Batya Natan

Yaratıcı, özgün, yenilikçi bir film

“Beşir’le Vals / Vals Im Bashir”in ABD Ulusal Film Eleştirmenleri tarafından Yılın En İyi Filmi, Altın Küre Ödülleri’nde Yılın Yabancı Dilde En İyi Filmi seçilmesi, filmin vicdan aklama konusunda tatminkar bulunduğunun bir işareti mi?

Yaratıcı, özgün, yenilikçi bir film

1982’de İsrail’in Lübnan işgalini, 20 yaşında acemi bir er olarak yaşayan Ari Folman tarihin en kanlı katliamlarından birinin tanığı olmuştu. O karanlık günleri hatırlamayan Ari Folman, dönemin tanığı dokuz askerle yaptığı söyleşiler eşliğinde hafızasını toplama çalıştı.

Ari Folman belleğinin derinliklerinde çıktığı bu zihinsel yolculukta, filmini, hafıza, vicdan, suçluluk, bilinçaltı, kayıp gençlik temaları etrafında anlatıyor. Kimselere anlatmadığı, yıllardır bilinçaltında bastırdığı hatıraların ardına düşerek, beş yıla yayılan bir çalışmanın ardından “Beşir’le Vals”i yapmış.

İsrail’in ilk canlandırma sineması örneği olan film, sinema tarihinde gerçekleştirilen ilk belgesel canlandırma sineması ürünü olma özelliğini de taşıyor.

 Film, Ürdün’den Kral Hüseyin tarafından Lübnan’a sürülen Filistinlilerin yaşadığı Sabra ve Şatila kamplarındaki Hıristiyan Mitis güçlerinin yaptığı katliamın öyküsünü anlatıyor.

Çok kişiye göre, İsrail’in masumiyetinin sonu olan bu savaşta, ABD ile İsrail’in desteklediği, seçimle başa gelen, fatanjist lider Beşir Cemayel, büyük bir katliam gerçekleştirmişti. İsrail Savunma Bakanı Arial Şaron 3000 Filistinlinin, Hıristiyan falanjistler tarafından öldürülmesine sessiz kaldığı için eleştirilmişti.

Film, ismini CİA’nın mı, Arapların mı tertiplediği tartışılan bir suikast sonucu öldürülen Beşir Cemayel’den alıyor. Folman, yakın tarihin bu acılı olayını görüntüler ile değil, çizgi film tekniğiyle anlatmanın daha etkili olacağına kanaat getirdi. Hayalleri, anıları, düşünceleri çizebilme fırsatını değerlendirerek kaybolan hafıza hakkında bir film yaptı. Bir animasyon filmi olmasına rağmen savaşın acımasızlığını gösteren sert sahnelerin şiddeti, filmin seyirciye yaşattığı dehşeti azaltmıyor.

Filmin sunduğu politik gerçeklikle, yaratıcı, güçlü, özgün, yenilikçi ve mesaj yüklü bir yapıt meydana geldi. Filmi yapma sebebinin insanlararası dayanışma arayışına dayandığını söyleyen Folman, savaş aleyhtarı tutumunu cesaretle sergiledi.

Önlenebilecek bir katliamın sonrasında, binlerce masum sivilin nasıl ve neden katlediklerini yeniden yaratmaya çalışan bu müthiş animasyon filmi, insan doğasının temel kusurlarından birini gündeme getiriyor.

 

HÜMANİST VE SAVAŞ

KARŞITI

Savaşla ilgili hiçbir anısının olmadığını farkeden yönetmen, filmde yedisi kendi seslerinden konuşan, dokuz silah arkadaşının anıları aracılığıyla, vicdanını aklamaya çalışıyor. Sinemayı bir terapi aracı olarak kullanmakla bastırılmış duygularını sorgulayan Folman, seyirci kalmanın da suç sayıldığı neticesine varıyor.

Bu yüzdendir ki filmin afişinde “Biz geçmişi unutabiliriz, ama geçmiş bizi unutamaz” sloganı yer alıyor. Ari Folman, Cannes Film Festivali’ndeki basın toplantısında, iyimserliğini koruduğunu söylerken “Katliam oldu ve görmemiz lazım. Bu gerçeği göğüslememiz şart. Halkın gerçekleri görmesi için filminin finalini canlandırma sinemasıyla değil, arşivlerden yararlanarak yaptım” dedi. Nitekim filmin bu çarpıcı ve etkili kısmında, yakınlarını kaybeden insanların acı dolu isyanını işleyen bölüm izleyicinin suratına tokat gibi iniyor.

1962’de Varşova’da doğan, bir yaşında ailesiyle İsrail’e göç eden Ari Folman’ın, belgesellerin dışında sinemada önemli bir kariyeri yok. Ancak “Beşir ile Vals” görkemli teknik üstünlüğüyle şaşırtıyor.

Bu otobiyografik animasyonda görüntülerin kalitesiyle mükemmel bir görsel atmosfer yaratan Folman, filmin plastik güzelliğiyle hayranlık uyandırıyor.

Sakin, ağırbaşlı uslubuyla, yönetmen öz ve biçimde başarıyı yakalarken, polisiye film atmosferinde anlattığı öyküsünü bir gerilime dönüştürmeyi başarıyor.

Hafızasını tazelemeye uğraşan Folman, İsrail’in rolü ve sorumluluğunu vicdanen sorgularken bireysel ve ortak bellek olgusunu araştırıyor. Neticede bir gerçeği arama öyküsü, bir günah çıkarma seansına dönüşüyor.

Trajik bir olayı ahlaki ve psikolojik boyutlarıyla otopsi masasına yatıran Folman, hümanist ve savaş karşıtı mesajlarıyla puan topluyor.

İsrail yapımı tüm film gösterimlerinin yasak olduğu Lübnan’da dahi gösterilen, 18 ödüllü bu çizgi filmi izleme keyfinden kendinizi mahrum etmeyiniz.

“Beşir ile Vals / Vals im Bashir”

Yönetim ve Senryo: Ari Folman

Müzik: Max Kitchter

Kurgu: Feller Nili

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın
1203