Batya Natan

Tanrı ile yakınlaşma ve af dileme fırsatı: ELUL

Yahudi takviminin son ayı olan Elul, herkesin yargılanacağı “Ulu Günler-Roş Aşana ve Yom Kipur” için bir hazırlanma dönemidir

Tanrı ile yakınlaşma ve af dileme fırsatı: ELUL

Roş Hodeş Elul’den (bu sene 18 Ağustos) Yom Kipur’a (bu sene 26 Eylül) kadar süren kırk gün, Moşe peygamberin, Sina Dağına üçüncü ve son kez çıkıp kaldığı kırk güne tekabül eder. Moşe’nin dağda kaldığı bu kırk gün boyunca Yahudiler dua ederek,  içlerine dönüp kendileriyle hesaplaşarak, teşuva yapıp Tanrı’ya dönerek kendilerini manevi anlamda kuvvetlendirir. Bu şekilde Moşe’nin ilk kez dağa çıktığı zaman yaptıkları gibi bir günah işleme ihtimalini ortadan kaldırırlar. Bu kırk günün sonunda Moşe, ikinci On Emir tabletleri ile Sina Dağından indiğinde, (Yom Kipur’da), İsrailoğulları, Tanrı’nın onları altın buzağı günahından dolayı affettiğini anlar.

 Her Yahudi, aynen atalarının yaptığı gibi, bu kırk Gün boyunca kendisiyle hesaplaşır, sene içindeki manevi gelişimini gözden geçirir, tövbe edip affetmesi için Tanrı’ya yakarır ve O’na yakınlaşmanın yollarını arar.

Kişinin bu dönemdeki en güçlü yardımcıları Teşuva(pişmanlık-tövbe-Tanrı’ya dönüş)  Tefila(dua) ve Tsedaka’dır.(bağış)

“ELUL”-  FARKLI ANLAMLARI

Tora’da ‘Birinci ay’ olarak sözü geçen “Nisan” ayından saymaya başlandığında Elul, senenin altıncı ayıdır. Dünyanın ve insanoğlu’nun yaradılışının yıldönümü olan Roş Aşana ile başlayan Tişri ayından itibaren sayıldığı zaman ise, Elul ayı senenin on ikinci ve son ayıdır.

*Yahudi takvimindeki bütün ayların bir manası olduğu gibi, Elul isminin bir anlamı, ‘Geri Dönmek’tir. Bu ‘Geri Dönüş’ hem 70 yıllık Babil sürgünü sonunda İsrail topraklarına dönen Yahudileri, hem de pişmanlık duyup Tanrı Yolu’na dönen İsrailoğullarını simgeler.

*Başka bir görüşte,“Elul”un İbranice yazılışında kullanılan Alef, Lamed,Vav, Lamed harfleri, Şir Aşirim-Ezgiler Ezgisi’ndeki bir bölümün kısaltması olarak  yorumlanmıştır. “Ani LeDodi,VeDodi Li”-Ben Sevgilime aidim, Sevgilim de bana”(Şir Aşirim:6:3).Burada Sevgilim, ‘Tanrı’yı, ‘Ben’ de Yahudi Halkını temsil eder ve İsrailoğulları ile Tanrı arasındaki özel bağa gönderme yapılır.Duanın bir ezgi olması, ve her zaman ‘dua’ ile Tanrı’ya bağlanabilecekleri vurgulanır.

*Şu bölümdeki dört kelimenin İbranicelerinin harfleri de Elul kelimesini oluşturur. “…Tanrın Aşem, kalbini ve soyunun kalbini engellerden arındıracak” (Devarim 30:6) .İbraniceden tam çevrildiğinde ise, ‘kesip atacak’, ya da ‘sünnet edecek’anlamını taşır.

 Kalbin ‘sünnet edilmesi’, tövbe’yi ifade eder. Çünkü kalbimizin üstünü örten ve bizi uyuşuk, umursamaz, Tanrı’ya hizmet etmekte isteksiz kılan güç, yetzer hara-kötü dürtüdür. Biz de, tövbe edip, yetzer hara’yla savaşmaya ve Tanrı’ya gereken şekilde hizmete hazır olduğumuzu belirtip, Tanrı’dan bizim için bu örtüyü kesip atmasını, bu ‘sünnet’i gerçekleştirmesini ve bize güç vermesini dileriz.

* Ester’in Kitabı-Megillat Esther  9:22’de “...birbirlerine yemek sunmalarını…ve yoksullara armağanlar vermelerini buyurdu” bölümünün İbranicesinde  dört kelimenin ilk harfleri de Elul sözcüğünü oluşturur.Burada yargılanmaya hazırlandığımız yılın bu kritik döneminde liyakatlerimizi arttırmak için yoksullara ‘bağış verme’nin önemi vurgulanır.

ELUL AYI’NDA NELER YAPILIR

1) Tanrı-Kral aramızda

Hasidik(Tanrı’ya ve insanlara karşılıksız iyiliği prensip edinen kişi) Üstat Rabbi Schneur Zalman, Elul ayından, ‘Kral’ın aramızda’ olduğu bir zaman olarak bahseder. Kral(Tanrı), bu ay boyunca sarayında ve protokollerde değil, isteyen herkesin ulaşabileceği kadar yakında, halkının arasındadır. Tanrı, bu dönemde herkesi hoşgörülü bir ifadeyle ve ‘güler yüzle’ karşılar, ona dönen her kulunun tek tek duygularını, düşüncelerini, kaygılarını ve isteklerini bilmek ister. Bu Tanrı’ya ulaşmak isteyenler için benzersiz bir fırsattır.

”Bulma fırsatı varken RAB’bi arayın, Yakındayken O’na yakarın”(Yeşayau 55:6)

2) Teşuva- Tefila-Tsedaka

Elul ayı, gelecek sene için yazgıların kararlaştırıldığı Roş Aşana ve Kipur gibi mübarek günlere bir hazırlık dönemi olarak kabul edilir. Elul ayı boyunca, sürekli içe dönüş ve Tanrı ile bağlantıyı güçlendirme üzerine yoğunlaşılır.

Teşuva (Pişmanlık, tövbe, dönüş)  Tefila(Dua) ve Tsedaka(Bağış) ,Tanrı’ya dönüş sürecinin ‘olmazsa olmaz’larıdır.

3) Özür dilemek-Affetmek

Elul ayı, başkaları ile aramızda geçmiş kırgınlıklar, yapmış olduğumuz hatalar, sebep olduğumuz üzüntüler için, o kişilerden özür dilemeye başlamak ve bizden de özür dileyenleri affetmemiz için çok uygun bir zamandır. Yahudi geleneklerine göre, Tanrı, başkalarına karşı işlediğimiz günahlarımızı, ancak o kişi bizi bağışladıktan sonra affetmektedir.

4) Mezuza ve Tefillinlerin kontrolü

Ev ve işyerlerindeki Mezuza ve Tefillinler, konu hakkında yetkili biri tarafından kontrol edilerek, iyi durumda oldukları, yazılarının silinmediği ve halen geçerli oldukları teyit edilir. (Matteh Ephraim 581:10)

5) Selamlaşırken ve mektuplarda iyi dilekler

Bu aydan başlayarak, arkadaşlarla selamlaşırken ve mektup veya e-postalarda yeni yıl için güzel dileklerde bulunulur:“Ketivah Vachatimah Tovah”-“İyi ve hayırlı şeyler kitabına yazılasın ve mühürlenesin.”

6) Şofar

Aşkenaz geleneklerine göre bazı cemaatlerde her sabah duası sonrasında, şofar çalınır. (Şabat Günleri ve Roş Aşana’dan önceki gün şofar çalınmaz. Roş Aşana’dan önceki gün şofar çalınmamasının nedeni, hahamlar tarafından konulan “Elul ayında şofar çalınması” kuralı ile direkt Tora’da yazılı olan “Roş Aşana’da şofar çalınması” emri (Vayikra 23:24 ve Bamidbar 29:1) arasındaki farklılığı net olarak ayrıştırmaktır)

Rambam, şofar çalma geleneğini; uyuyanları derin uykularından uyandıracak, umursamazlıklarından sıyrılarak pişmanlığa yönelmelerini sağlayacak bir çağrı olarak açıklar.

Başka bir yoruma göre de, Moşe Peygamber üçüncü kez Sina Dağına çıktığında, ilk çıktığı zamanki altın buzağı trajedisinin tekrar yaşanmaması için, İsrailoğulları kampta şofar çalmışlardı. Bunun anısına bazı cemaatlerde bu kırk gün boyunca (Şabat ve Roş Aşana’dan önceki gün dışında) şofar çalma âdeti vardır. Bu da, İsrailoğullarının çölde altın buzağı günahını işlemelerini, pişmanlık duyup Tanrı’ya yakarmalarını, teşuva yaparak Tanrı tarafından affedilmelerini ve Tanrı ile daha evvelki bağlantı ve kutsallık seviyelerine tekrar kavuşmalarını hatırlatır.

7) Selihot

Kişinin iç hesaplaşması yapıp pişmanlığını dile getirmesine yardımcı olan Selihot duaları, Elul ayında başlar. Sabaha karşı yapılan Selihot ‘lar  Kipur sonuna kadar devam eder.

Selihotların başlama günü hakkında Sefaradlar arasında da farklılıklar göze çarpar. Istanbul’daki Sefarad adetlerine göre Selihot duaları, Roş Hodeş Elul’den itibaren başlar. Aşkenaz’lar ise Roş Aşana’dan en az dört gün öncesinden başlarlar. Selihotların başlama tarihleri farklılıklar gösterse de, ilk Selihot günü, geleneksel olarak, hep Şabat’ın bitiminde, Pazar sabahı gün ağarmadan yapılır. (Bunun sebebi, bir görüşe göre her yıl Selihot’ların farklı bir günde başlamasıyla oluşabilecek karışıklığı engellemektir, Şulhan Aruh Orah Hayim 581:2.  Başka bir görüşe göre de, Şabat bitiminde kişi, Şabat gününü maddi dünyadan uzak, maneviyatını yükseltip Tanrı’ya yakınlaşarak geçirmiş olduğundan, bu ruh hali ile Selihot duasına katılması çok anlamlıdır.)

8) Dualara 27. Mezmurun eklenmesi

Roş Hodeş Elul’ün ilk gününden itibaren, sabah ve öğleden sonra dualarına Teillim kitabından Davut Peygamber’in 27.Mezmur’u eklenir. “Tanrı benim Işığım, Kurtuluşumdur, Kimseden korkmam” diye başlayan bu mezmurun okunmasına Oşana Raba’ya kadar (hakkımızda verilen kararların mühürlendiği o gün de dahil olmak üzere) devam edilir. Bu geleneğin çıkış yeri de bir midraşa göre Tanrı Işığım-Roş Aşana’yı, Kurtuluşumdur-Yom Kipur’u, Kimseden korkmam-Oşana Raba’yı simgeler.

9) Teillim bölümlerinin eklenmesi

Rabbi Baal Shem Tov, Elul ayının 1’inden başlayıp, Yom Kipur’a kadar

 Her gün Teillim kitabından ek üç bölümün okunması geleneğini getirmiştir. Yom Kipur’da da kalan 36 bölüm okunarak, bütün Teillim kitabı, böylece tamamlanacaktır.

R’Ephraim Zalman Margulies de, başka bir gelenekten bahseder. Buna göre, hafta arası her gün en az on mezmur okunur, bu şekilde Roş Aşana’ya kadar, 150 mezmurdan oluşan Teillim kitabı, iki kere tamamen okunmuş olur. Bu çifte okunan Teillim kitabında okunan mezmur sayısı, bu şekilde üç yüz olur. Affetmek –kaper fiilinin sayısal değeri de üç yüzdür.

10) Ziyaret

Bu önemli içe dönüş evresinde, kişi kendini sorgularken, hayat ve ölüm hakkında düşünürken, hayatın geçici olduğu gerçeğiyle tekrar tekrar yüzleşir. Birçok kişi bu dönemde vefat eden yakınlarını ziyarete gider. Sefaradlar geleneksel olarak bu ziyaretleri Roş Aşana-Kipur arası yaparlar.

 

GÜNAH VE TEŞUVA

‘Günah’, veya İbranice ‘Het’, Tanrı ile olan bağlantımızda başarısızlığa uğramaktır. Amacımız, devamlı olarak Tanrı’ya yakınlaşmak iken, ‘Het’,bizi Tanrı’dan uzaklaştırır. Pişmanlık olarak tercüme edilen Teşuva ise, aslında ‘Geri dönüş,Tanrı’nın bizden istediği şekilde davranmaya dönüş’ anlamına gelir. Yaptığımız hatalı davranışlarla Tanrı’dan uzaklaştığımız için derin bir pişmanlık duyarız, ama işlediğimiz günahlar yüzünden umutsuzluğa düşüp, bir daha doğru yolu bulamayacağımız konusunda endişelenmememiz gerekir. Aklımızdan çıkarmamalıyız ki, “Yeryüzünde o kadar doğru olup da hep iyilik yapan, hiç günah işlemeyen insan yoktur”(Kral Şlomo-Mişle 7:20)

 

Nasıl Teşuva yaparız

Teşuva, Tanrı’nın sevgili kullarına bağışladığı çok cömert bir hediyedir. Teşuva ile yapmış olduğumuz hatalara geri dönüp onları silme imkânına sahip oluruz.

Teşuva, dört adımlı bir süreçten oluşur:

1.Günaha, olumsuz davranışa son vermek

2.Geçmişteki olumsuz davranışları için dürüstçe utanıp samimiyetle pişmanlık duymak

3.Tanrı’ya, sözlü olarak hatalarını itiraf etmek

4.Gelecekte bu olumsuz davranışlarını tekrar etmemeye dürüstçe niyet etmek

Dikkat!

1) Bu adımlar sadece insanın Tanrı’ya karşı işlediği günahlar için geçerlidir. Kişinin, başka bir kişiye karşı işlediği suçlar için, o kişiden af dilenmelidir.

2) Teşuva’nın dört adımlık aşaması, sadece olay gerçekleştikten sonra geçerlidir. Yani hatalı bir davranışta bulunmadan önce: “Ben bu günahı işleyeyim, sonra nasılsa Teşuva yaparım, Tanrı beni affeder,” şeklinde bir mantık söz konusu değildir.

3) Teşuva, sadece Elul ayında veya Roş Aşana ile Kipur arasındaki Aseret Yeme Teşuva (On Teşuva Günü)nde yapılan dönemsel bir uygulama değil, devamlı yapmamız gereken bir süreçtir. Kişi, Teşuva uygulamasında kaç kere tökezlerse tökezlesin, kendini toparlamalı ve doğru yolda kalmaya gayret etmelidir.

 

 

Önemli Not: Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş olan bilgiler, okuyucuya bu konular hakkında fikir vermek amacıyla, El Gid Para El Pratikante; Every Person’s Guide to the High Holy Days;Rosh Hashanah-Its Significance,Laws and Prayers; Daily Dose of Torah  kitaplarından ve www.chabad.org; www.jewfaq.org; sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır. Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için Bayramlar ve Özel Günler hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi hahamlarına başvurması gerekir.

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın
1476