Yönetmeniyle, senaryo yazarıyla, başrolleri paylaşan iki kadın oyuncusuyla “Günışığı Temizleme” tam bir kadın filmi. Suç mahalli temizliği işine giren, işçi sınıfından gelen iki kız kardeşin öyküsü, yalın, içten, duygu yüklü bir karakomedide anlatılıyor.

" />
Batya Natan

Kadınların filmi

Yönetmeniyle, senaryo yazarıyla, başrolleri paylaşan iki kadın oyuncusuyla “Günışığı Temizleme” tam bir kadın filmi. Suç mahalli temizliği işine giren, işçi sınıfından gelen iki kız kardeşin öyküsü, yalın, içten, duygu yüklü bir karakomedide anlatılıyor.

Kadınların filmi

“Günışığı Temizleme / Sunshine Cleaning” Amerikan Bağımsız sinemasından gelme yeni bir aile filmi. Ama bu seferki aile, değişik, bozuk bir aile. Hayatta bir baltaya sap olamamış, bir baba ve iki kızından oluşan hayata yenik düşmüş, acılı bir aile.

Yeni Zelandalı kadın yönetmeniyle (Christine Jeffs), kadın senaryo yazarıyla (Megan Holly), başrolleri paylaşan iki oyuncusuyla (Amy Adams-Emily Blunt), “Günışığı Temizleme” bir kadın filmi.

Karmaşık, yoğun insancıl ve hüzünlü bir film, ama iç karartıcı değil. Ortalama bir ailenin, hayallerine giden yolu en alışılmadık yerlerde çizdiği bu mutluluk verici film, iyimser mesajıyla öne çıkıyor.

Çocuğunu babasız büyüten bir anneyle, bekar kızkardeşinin hayatı, filmin ilk yarısında, insanın içini acıtan bir tonla anlatılıyor.

Terkedilmiş, hayatın sillesini yemiş, yaşamdan umduklarını bulamamış, yalnızlık ve parasızlıkla boğuşan, işçi sınıfından gelen bu iki kızkardeşin öyküsü, yalın, içten, duygu yüklü bir karakomedide anlatılıyor.

2003’te, başrolünü Gwyneth Paltrow’un oynadığı “Sylvia”dan tanıdığımız, “Rain” ile ilk kez kamera arkasına geçmiş Christine Jeffs, bu üçüncü filminde gerçek bir olaydan yola çıkmış. Seattle banliyölerinde yaşayan iki kadının hikâyesinden esinlenerek yazılan senaryodaki tek değişiklik iki kadının kızkardeşe dönüştürülmesi olmuş.

30’lu yaşlardaki Rose (Amy Adams), babasız bir çocuk yetiştiren, lisedeki aşkının (Steve Zahn) evlenmesine karşın metresi olan, geçimini hizmetçilikle kazanan bir kadındır.

 

İNSANIN İÇİNİ ACITAN AİLE

Romantik isyankar kızkardeşi Norah (Emily Blunt) hala babaları Joe (Alan Arkin) ile oturmaktadır. Joe ise ömrü boyunca çabuk zengin olma hayalleri kurmuş ama bir yere varamamış biridir. Oğlunu daha iyi bir okulda okutabilmek için elinden geleni yapmaya hazır olan Rose, sevgilisinin bulduğu yeni bir işe girer.

Polisin cinayet, intihar vakalarının gerçekleştiği olay yerinin incelenmesinden sonra, Rose, kan izlerini silecek, ortalığı temizleyecektir. Bu belalı ve pis işin tek tesellisi iyi para getirmesidir. Rose kızkardeşini işe ortak edecektir.

Çabuk yoldan para kazanabilecekleri işte, iki kardeş, cinayet, intihar gibi durumlala fazlasıyla haşir neşir olurlar. Bu pis işin merdivenlerini tırmandıkça, zayıf, ürkek ve dengesiz Noray’ın Rose’a karşı olan saygısı artar, ikiÖ kardeş yıllardır olmadıkları kadar birbirlerine yakınlaşırlar.

En olmadık işte birlikte çalışırlarken Rose ve Norah ne olursa olsun birbirlerinin yanında olmayı başararak mutluluğun yolunu çizerler.

Başkalarının trajik yaşamlarına tanıklık ederek, hala kapanmamış bazı yaraları iyileştirmeye çalışacak, başlarına gelen büyük bir felaketi de eksantrik babalarının desteğiyle atlatacaklardır.

 

UMUDU AYAKTA TUTMANIN ÖNEMİ

Güçlü karakter tahlillerine yer veren senaryo, gerçek hayattan alınmış, inandırıcı portreler sunuyor. Duygusal bir boşluk yaşayan, Norah’a göre daha güçlü görünen Rose, evli lise aşkıyla yaşadığı ilişkinin çıkmazlığını göremiyor.

Hayatına bir yön vermekte zorlanan, ailenin doğrucusu, yalandan nefret eden Norah, sürekli başarısız olduğu için bunalım içindedir. Kızlarını çok sevmesine rağmen, yardımcı olamamanın sıkıntısı içinde, babaları bir yalan dünyası içinde yaşıyordur.

3 yıl önce izlediğimiz “Küçük Günışığım / Little Sunshine”ı akla getiren, Amerikan Bağımsız Sineması’nın bu yeni ürünü, benzeri ile “Günışığı” sözcüğünü paylaşıyor. Çünkü yapımcıları bile aynı. İlk filmde Oscar ödülü kazanan Alan Arkin, her iki filmde baba-dede rolerini üstleniyor.

Özgün ve inandırıcı senaryosuyla, idealleri ve umutları ayakta tutmanın önemini hatırlatan yapısıyla “Günışığı Temizleme” insana kendini farklı hissettiren bir film. İşler ne kadar kötü giderse gitsen insanların umudunu yitirmemesi gerektiği, filmde iyi işlenmiş.

Duyarlı, hüzünlü konuyu parlak bir sinematografi eşliğinde anlatan Christine Jeffs, oyuncu yönetmedeki ustalığıyla da dikkati çekiyor.

Geçen yıl “Şüphe / Doubt” ile Oscar adaylığı kazanan Amy Adams, oğlunu okutabilmek için hayatına çeki düzen veren Rose rolüne insancıllık ve umulmadık bir derinlik katıyor.

“Şeytan Prada Giyer”den anımsadığımız Emily Blunt, doğrucu Davut karakterini başarıyla yorumluyor. Babada eşsiz Alan Erkin, her zamanki rahatlığıyla “beceriksiz tüccar” rolüne ayrı bir ağırlık ve renk katıyor. Polis sevgilide Steve Zahn filmin parlak takım oyunculuğunu tamamlayan aktör oluyor.

 

SUNSHINE CLEANING

Yönetmen: Christine Jeffs

Müzik: Michael Penn

Oyuncular: Amy Adams, Emily Blunt, Alain Arkin, Jason Spevack, Steve Zahn, Paul Dooley

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın
1160