Batya Natan

Başarının anahtarı bilgiyi kalıcı kılan yeni öğrenme modellerinde

Yaşam süresinin gittikçe uzaması, gelecekte bireyin iş yaşamının içinde daha uzun yıllar yer alacağını gösteriyor. Peki, okul yıllarında kazanılan bilgiler, bireyin uzun yıllar iş yaşamındaki değişikliklere ve yeniliklere entegre olması için yeterli olacak mı?

Başarının anahtarı bilgiyi kalıcı kılan yeni öğrenme modellerinde

Greta Mizrahi

Araştırmalar, geleneksel öğrenme modelleri ile alınan eğitimlerin artık gelecek için yeterli olmadığını söylüyor. Teknoloji çağına yetişen çocuklarımıza günümüzde öğrenmeyi öğretmemiz şart. Öğretilen ve öğrenilen bilgilerin de kalıcı ve anlamlı bilgiler olması gerekiyor.

Bugün birçoğumuz lisede öğrendiğimiz birçok konuyu hatırlayamıyoruz. Çünkü bizler öğrenme süreçlerimizde bilgiyi aktarmaya dayanan ‘söyleme-anlatma’ yöntemiyle ve çoğunlukla ezberleyerek öğrendik. Günümüzde çoğu geleneksel eğitim kurumu da ‘eğitimde 40 gün ve 40 ay’ öğrenme modeline odaklanıyor. Tarih ezberlemek 40 gün kuralına iyi bir örnek. 40 ay, daha ziyade matematik becerileri için geçerli. Kalıcı öğrenmenin önemine inanan eğitim kurumları ise kalıcı bilginin sonucu olan ‘40 yıl’ olgusunun peşinde koşuyor.

UbD,  MOOC, STEAM gibi öğrenme modelleri son yıllarda dünyanın takip ettiği kalıcı öğrenmeyi destekleyen eğitim modelleri.UbD ‘Understanding By Design’ (Tasarımla Öğrenme Modeli) dünyada 150’den fazla üniversitenin eğitim fakültelerinde öğretmenlere ders olarak okutuluyor. Hedefi, öğrenilen kavramların, konuların kalıcılığını sağlamak, öğrenilenlerin yıllar sonra da hatırlanması.

STEAM,  ‘Science, Technology, Enginering, Arts, Mathematics’ açılımı olan bu yeni eğitim modeli dünyada hızla önem kazanıyor. Amerika ve eğitimde öncü birçok ülke STEAM için büyük yatırımlar yapıyor.

Öğrenciler yeni bir konuyu öğrenirken ilk olarak problemi belirliyorlar. Problemi çözümleme sürecinde ise matematik, fen bilimleri ve sosyal bilgiler derslerinde öğrendikleri konuları hatırlayıp teknoloji, mühendislik ve tasarım ile ilgili yeteneklerini kullanarak çözüme ulaşıyorlar. Öğrenciler derslerde aktif rol alıyor. Kalıcı öğrenmenin temelleri atılıyor.

MOOC (Massive Open Online Courses) eğitim modeli ile öğrenciler lise yıllarında online olarak MIT,  Yale ya da Harvard gibi dünyanın seçkin üniversitelerinden dersler alabiliyorlar. Kendi, istekleri ile bu dersleri alıyor olmaları kalıcı öğrenmenin ilk adımlarını oluşturuyor.

 İlgi alanlarına göre seçtikleri konularda eğitim almak, öğrenme isteğini arttırıyor. Üniversitelerin online açtığı derslere kaydolabiliyor ve liseden bu üniversitelerin sertifikalarıyla mezun oluyorlar.

 

‘Öğrenmenin öğrenilmesi’

Günümüzde modası geçmeyen tek şey  “öğrenmenin öğrenilmesi”.  Zaman geçtikçe öğrendiğimiz pek çok bilginin ve edindiğimiz pek çok becerinin artık yeterli olmadığını görüyoruz. Bilgi ve becerilerin sürekli güncellenmesi gerekiyor. UÖMO, ‘STEAM’, ‘UbD’, ‘MOOC’ gibi eğitim modellerini eğitim sisteminin içine entegre ediyor.

Röne Kaspi*

 Öğrenme-öğretme sürecinde başarıya ulaşabilmenin tek yolu öğrencinin konuya ilgisinin çekilmesi, konunun zevkli ve eğlenceli hale getirilmesinden geçiyor. STEAM, MOOC, UbD gibi bilginin kalıcılığını destekleyen, öğrenmeyi zevkli hale getiren eğitim modellerinin önemi de her geçen gün artıyor.  Biz de öğrencilerimize çağdaş standartlarda bir eğitim sunmak amacıyla dünyadaki eğitim modellerini yakından takip ediyoruz.

STEAM eğitim modelini üç sene önce Türkiye’de hayata geçiren öncü okullardanız. Verimini almaya başladık. Yangın söndüren drone tasarlayan, okulumuzun araç giriş çıkışını kontrol eden sensörlü sistemi hayata geçiren öğrencilerimiz var.

Bu eğitim modeli öncesinde akademik kadromuz eğitimler aldı. Laboratuvarlarımız yenilendi. Maker, robotik atölyelerimizi kurduk ve kodlama çalışmalarını başlattık. Bunlar STEAM’in önemli bir parçası. Öğrencilerimiz artık 3D printerlarla tasarımlarını hayata geçiriyor, arduino’larla çalışıyor, dronelar yapıyorlar. Öğrendiklerini günlük yaşamla bağlıyorlar. Bu süreçte bir sorunun birden çok cevabının da olabileceğini öğreniyorlar.  Hatalarından ders çıkarıyorlar.

UbD “Tasarımla Öğrenme Modeli” çalışmalarını geçtiğimiz yıl okulumuzda başlattık.

UbD öğrenilenlerin yıllar sonra da hatırlanmasına yönelik bir program. Öncelikle “öğretilecek konunun ana hedefi ne, öğrenci konu işlenirken hangi yönü onun  yıllar sonra işine yarayacak, ileride neyi hatırlasın ve öğrendiklerini hayatına nasıl  transfer edebilsin” çalışması yapılıyor ve ardından da ders içeriği planlanıyor ve süreç kurgulanıyor.  Bu öğrenim modelinde öğrenci araştırıyor, yapıyor, uyguluyor ve düşün-eşleş-paylaş metoduyla arkadaşlarına anlatıyor. Ortaokul ve lisemizde UbD Eğitimi ‘nin detaylarını anlatan, her hafta öğretmenlerimizin derslerine girerek gözlem yapan ve geri bildirim veren bir danışmanımız var.

MOOC (Massive Open Online Courses) eğitim modelini bu yıl hayata geçirdik. 11. sınıfta Princeton’dan “Food and Health”, Stanford University’den “Introduction to Food and Health” gibi dersler alan öğrencilerimiz var.

 Dijitalleşen dünya, eğitimde fırsat eşitliği sunarken kişiselleştirilmiş öğretim olanaklarını da birlikte getiriyor. Bu programa katılan öğrencilerimiz ilgi alanlarına kendi seçtikleri alanda dünyanın seçkin üniversitelerinden online dersler alıyorlar.

Bu yıl  “UÖMO Active English Learning Program” adı altında İngilizcede farklı ve daha kapsamlı bir program uygulayacağız.”

Anaokulu ve ilkokulda başlayacak İngilizce Perküsyon, ilkokulda İngilizce Steam, müzik, yoga, drama, art&creativity, mind games dersleri, ortaokulda İngilizce fen laboratuvarı çalışmaları öğrencilerin aktif olarak günlük hayatta bu lisanı kullanmalarına olanak sağlayacak.

Bizler sistem ne olursa olsun verdiğimiz eğitim modeliyle, çocuklarımızın okulumuzdan aldığı kazanımlarla gelecekte başarılı olacaklarına güveniyoruz. Her geçen gün farklı alanlarda öğrencilerimizin artan başarıları bizlere doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.

 Uluslararası platformda Amerika’da Türkiye’yi İngilizce konuşarak temsil eden İlkokul Destination Imagination ekibimiz, okullar arası Model United Nation-MUN konferanslarında İngilizce seviyesi ile ‘chairman-yönetici’ seçilen lise öğrencilerimiz, 2,5 milyon kişi arasından İngilizce okuma, soruları yanıtlama programında dünya birincisi olan ortaokul öğrencilerimiz, Cambridge Esol sınavlarında, KET’de, PET’de ‘Pass with Merit’ alanlarımız, IELTS sınavlarında 9 üzerinden 8 alarak ‘proficiency’ düzeyine ulaşan öğrencilerimiz, TÜBİTAK, ‘First Step to Nobel Prize’ yarışmalarında ödüller kazananlarımız, il ve ilçede masa tenisi,  badminton gibi spor dallarında madalyaları toplayan öğrencilerimiz, Ticaret Fuarı’nda kurdukları girişimcilik şirketleri ile okulumuzu temsil eden ekiplerimiz, orkestra çalışmasıyla Türkiye çapında  350 okul arasından ilk 10’a kalan öğrencilerimiz var. Farklı dallarda başarılar kazanan bütün gençlerimizle gurur duyuyoruz.

‘Kolej Giriş Sınavı’ yeni adıyla  ‘LGS’ sisteminde ortaokul öğrencilerimiz bu yıl da başarılı oldular. Son yıllarda Robert Kolej, Üsküdar Amerikan, Alman Lisesi gibi yüksek puanla öğrenci alan kolejleri toplumumuzdan 4 - 5 öğrenci kazanıyor.  Bu öğrenciler de genelde Ulus Özel Musevi Ortaokulu mezunları oluyor.

LGS’de başarılı olmanın yolu okuduğunu anlamak, yorumlayıp çözüme ulaşabilmekten geçiyor. Bu doğrultuda bol okutan, sorgulamayı, araştırmayı eğitim sisteminde ön planda tutan, öğrenmeyi öğretmeye çalışan okullardan mezun olan çocuklar hedef koyarlarsa, başarılı oluyorlar. Her yıl okulumuzdan bir grup öğrenci, kolejleri kazanmak veya lisemizden başarı bursu kazanmak üzere hedeflerini belirliyor. Nitekim son yıllardaki istikrarlı sonuç da bunu gösteriyor. Kolejleri kazanıp lisemizde yüzde 80, yüzde 60 başarı bursu ile okumak üzere lisemizde devam etmeye karar veren gençlerimiz de bir hayli çok. Lisemizdeki eğitim sistemine güveniyorlar. Bu başarının onlara üniversite için birçok kapılar aralayacağını biliyorlar. Lisede yer alan MOOC, AP gibi uluslararası eğitim programlarıyla daha geniş spektrumda farklı seçenekleri olacağını öngörüyorlar.

Lise öğrencilerimizin AP Calculus sınavı sonuçları bu yıl da bizlerin yüzünü güldürdü. 

 Okulumuzun AP  derslerini alan öğrenciler 5 üzerinden 4 ya da 5 puan aldıkları takdirde üniversitelerin 1. sınıfında ilgili dersten geçmiş sayılıyor ve o dersten muaf tutuluyorlar.

Son 4 yıldır okulumuzda AP Calculus-Mathematics alan tüm öğrencilerimiz yüksek derecede başarılı oldular. Bu yıl da beş öğrencimizin biri 5, diğerleri 4 puan alarak yurtdışında gidecekleri üniversitelerde ilk sınıf dersinden muaf olacak, 1. sınıf matematik dersini okumuş kabul edilecekler.

*UÖMO Eğitim Koordinatörü

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın