YAKIN ŞARK´TA HUDUT MESELELERİ: Aşırı Siyasîleştirmeler, Münasip Unutkanlıklar...

Köşe Yazısı
2 Kasım 2011 Çarşamba

Jose V.ÇİPRUT


3. “ÇOK” YAKIN ŞARK (devam):   İSRAİL, “ŞERİT”, “ŞERİA” ve ÜRDÜN 

İSRAİL (1) (devam ve son) 

Unutulmamalıdır ki, 1948’de Birleşik Milletler’in onayıyla kendi özgür Yahudi Devleti’ni kurup Arapların derhal, o an, elele giriştikleri birleşik saldırıdan kendini nasılsa kurtarıp tarihî başşehri Kudüs’te bayrağını dalgalandırmaya devam eden İsrail’de, o yıldan beri Kudüs’te görevli kalmış 350 kadar barış sağlayıcı Birleşmiş Milletler personeli mevcuttur. Bunlar, BM Ateşkes Gözetim Kurulu (UNTSO) adı ve selâhiyeti altında mütarekeyi ve ateşkesleri izlemekte, münferit olayların alevlenmesine engel olmağa çalışmakta ve oralarda bulunan diğer Birleşmiş Milletler personeline destek vermektedirler. İstatistiklere göre, 2007 yılında, İsrail’in kuzey hudutlarının hemen altında evlerinden edilmiş 150.000-420.000 yurtiçi göçmeninin varlığı kaydedilmiştir.İsrail’in hudutlarıyla ilgili endişeleri, Lübnan’dan -- ve gittikçe Ürdün’den -- akıtıladuran ekstazi, kokain, eroin gibi uyuşturucuların ürettiği paraların aklanmasına yöneltilmiş bir canî faaliyet yaratabilmeleriyle de ilgilidir.

“GAZZE ŞERİDİ” (ve “BATI ŞERİA”) İsrail’e karşı birlikte giriştikleri silâhlı tecavüzde mağlup olmak nedeniyle Mısır’ın (ve Ürdün’ün) o harpte İsrail’e kaybetmiş oldukları toprakların sanki evvelce kendi isimleri yokmuş gibi bu uygun adlarla sil baştan yeniden doğuruldukları yerlerdir. Gazze Şeridi’nin İsrail tarafından işgali çoktan sona ermiştir. Bu yerlerin bugünkü durumu İsrail-“Filistin” Geçici Anlaşmasınca zaten çoktan tasvir edilmiş -- kesinleşmiş istikbaliyse tarafların ikili istişarelerinden doğacak alışveriş neticesinden nihaî kat’iyetle belirecek -- aşırıca yoğun bir yerleşim sahasından ibarettir. Gazze, İsrail’in çekiliş yılı olan 2005’ten beri tecavüzlerine devam edip bugüne kadar hiçbir güven verici tutum göstermemiş; emelinde, tüzüğünde, görüşünde ve fiiliyatında İsrail’in yok edilmesinden vazgeçememiş Hamas şebekesi tarafından yönetilmektedir.Filistin Özerk Yönetimi’nin idaresi altında olan “Batı Şeria”daysa UNWRA, 2007 yılında, 722.000 Filistinli Arap mültecinin varlığını kaydetmiştir. Mısır’da rejim değişimi Gazze’nin İsrail ile olan sınırlarının canî sızgınlığına yepyeni saldırı imkânları ve dolaylı cürüm boyutları sağlamıştır.

ÜRDÜN2

Haşemî Kırallığı’nın sınırları içindeki topraklar birçok medeniyetin izlerini taşır. Bu arazi Milattan önce Kanaan’lılar, Edomit’ler, Moabit’lerden başlayarak Akad, Asur, Firavunlar Mısır’ı, Babil ve Pers İmparatorlukları ve hayli bir zaman için Büyük İsrail Kırallığı’nın, Musevî Cudea Kırallığı’nın, İsrail Haşmonay Musevî Kırallığı’nın ve Herod Hanedanlığı’nın yargı dairelerine tabî olmuştur.  Milattan sonra, sırasıyla, Büyük İskender’in;  Roma İmparatorluğu’nun; Bizans’ın ve Osmanlı’ların hükmü altında kalmıştır. Lâkin (Haçlı Seferleri çerçevesinde kurulan Kudüs Hıristiyan Krallığı ve – Doğu Ürdün’ün özgür bir devlet şeklinde kurulmasına kadar – 20. Asrın ilk yarısında İngiliz hükümranlığı altında geçen süreler ‘istisna’ sayılsa) 7. asırdan itibaren genellikle Müslüman ve Arap kültürlerinin etkisinde kalmıştır. 1946 yılında, İngiliz yönetimi altında kalmış toprakların bir kısmı üzerinde İngilizlerce kuruluşu sağlanan özgür Doğu Ürdün Krallığı meşr’u ilk hudutlarını (İsrail’in, 1948 yılında, Birleşik Milletler onayı ile kurulmuş özgür bir devlet olarak doğuşunu kabullenmeyen Arap devletlerinin birleşik saldırısı vesilesiyle, Cudea-Samarya İbranî topraklarını işgal edip tek yanlı şekilde ilhak ettikten sonra) 1948 Aralık ayında “genişletmiş” ve kendisini dünyaya artık Ürdün Haşemit Krallığı olarak tanıtmaya başlamıştır. 1967’de, İsrail’e karşı tertiplenen birleşik Arap taaruuzuna katılmaması kendisine tavsiye edilmiş olmasına rağmen, o fırsattan bilistifade, İsrail’e hücum edip Batı Ürdün toprağını elden kaçıran Doğu Ürdün 1948’de kendine verdiği Ürdün Haşemit Kırallığı adını 1967 mağlubiyetinden sonra bile hernedense geçerli addederek, zamanında “Batı Ürdün” adını vermiş olduğu Cudea-Samarya topraklarının kendisine ait olmadığını “hatırlamış”, bu sefer “zaten ‘Filistinlilere’ ait olduklarını” iddia etmekte çıkar görmüş ve kendi millî menfaatlerine en uygun şekilde, bu sahanın münhasıran “Batı Şeria” adıyla tanınmasına, bundan böyle oralarda Ürdün pasaportları feshedilmiş olanlarca kurulacak ikinci bir Filistin Arap devletine aitmiş addedilmesine teşvik vermiş ve vasıta olmuştur.

 

(1) Bak: World fact Book (2011);Israel/Palestine, A. Dowty (Polity, 2008); Traditions and transitions in Israel studies, L. Z. Eisenberg (SUNY, 2003); The Jewish state: a century later, A. Dowty (UCAL, 2001); Fabricating Israeli History: The “New Historians”, E. Karsh(Intl. Specialized Bk. Svcs., 1997).

(2) Bak: The World fact Book (2011); Institutions and the politics of survival in Jordan: domestic responses to external challenges, 1988-2001, Russel E. Lucas (SUNY, 2005); Nationalist voices in Jordan: the street and the state, B. S. Anderson (Texas, 2005);State interests & public spheres: the international politics of Jordan’s identity, Marc lynch (Columbia, 2009).