Batya Natan

Akarsu

Hayatı zaman zaman bir akarsuya benzetiyorum, insanları da bu akarsularda gezinen denizcilere… Akarsu dediysem öyle sessiz sakin akanlara değil; bazen deli gibi çağıldayan önüne geleni ardına katan, bazen de sessiz sakin bir kuğu gibi süzülen cinsten olanları…

İnsanlar ya da denizciler, onlar ikiye ayrılıyorlar… Kimi denizciler hiç enerji harcamadan sadece dümenin verdiği güçle sandallarını azgın dalgalardan kurtarıp sessiz sakin limanlara ulaşmaya çalışırlar; kimi denizcilerse ya motorun gücü ile ya da küreklerin çelimsiz gücü ile istedikleri limanlara ulaşmaya çalışırlar…

Fakat gel gör ki her iki yolculuk, her iki kaptan da nihai sonla tanışır.  Uçsuz bucaksız mavi denizlere… Sadece dümenin gücünü kullanmak tam anlamıyla bir doğu felsefesidir. Doğunun spor dünyasına kazandırdığı bütün spor dalları sadeliği simgeler. Temelinde güç kullanmadan kuvvet elde etmeyi kurgular. Karşıdan gelen gücü 360 derece çevirerek geldiği yöne gerisin geriye yollar. Sandalını motorun veya küreğin gücüyle istediği limana ulaştırmak batıya özgü bir düşünce tarzıdır. Teslimiyetten uzak, güce dayalı, idealist ve mücadeleci… Zaman zaman dalgaların gücüne karşı koysa da, çoğunlukla sert dalgalara karşı koyamaz; ya devrilir ya da onarılmaz yaralar alır.

Batı ile Doğu arasındaki düşünce farkı judogi’ lerine bağladıkları kuşaklarda kendini belli eder. Doğulu spora başladığı günden itibaren aynı kuşağı kullanır. Beyaz olarak başladığı yolculukta zaman içinde kuşağın rengi tecrübeye bağlı olarak zaman içinde açık griden koyu griye sonunda da siyaha-karaya ulaşır. Zaman içinde edindiği kara kuşak tamamen tecrübesiyle orantılıdır. Batı dünyası ise sporculara belirli aralıklarla beyaz, sarı, turuncu, mavi, yeşil, kahve ve siyah kuşak takarak tecrübesini beyan eder.

Doğu hayatı sadeleştirmeye çalışırken, batı hayatı kendisinin kurguladığı hayaliyle yolculuğa devam eder.

Hayat; gelecek için planlar yaparken başınızdan geçen olaylardır demez mi bir bilge…

Ne kadar çabalarsanız çabalayın akarsu veya hayat bildiği yönde akmaya devam eder. Önemli olan yolculuğun tadına varmaktır.

Bir İsrail özdeyişi der ki Tan-rı’yı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset. Sizler bu satırları okurken etrafınızda kim bilir nasıl dalgalanmalar olacak? Belki Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde arzu ettiği başarıyı sağlayamayacak…

Fakat biliyorum ki bizim evde bayram havası olacak. Kızım Niv 9. yaş gününü kutlarken, eşim 14. evlilik yıldönümü için bana sürpriz hazırlığı içinde olacak!

Sizler bu satırları okurken bir ay önce aramızdan ayrılan ALP ALKAŞ’ ı bir kez daha anıyor olacağız. Ne yazık ki onun yolculuğu düşünülenin aksine çok ama çok çabuk bitti.

ALP, bu sayfa seni unutmaz…

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın
973