiştirmek için oyuncular çok genç yaştan eğitilmeye başlanıyor. Golfte de bu böyle mi yoksa yaşın önemi yok mu?

Golfte de teniste de bu aynı şekilde işliyor. Profesyonel olabilmek için genç yaşta bilinçli ve tecrübeli antrenörler eşliğinde her gün en az 3-4 saat çalışmak gerekiyor. Süreklilik her iki sporda da başarının anahtarı. Yavaş yavaş kendi stiliniz ve vuruşunuz oturmaya başlayacaktır.

 Peki golf sporuna genel tepki nasıl?

Bu spora olan ilgi son zamanlarda ciddi bir yükselişte. Golf ekipmanları etrafında oldukça büyük bir endüstri oluştu. Sponsorlar kendi ürünlerinin tanıtımı için çok ciddi paralar ödüyorlar. Türkiye’de Antalya, İstanbul, Ankara’da kurulan golf kulüpleri giderek çoğalıyor. İzmir’de yeni bir golf kulübü kuruldu, saha için araştırma yapılıyor.

Tenis kulüpleri hali hazırda sayıca çok daha fazla ancak ileriki yaşlara pek hitap edememesinden dolayı golf kulüplerine olan rağbet giderek artmaktadır. Popülarite arttığı takdirde bu sporun daha genç insanları çekmesi de mümkün olacaktır.

Hazır bu sporla ilgili bilgi vermişken, ilgisini çekenlere benimde küçük bir önerim olacak. ‘The Greatest Game Ever Played’ adlı filmi seyretmenizi şiddetle öneririm.  Hikâyenin gerçek bir karaktere dayanıyor oluşu bu spora olan hevesinizi kesinlikle arttıracaktır. Hiçbiri olmazsa keyifli bir film seyretmiş olursunuz...