Alüminyum Hurda Geri Dönüşüm

O sole mio...

Bir yılın bilançosunu çıkarmak o kadar da zor değil. Çark o denli hızlı dönüyor ki... Roş Aşana sanki daha erken geldi. Hava daha aydınlık, güneş hala ısıtıyor. Yazın bu son günlerini bir bayramla noktalamak keyifli. Kipur’u adalarda yaşamak ise farklı bir duygu. Bir yıl boyunca şahsıma sıkıntı verenleri bir kalemde affediyorum. Ama, bütün bir yıl boyunca günah işleyip hala bir gün oruç tuttuktan sonra günahlarının affolacağını zannedenler, fena halde yanılıyorlar...
* * *
Evlerimize gönderilen 5768 Halila’ları ciddi bir çalışmanın ürünü. Cep takvimi olarak bildiğimiz halilalarda bu sene ‘yok’ yok. Sadece aynı eve birkaç halila gönderilmesine anlam veremiyorum. Dini açıdan muhakkak bir açıklaması vardır. Ama pratikte bizim tür Ortodokslar için bana israf gibi görünüyor. Bir evde bir büyükanne / büyükbaba, ebeveynler ve iki çocuk bulunduğunu varsayarsak, aynı duayı ayrı ayrı halilara bakıp bir hanuka mumu mu yakacağız? Belki öyle olması gerekir. Öyle olsaydı, biz duaları zaten ezbere bilmiş olurduk. Yapılana saygım sonsuz. Diğer yandan “öyleymişiz” gibi davranmak özentiden öte değil. Kullanılan onca kağıtla daha iyi bir çevre dostu olmayı yeğlerdim.
* * *
Gazeteyi okuduğumda bir ses yankılandı kulaklarımda “O sole mio...” Yalnız müzik dünyası değil, o sesi bir kez duymuş olan herkes Luciano Pavarotti’nin kaybına üzüldü. Ünlü tenor tüm dünya ülkelerine, tüm halklara ulaşabilmiş, sesiyle sevgiyi iletebilmiş bir insandı. Adı, ‘unutulmayanlar’ arasında yerini alacak.
* * *
Bu sabah geçici de olsa Ada’ya veda ederken, ‘çok sadık’ bir Şalom okuruna veda etti. Kısa bir süre önce yitirdiğimiz Yomtov Naon, aksatmadığı yürüyüşleri, yorulduğunda tahta sıralara oturuşu, t- shirt’ünü çıkarıp ‘oohh’ deyişi ile karşısındakine muzip çocuksu gülümsemesiyle takılırdı. Güzel yaşadı, güzel bitirdi.
* * *
Ve güzel bir olay. Her neredeyseniz gezinti için yolunuzu Maden, Malül Gazi 18 Büyükada’ya düşürün. Dünya Barış Günü’nün kutlandığı şu günlerde Gülsün Erbil, Nilüfer Çile, kendi de sanatçı olan İvon Cerrahoğlu’nun evinin bahçe duvarına 40 m2 civarında bir mozaik pano ördüler. Kullanılan taşların çoğu, Kınalıada sahillerinde yüzlerce kişi tarafından toplanıp sanatçılara ulaştırıldı.
Duvarın mozaiklerle örülmesine başlandığı ilk günden beri halkın ilgisi ve sanatçılarla birebir sohbetleri belleklerde yaşayacak.
* * *
Sağlık ve geniş bakış açılı bir yıl dileğiyle, ŞANA TOVA...
Not: Geçen hafta köşemde yer alan “Gelin Canlar Bir Olalım” türküsü Yunus Emre’nin değil, Pir Sultan Abdal’ındır. Nart Bozkurt’a uyarısı için teşekkür ederim

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın