Batya Natan

Sezonun en iyikomedisi: “Patrondan Kurtulma Sanatı”

Orta sınıfa mensup erkeklerin metropol yaşantılarındaki sorunları işleyen film “Felekten Bir Gece” komedisiyle akrabalıklar taşıyor. Patronları tarafından ezilen üç erkek arkadaşın çilesini anlatan film, günümüz modern toplumunun kanayan bir yarasına parmak basıyor. 

Sezonun en iyikomedisi: “Patrondan Kurtulma Sanatı”

Erkek muhabbetine dayanan güzel espriler, cinsel ağırlıklı belden aşağı diyaloglar eşliğindeki zeki bir senaryoyu, Seth Gordon dozunda bir kara mizah ile beyaz perdeye taşımış. Jennifer Aniston’u kariyerinin en seksi rolünde, Kevin Spacey ve Colin Farrell’i en acımasız rollerinde izliyoruz.

İki sezon önce izlediğimiz, gişe şampiyonu “Felekten Bir Gece / Hangover” komedisi “yaz sezonunun en iyi filmi” ünvanını hakkı olarak kazanmıştı.

Bu yaz izlediğimiz devam filmi düş kırıklığı yarattı, ancak “Felekten bir Gece”nin izinden giden başka bir film, “Patrondan Kurtulma Sanatı / Horrible Bosses” yılın komedisi ünvanı için adaylığını koyuyor.

Orta sınıfa mensup erkeklerin metropol yaşantılarındaki sorunları işleyen filmin çıkış fikri Michael Markowitz’e ait. Yahudi mizahını yansıtan senaryoda Markowitz’in yanı sıra Jonathan M. Goldstein ile John Francis Daley’in imzası var.

Patronları tarafından ezilen üç erkek arkadaşın işyerlerindeki problemlerinden kaynaklanan komik durumları işleyen bu film, yalnız son ayın vizyona giren en kaliteli filmi değil, yılın en iyi komedisi olabilir.

Çalışma hayatında, amirleri ve “patronları tarafından ezilen, tüm gayretleri ve çalışkanlıklarına rağmen terfi edemeyen, iş hayatının kurbanlarına bütün toplumlarda rastlıyoruz. Günümüz modern toplumunun kanayan yarasına parmak basan film, büyük şirketlerde özveriyle çalışmalarına rağmen, yükselebilmek için patronun ağzına bakan hırslı personelin kaderini ele alıyor.

Belgeselden gelen, önemli televizyon komedi dizilerine imza atan Seth Gordon, kendisine altın tabakta sunulan zengin senaryonun hakkını verirken, ilk uzun metrajlı film sınavından yüzünün akı ile çıkıyor.

Erkek muhabbetlerine dayanan güzel espriler, cinsel ağırlıklı belden aşağı diyaloglar, durum komedileri kalıpları içinde ustalıkla yazılmış senaryoyu Seth Gordon, dozunda bir kara mizah eşliğinde beyaz perdeye yansıtmış.

PATRONLARIMIZI NASIL ÖLDÜRÜRÜZ?

“Patrondan Kurtulma Sanatı”nın “Felekten Bir Gece” ile kıyaslanması için sayısız sebep var. Ortak noktalarıyla başlayalım. Her iki filmin kahramanları üç erkek. Tümü ortak sınıfa mensup, ortak özellikleri hepsinin beceriksiz olmaları. İyi kalpli ve iyi niyetli oldukları için kötü bir şey yapmaya kalktıklarında yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar.

Her iki filmin kahramanları belden aşağı espriler yapmaya, maçoluk taslamaya, kendilerine daha iyi bir hayat kurmaya, bunun için girişimlerde bulunmaya meraklı. “Patrondan Kurtulma Sanatı”, hayatlarındaki en önemli engel olarak gördükleri patronlarından kurtulmak için harekete geçilmesi gerektiğini düşünen üç kafadarın günlük iş hayatlarını anlatmakla başlıyor.

İlk sekanslarıyla çok şey vadeden, seyircisini alıp götüren, keyif veren film, ilk yarısıyla son dönemlerin en komik filmlerinden biri olduğunu müjdeliyor.

Üçlü senaryo ekibi nefis karakter tahlilleri eşliğinde personeline tacizde bulunan üç patronu ve hayatları kararan üç memuru bizlere tanıtıyor.

Sabahın altısında işbaşı yapan, sekiz yıldır terfi etmeyi bekleyen, ağzıyla kuş tutsa patronuna yaranamayan bir memur olan Nick (Jason Bateman), yakında evlenmek üzere olan, nişanlısını çok seven ama aklını sekse takmış diş hekimi patronunun sürekli cinsel tacizine maruz kalın bir çırak dişçi olan Dale (Charlie Day), yaşlı patronuyla çok iyi geçinen ancak patronunun kokainman, rezil oğlundan çok çeken bir muhasebeci olan Kurt (Jason Sudeikis).

Los Angeles’li bu üç kafadar farklı işlerde çalışsalar da, aynı dertten mustarip olmaları yüzünden, işsizliğin tavan yaptığı bir ortamda yeni iş bulamayacaklarına göre, kendileri için büyük tehlikeye dönüşen patronlarını bertaraf etmeye karar verirler.

Karısının taktığı boynuzların hıncını personelinden çıkaran, otoriter, sapık, katil ruhlu bir müdür (Kevin Spacey), çekici, seksapelli, ağzı bozuk, erkek delisi bir diş hekimi (Jennifer Aniston), babasının (Donald Sutherland) ani ölümünden sonra bir kimya şirketinin başına geçen, sözünden dışarı çıkan personeli işten kovmakla tehdit eden, eroin ve orji-seks bağımlısı Bobby (Colin Farrell) öldürülmek istenen üç patron.

Bir de yan karakterler var: Patron mağduru üç kafadarın kiralık katil olarak tutmak istedikleri, şartlı tahliyeden salınmış eski mahkum “Motherfucker” Jones (Jamie Foxx) ve dişçi çırağının saf, masum ve güzel nişanlısı.

KİRALIK KATİL YERİNE DANIŞMAN

Vaktini barda içki içerek geçiren, pazarlık yapma özürlü Jones, 30.000 dolar istediği üç kafadardan boş bir dolar koparmayı başarır. Kiralık katil olmayacaktır ama patronlarını öldürme konusunda üç kafadara danışmanlık yapacaktır.

Plan gereği birbirlerinin patronlarının açıklarını yakalamaya çalışan, deneyimsiz üç arkadaşın icraatı bir yanlışlıklar komedyasına dönüşür.

Filmin müthiş oyuncu kadrosu yönetmen Gordon’un işini kolaylaştırıyor. Bazıları karikatür düzeyinde oynasa da, rolleri kısa olsa da, ünlü oyuncular mükemmel bir uyum içinde unutulmaz performanslara imza atıyorlar.

Hastalıklı bir ruh sağlığına sahip, kendisini sürekli boynuzlayan karısının açığını yakalamayan, çalışanlarının sürekli aşağılayan, megaloman, arıza patron Dave’de Kevin Spacey mükemmel bir komedyen olduğun kanıtlıyor.

Babasının ölümünden sonra, fırsatçı ve hilebaz kişiliğini sergileyen, personeline eziyet etmekten sadist bir zevk alan, babasının takdirini kazandığı için kıskandığı muhasebecinin hayatını zehir eden kokainman genç patronda, mükemmel makyajlı Colin Farell’i tanımakta zorlanacaksınız.

Kariyerinin en seksi kompozisyonunda,  işyerindeki asistanına sürekli cinsel tacizde bulunan alımlı diş hekiminde Jennifer Aniston şaşırtıyor.

Aşk acısı yaşayan sarışın masum kadın rollerinde görmeye alışık olduğumuz aktrisi, koyu renk saçlarıyla, ağzı bozuk, aklını sekse takmış sapık bir karakterde izliyoruz.

Patronlarını öldürmeyi aklına koymuş üç karakteri, Jason Bateman, Charlie Day ve Jason Sudeikis başarıyla canlandırırken, iki usta oyuncu Jamie Foxx ve Donald Sutherland kısa rollerinin hakkını veriyorlar.

“HORRİBLE BOSSES”

Yönetmen: Seth Gordon Senaryo: Michael Markowitz, Jonathan Goldstein, John F. Daley Görüntü: David Hennigs Müzik: Christopher Lennertz Oyuncular: Jason Bateman, Charlie Day, Jason Sudeikis, Jennifer Aniston, Kevin Spacey, Colin Farrell, Jamie Fox, Donald Sutherland, Stevie Wiebe 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın
829