Tel Aviv kuralları olan bir şehir. Daha önce çöl olan bu yerleri bu hale getirmek ciddi bir çaba gerektiriyor. Televizyondaki haberlerden görüp bildiğim İsrail’in dışında bir İsrail’le karşılaştım. Konuştuğumuz herkes ciddi bir barış istiyor. şehirlerde huzur var. Yaşlılar hep sokaklarda. Bat-yam’da denize bile girdik. Bat-yam özel bir yer, orada Türkiye’den giden Yahudiler de yaşıyor.

" />
Alüminyum Hurda Geri Dönüşüm

Bu hafta ağımıza takılanlar...

Tel Aviv kuralları olan bir şehir. Daha önce çöl olan bu yerleri bu hale getirmek ciddi bir çaba gerektiriyor. Televizyondaki haberlerden görüp bildiğim İsrail’in dışında bir İsrail’le karşılaştım. Konuştuğumuz herkes ciddi bir barış istiyor. Şehirlerde huzur var. Yaşlılar hep sokaklarda. Bat-yam’da denize bile girdik. Bat-yam özel bir yer, orada Türkiye’den giden Yahudiler de yaşıyor.

Bu hafta ağımıza takılanlar...

Güncel

TÜRKİYE'NİN İSRAİL'E İLİŞKİN DEĞİŞEN TUTUMUNUN STRATEJİK Mİ, YOKSA TAKTİK Mİ OLDUĞUNU ANLAMANIN BAZI ÖLÇÜTLERİ VAR

Türkiye'nin İsrail'e ilişkin değişen tutumunun stratejik mi, yoksa taktik mi olduğunu anlamanın bazı ölçütleri var. Mesela 2 Mayıs'ta yapılan KPDS sınavında sorulan bir soru konuyu test edebileceğimiz önemli alanlardan biridir: 65. soruda "İsrail Mayıs 1948'de bağımsızlığını ilan eder etmez beş komşusu tarafından işgal edildi" deniyordu. Muhtemelen bu soruyu hazırlayanlar "yeni politikanın salt bir taktik adım" olduğunu düşünmenin engin güveni içindedirler.

Önümüzde başka bir test alanı var: İsrail, OECD'ye üye olmak istiyor. Müslüman ülkeler ise, bunun gerçekleşmesi halinde Müslüman ülkelere engel çıkaracağından kaygı duyuyorlar, Türkiye'den bunu veto etmesini talep ediyorlar. Bakalım Türkiye İsrail'in üyeliğini veto edecek mi, etmeyecek mi? Bu, İsrail politikasının hangi seviyede değiştiğinin de önemli bir göstergesi olacak.

Ali Bulaç

http://zaman.com.tr/yazar.do?yazino=981629&title=turkiyenin-israil-sinavi

İSRAİL’DE KENDİMİ ÖZGÜR HİSSETTİM, AZINLIK OLDUĞUMU UNUTTUM

Tel Aviv kuralları olan bir şehir. Daha önce çöl olan bu yerleri bu hale getirmek ciddi bir çaba gerektiriyor. Televizyondaki haberlerden görüp bildiğim İsrail’in dışında bir İsrail’le karşılaştım. Konuştuğumuz herkes ciddi bir barış istiyor. Şehirlerde huzur var. Yaşlılar hep sokaklarda. Bat-yam’da denize bile girdik. Bat-yam özel bir yer, orada Türkiye’den giden Yahudiler de yaşıyor. Yahudiler, cumartesi günleri çalışmıyor. Pazar gününün ilk iş günü olması bize biraz tuhaf gelse de zamanla alıştık. İsrail’de bulunduğumuz dört gün içinde yağmur bile yağdı.

Kudüs, farklı inançların olduğu en medeni yerlerden birisi. Böyle bir din devletinde, özgür bir şekilde dolaşmak keyifli. İsrail’in içinde sakin ve de anlamlı bir bekleyiş var sanki. Tek tanrılı dinlerin mekânı Kudüs’ü tekrar ziyaret edeceğim. Dini motiflerle birlikte özgür bir ülkeye gitmek isterseniz, kesinlikle İsrail derim. Batı’nın şımarık çocukları, bu ülkeye geldiklerinde şaşırabilirler. Buradaki çalışanlar sabah sekizde işe gidip, akşam dörtte eve dönüyorlar.

İsrail’de kendimi özgür hissettim, azınlık olduğumu unuttum.

Sayım Çınar

http://www.medyatava.net/haber.asp?id=65153

ANLAŞILAN İSRAİL İLE İLİŞKİLERİMİZDE YENİ BİR DÖNEM BAŞLADI. NE DİYELİM. HAYIRLI OLSUN!

Ne var ki başvurduğum Türk resmi kaynakları bu konuda daha muğlak konuştular. “Yakın zamanda İsrail’in OECD üyelik başvurusunun ele alınacağı bir toplantı yapılacak. Türkiye’nin pozisyonu ile alakalı yorum yapmak için henüz erken” cevabını aldım. “Yani İsrail’in üyeliğine destek vermekten vaz mı geçtiniz?” diye bastırdığımda tekrar aynı cevabı aldım. Bunun üzerine Shadjareh’i aradım, “Türkiye’nin tutumu nedir?” diye sordum. “Türk yetkilileri, İsrail’e veto talebimize sıcak bakıyor” iddiasında bulundu. İsrail’in var olma hakkını reddetmediklerini ancak yaptığı haksızlıklarla mücadele ettiklerini vurgulayan Shadjareh, ayrıca Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından 10 Mayıs günü kabul edileceklerini iddia etti. Cumhurbaşkanlığı kaynakları bu iddiayı ne yalanladı ne de doğruladı.

Geçenlerde Yeni Şafak Gazetesi’nde İsrail ile ilişkilerinin negatif seyrini anlatan bir haber daha vardı. Ankara artık İsrail savaş uçaklarının Türkiye üzerinde eğitim uçuşları yapmalarına izin vermiyormuş. Türk resmi kaynaklarına bu haberin doğru olup olmadığını sorduğumda şu cevabı aldım: “İsrail ile siyasi ilişkilerimiz devam ediyor. Eğitim uçuşları talebe göre değerlendirilip bir dönem yapılıyordu. Şu anda öyle bir talep yok İsrail tarafından.” İsrail Elçilik Sözcüsü ise yorum yapmaktan kaçındı. Ancak İsrail basınına göre İsrail, eğitim uçuşları için başka ülke arayışına girmiş vaziyette. Anlaşılan İsrail ile ilişkilerimizde yeni bir dönem başladı. Ne diyelim. Hayırlı olsun!

Amberin Zaman

http://haberturk.com/yazarlar/513419-turk-israil-iliskilerinde-yeni-donem

İRANLI YAHUDİLERİN YÜZDE 90’I GİBİ, BENİM İÇİN DE CUMARTESİ KUTSALDIR

Uyruk olarak İranlıyım ancak dinî açıdan Yahudiyim. Duamı İbranice yaparım, ancak Farsça düşünür ve konuşurum. İranlı Yahudilerin yüzde 90’ı gibi, benim için de Cumartesi kutsaldır.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad İsrail’in, saldırgan politikaları sebebiyle er ya da geç haritadan silineceğini söyledi, [haritadan silmek istediğini değil.] Soykırıma gelince, bu tarihi gerçeği kimse inkâr edemez. [Soykırımın acısını] içinde hissedenlerden biriyim. Milyonlarca Yahudi öldürüldü. Kimse aksini iddia edemez. Peki, bunun sorumluları kim? Almanlarla işbirliği yapan Avrupalılar, hatta Fransızlar. Bir Yahudi olarak, soykırımın hatıraları bende hâlâ canlılığını koruyor. İnsan haklarının, ister burada ister başka bir yerde olsun, çiğnenmesini engellemekle yükümlüyüm. Mağdur olan, mağdur edildiği bahanesiyle, istediği şeyi yapma hakkını kendinde göremez. İşte bu yüzden İsrail’in Filistin topraklarında sürdürdüğü işgale bir son vermesi gerekiyor. Bağımsızlık mücadelelerinde Filistinlilerin yanında olacağım.

Siamak Morsadek - İran Meclisi’nde Yahudi cemaati temsilcisi olarak yer alan milletvekili

http://www.ekopolitik.org/public/news.aspx?id=4733&pid=18

ÖTEDEN BERİ NİSAN VE MAYIS AYLARINDA BÖLGEDE YENİ BİR SAVAŞIN ÇIKACAĞI ENDİŞESİ TAŞIYORUM

İsrail medyası ise bu sivil girişimin, "Türkiye Cumhuriyeti'nin projesi" olduğunu iddia ederek bir ihtimal olarak; İsrail deniz kuvvetlerinin gemilere ateş edebileceği, bunun da gemilerin ülkelerine bir savaş ilanı olarak algılanabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Gemiyi engellemek için başka nasıl gözdağı verilecek... Henüz bilmiyoruz ancak İHH'nın Batı Şeria sorumlusu İzzet Şahin'in "terörist gruplarla irtibat" gerekçesiyle gözaltına alınıp Aşkelon Hapishanesi'e götürülmesi, dün mahkemeye çıkarılması beklenirken gözaltı süresinin üç gün uzatılması, İsrail'in İHH gemilerine karşı tek gözdağı olmayacağını biliyoruz.

Öteden beri Nisan ve Mayıs aylarında bölgede yeni bir savaşın çıkacağı endişesi taşıyorum. Nisan'ı kazasız belasız atlattık ama Mayıs ayı için endişemiz devam ediyor. Yeniden Gazze, yeniden Güney Lübnan ya da başka bir şey ama göstergeler sessiz bir hazırlığın sürdüğüne, her an yeni bir çatışmanın patlayabileceğine işaret ediyor. Nuh'un gemileri Gazze yolundayken böyle bir kriz patlarsa ne olur? Tam anlamıyla bir trajedi yaşanır. Patlamasa da, insani yardım taşıyan ve İsrail'i içinden çıkılmaz bir noktaya sürükleme potansiyeli taşıyan gemiler, başlı başına bir kriz olarak bütün dünyada etkisini gösterecek gibi.
İbrahim Karagül

http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?i=22148&y=IbrahimKaragul

ELİMİZDEKİ KAYITLARA GÖRE YAHUDİLER’İN KENDİLERİ BİLE “VARLIK VERGİSİ”NDEN MEMNUNDU

Gelelim vergi meselesine... Yahudiler başta olmak üzere gayrimüslim azınlıklara “Varlık Vergisi” konulması Hitler’in icraatına özenmekten değil, fukaralık yüzündendir… Parasızlığın gözü kör olsun... Müslümanlarda para yok… Masraf çok…

Bir de tevatür çıkarmışlar “Gayrimüslimlerde para çoktur... Hele ki Yahudilerde...” şeklinde. Sen cıbır gez de kolaysa bu laflara inanma... O zamanın başbakanı Şükrü Saracoğlu biraz Alamancıydı... Ailesi Alamanya’da çalıştığından değil, hissen kendini onlara yakın bulmasından... Varlık Vergisi meselesinde çok gayretli çıktı... Adam Yahudi diyelim. Elli bin liralık varlığı varsa, üzerine iki yüz bin liralık vergi saldılar. Böylece yastık altı servetlerin ekonomide dolaşması amaçlandı... Vergisini ödeyemeyeni de Aşkale’ye çalışmaya yolladılar. Yevmiye günde bir buçuk liraydı. Böylece çalışıp vergi borçlarını ödeme imkânları vardı… Vergi salmak faşistlik mi oldu şimdi? O zaman kuru naneden yüzde on sekiz KDV alanlara ne demeli? Elimizdeki kayıtlara göre Yahudiler’in kendileri bile “Varlık Vergisi”nden memnundu.

Selahattin Duman

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=08.05.2010&Newsid=304392&Categoryid=4&wid=1http://kehaber.org/2010/05/08/2088/

Netten Okumalar

Ortadoğu’da Bir Şeyler Olabilir-Ergin YILDIZOĞLU

http://www.hakimiyetimilliye.org/index.php/turkiye-siyaset/1074490.html

Ortadoğu’da Cadde İsimleri Kavgası

http://www.ekopolitik.org/public/news.aspx?id=4722&pid=46

Soykırımlar, Sömürgecilik, Irkçılık ve Batı Toplumları – Yusuf Küpeli

http://www.yeniortam.org/yusku75.html

 

http://www.yeniortam.org/yusku76.html

 

http://www.yeniortam.org/yusku77.html

 

http://www.yeniortam.org/yusku78.html

Biliyor muydunuz?

TÜRK TENEKE AMBALAJ SANAYİNİN TARİHÇESİ

19. yüzyılın başında Hayim Beraha ve Isak Eskenazi'nin İngiltere'den kok teneke ithal ettiği ve sattığı bilinmektedir.

1912 yılında Salomon Almaleh'in teneke kutu ürettiği tespit edilmiştir.

http://www.tenekemuzesi.com/tarihce.asp?id=32

Tarih

YAHUDİ DÜŞMANLIĞI; HIRISTİYANLIK VE İSLAMİYETİN YAHUDİLİKLE KÖKENSEL İLİŞKİLERİNDEKİ DİNSEL SÖYLEMLERLE ZİHİNLERE KAZINMIŞ VE MODERN İDEOLOJİLERCE DE ANTİ- SİYONİZME TERCÜME EDİLMİŞTİR.

Dönme / Selanikli / Sabetaycı kimliğinin arkaplanını tarihsel perspektife oturtmak gerekir... Hemen belirtelim ki Yahudi düşmanlığı; Hırıstiyanlık ve İslamiyetin Yahudilikle kökensel ilişkilerindeki dinsel söylemlerle zihinlere kazınmış ve modern ideolojilerce de anti- Siyonizme tercüme edilmiştir. Doğaları itibariyle ve tümüyle Yahudilerin kötülüğünü ileri sürerek onlara (orijininde Sâmi ırkından gelenlere) nefret duymayı amaçlayan antisemitik düşünce, sadece İslam coğrafyasına has kuruntu değildir. Örneğin Dreyfüs davası, antisemitizmin Fransa’da zirveye ulaştığı ideolojik bir hesaplaşmadır (1894). İslam dünyasının Yahudileri şeytanlaştırma sendromu ise Batı etkisi yanında tarih ve inanç kültürümüzün de ürünüdür. Yahudilerin kadim vatanı arz-ı mev’ûd Osmanlı coğrafyasında olduğu gibi, Kur’an ayetlerinin 41 yerinde İsrailoğulları ve Yahudi kavminin maceralarına yer verilmiştir. Bu kavim peygamberlere yaptıkları kötülükler, ilahi kitabı tahrif etmeleri, Hz. Peygamber’in nübûvvetini inkâr ve bazı nebilere ihanetler sergileyip katletmeleri nedeniyle kıyâmete kadar lânetlenmiş, zelil ve rezil kılınmıştır...

Son İttihatçı Maliye Nazırı Cavid Bey - OSMAN SELİM KOCAHANOĞLU

http://temelyayinlari.com/cavidbey.html#bas

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın