Roubini’den Erdoğan yorumu

Kriz kâhini Nouriel Roubini gelişen piyasaların gelişmekte olan ülke ekonomilerini bir anlamda politik risklerin gelişmiş ekonomilere göre daha yüksek olduğu, kredibilitelerin daha düşük olduğu piyasalar olarak tanımlıyor.

Ekonomi
5 Mart 2014 Çarşamba

Nouriel Roubini, finansal krizden sonra, gelişmekte olan ülke piyasalarının güçlü bir şekilde büyümesi ile bu tanımın eskidiğini belirtirken şimdi ise yükselen piyasalardaki son çalkantı ile birlikte bu tanımlamanın konjonktürle her zaman olduğundan çok daha uyumlu hale geldiğini ifade ediyor.

Roubini Project-Syndicate için kaleme almış olduğu makalesinde şu noktaların altını çiziyor:

“Endonezya, Türkiye, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika’yı ele alalım... Bu ülkeler sadece ekonomik ve politik zayıflıkları nedeni ile birbirleri ile benzerlik göstermiyorlar, aynı zamanda bu ülkelerin hepsinde bu yıl seçim gerçekleşecek. Diğer birçok gelişmekte olan ülke ekonomisi de (Ukrayna, Arjantin, Rusya, Tayland, Nijerya, Macaristan) önemli ölçüde politik riskler, sosyal belirsizlikler veya sivil kargaşa ile karşı karşıya kalmış durumda bulunuyor.

Gelişmekte olan ülke piyasalarındaki pozitif hikâyeye göre, sanayileşmenin, fabrikalaşmanın, kişi başına gelir artışının, orta sınıf tüketici sayısındaki artışın uzun dönemli ekonomik ve sosyopolitik istikrarı getireceği düşünülüyor. Fakat son olarak, birçok gelişmekte olan ülke ekonomisi (Brezilya, Şili, Türkiye, Hindistan, Venezüella, Arjantin, Rusya, Ukrayna ve Tayland) orta sınıfın barikat olduğu  politik  bir yıkım içine girdi.  Aynı şekilde Arap baharına da orta sınıf öncülük etti.

Birçok ülkede, işçi sınıfı ve çiftçiler kişi başına gelirin artmasından yararlanırken ve sosyal güvenlik ağları genişlerken, orta sınıf artan enflasyon, zayıf hizmet, yolsuzluk gibi kalemlerle mücadele ediyor. Orta sınıf sesini sosyal ağlar ve örgütlenme güçleri ile eskiye nazaran artık daha çok duyurabiliyor. Öte yandan bazı yolsuzlukların sonucu daha iyi yönetimi de beraberinde getirebilir.”

ERDOĞAN MERKEZE KAYACAK

 

Bu ülkelerden Brezilya, Güney Afrika, Brezilya ve Türkiye’yi birlikte değerlendiren Roubini bu ülkelerde hükümet değişikliğinin olası olmadığını ancak bu ülkelerdeki iktidarların mevcut politik çizgisini değiştirebileceğini yazdı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile de ilgili yorumda bulunan Roubini “Recep Tayyip Erdoğan başkanlık sistemi rüyasını gerçekleştiremeyecek ve büyük protesto hareketleri de dahil olmak üzere muhaliflerini takip ederek laik merkeze doğru kayacak,” diye yazdı.

RİSKLER HAFİFE ALINMAMALI

Türkiye dahil olmak üzere siyasi risk taşıyan bu ülkelerin uzun vadeli ekonomik potansiyellerinin hâlâ büyük olduğunu vurgulayan Roubini, “Yine de riskler hafife alınmamalı. Gelişen ülkeler bugün daha kırılgan ve dalgalı. Uygulanacak politikalar eşitsizliği azaltmada yardımcı olmalı,” dedi.