Batya Natan

Jules Rimet Kupasından bugüne: Sürprizleriyle Dünya Kupası

Hırvatistan çeyrek finalde, İspanya değil. Almanlar hiç olmadıkları kadar hüzünlü, İngilizler ise uzun zamandır ilk defa umutlular. Video Yardımcı Hakem (VAR) uygulaması ile hakemler karar alıyor ve gol krallığı yarışı “kendi kalesine” atılmış goller tarafından kontrol ediliyor. Gerçekten tarihe çok önemli bir yere sahip, uzun zaman unutulmayacak bir Dünya Kupası’na tanıklık ediyoruz.

Jules Rimet Kupasından bugüne: Sürprizleriyle Dünya Kupası

80 yılı aşkın tarihi ile Dünya Kupası ilk organizasyonundan itibaren her sene ayrı sürprizlere, ayrı rekorlara tanıklık etti.

Dünyanın önemli en spor etkinliklerinden biri olan Dünya Kupası ilk olarak 1930 yılında Uruguay’ın başkenti Montevideo düzenlendi. Bu turnuvayı düzenleme fikri FIFA’nın başkanlığını üslenen üçüncü isim olan Jules Rimet tarafından ortaya atıldı. 1921 ile 1954 yılları arasında FIFA başkanı olan Rimet bu fikri Olimpiyatlarda futbola karşı duyulan ilginin artması üzerine geliştirdi. 1930-1970 yılları arasında oynanan turnuvalarda kazanan takıma verilen kupa ‘Jules Rimet Kupası’ olarak adlandırılıyordu. İlk Dünya Kupası’nın Uruguay’da olması Avrupa’dan gelen takımlar için büyük bir engel olmuş ve sadece dört takım gelebilmişti. Kuzey Amerika’dan iki ve Güney Amerika’dan yedi takımın katılması ile ilk Dünya Kupası on üç takım arasında oynanmış ve yarışmayı ev sahibi Uruguay kazanmıştı.

İkinci ile üçüncü Dünya Kupaları sırasıyla İtalya ve Fransa’da oynandı ve ikisini de İtalya kazandı. Artan politik gerginlik sebebiyle bazı ülkeler turnuvaya katılmamıştı. Dördüncü Dünya Kupası’nın 1942’de Almanya’da oynanması planlanıyordu ancak II. Dünya Savaşı sebebiyle iptal edildi. 1946 yılında Brezilya’da yapılması planlanan turnuva da ekonomik dalgalanmalar ve devam eden politik gerginlik yüzünden 1950’ye ertelendi. Büyük bir umut ile finale çıkmayı başaran ev sahibi Brezilya Milli Takımının Uruguay’a 2-1’lik mağlubiyeti ile turnuva sonlandı. Tarihe adını ‘Maracazo’ olarak yazdıran bu final zamanın izleyici rekorlarını kırmıştı ve futbolun bir ülke için önemini Brezilyalı taraftarların hüsranı ile sergilenmişti.

FIFA, Dünya Kupası’nın formatında on altı takıma yer verdi. 1934 ile 1978 yılları arasında oynanan turnuvalar 16 takım formatına uygun oynandı. Buna istisna olarak 1938 yıllında Almanya’nın Avusturya’yı ilhak etmesi üzerine Avusturya turnuvaya katılamamıştı. Ayrıca 1950 yılında İskoçya, Hindistan ve Türkiye mali sebeplerden ötürü turnuvadan çekilmişti. 16 takım formatı 1982 Dünya Kupası’na 24 takımın katılması ile sonlanmıştı. 1998 yılında ise 32 takıma çıkan format ile turnuva en popüler sürecine giriş yaptı. İlk Dünya Kupası’na Jules Rimet kişisel olarak ülkelerin futbol federasyonları ile iletişime geçip büyük bir çabayla ancak on üç takım toplayabilmişti. 2010 Dünya Kupası’nın elemelerine ise 204 takım katılmıştı. Artan ilgi ile 32 takım limitinin 2026 Dünya Kupası’nda 48’e arttırılması onaylandı. Ayrıca 2026 Dünya Kupası tarihte bir ilke imza atarak üç farklı ülkede - Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ve Meksika’da -gerçekleşecek.

Dünya Kupası, aslında, dört yılda bir dünyanın her bir tarafından insanların bir araya geldiği bir spor festivalidir. Haftalardır izlediğimiz turnuva da bu birlikteliğin, saygının ve spor sevgisinin mükemmel bir göstergesi. Mısır’ın Uruguay’a karşı oynadığı grup maçını kalabalık içinde izlemekte zorlanan tekerlekli sandalyedeki bir taraftarı bir ayağından Kolombiyalı, bir ayağından da Meksikalı taraftarlar kaldırıp destek oldu. Japonya’nın Belçika’ya karşı 2-0 önde başladığı maçı 3-2 kaybetmesinin ardından Belçikalı oyuncular ve teknik direktörleri Roberto Martinez Japon takım oyuncuları ile birebir avuttu. Japonya takımı ise soyunma odalarını kendileri toplayıp Rusça “Teşekkürler” yazan bir not bıraktı. Kendi ülkelerinde maçları gitme hakkı olmayan İranlı kadınlar Rusya’ya gelip tribünden takımlarını destekledi. Brezilyalı görme ve duyma engelli bir taraftarın, sırtında ellerini oynatan yardımcılar sayesinde ile maçları takip ettiği ortaya çıktı. Yüzlerce İngiliz taraftar İsveç karşı galibiyetlerinin ardından, İsveç firması IKEA’da “It’s coming home” (Dünya Kupası) “Eve geliyor” marşlarını söyledi. Bunlar Dünya Kupası’nın bir insan ve bir ülke için önemini gösteren mucizevi anların sadece birkaçı. 2014 Dünya Kupası’nın 3,2 milyar kişi tarafından izlediği düşünülürse, tüm dünyanın bir araya geldiği ve kol kola girdiği bu etkinliğe sadece bir yarışma veya turnuva demek yetersiz kalır.

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın