Batya Natan

Lise hayatımın özeti ve birkaç tavsiye

Karen Ancel

Çocukluğu arkamızda bırakırken her ne kadar her şeyi bildiğimize dair yorumlar yapsak da, burnumuzun dikine giden yolun en doğrusu olduğuna inansak de artık ‘gerçek bağımsızlık’ fikri ile yüzleşmek zorundayız. Lise hayatımın birçok aşamasında kendi başıma mücadele verdiğim zamanlar olsa da, her zaman yanımda ailemin desteği ve ters giden bir şey karşısında bulunacak bin bir çözümün rahatlığıyla geçirdiğim seneler sona ermek üzere. Yanlış anlaşılma olmasın, bu demek değil ki bir anda bir başıma kalacağım, yalnızca vereceğim her kararım karşısında ödüllerine ve sonuçlarına katlanacak kişi tamamen ben olacağım. Kısaca “sizin yüzünüzden şöyle oldu” veya “keşke onu dinlemeseydim” gibi söylemlerin yerini, “bir dahaki sefere daha mantıklı davranırım” gibi cümleler alacak, kararlarımın yükünü daha ağır bir şekilde hissetmeye başlayacağım. Bu yolculuğum sırasında elde ettiğim deneyimlerle lise hayatınızı olabildiğince stressiz ve huzurlu bir şekilde geçirmeniz için verebileceğim üç tavsiye var:

• Birbirinizi anlamaya çalışın. İnsanlar genellikle hayatlarının yoğun dönemlerinde içe dönük veya başarılı olma isteğinin verdiği baskıyla etrafındakilere karşı tepkili olabiliyor. Eğer karşınızdaki insanın her yanlış davranışını sorgular, en ufak noktalara sinirlenirseniz hem karşınızdaki hem de kendiniz için lise hayatınızı burnunuzdan getirirsiniz. Yapılan düşüncesiz veya bencilce bir hareket sürekli olarak tekrarlanmadığı sürece anlık bir stresten kaynaklanmış olabilir, bu sebeple zor bir zamandan geçen arkadaşlarınızı hemen yargılamaktan kaçının. Siz de zaman zaman farkında olmadan aynı şekilde davranıyor olabilirsiniz. Kısaca empati kurmayı unutmayın.

• ‘Sıkıcı’ kelimesini unutun. Bu dört sene boyunca önünüze koyulan işlerden birçoğu belki de sizin eğlence anlayışınıza hiç uymayacak. İlginizi çeken konulardan uzak da olsa verilen her işe dünyanın en sıkıcı göreviymiş gibi davranırsanız zaman geçmez. Ben mesela, en sevmediğim ders fizik olduğu halde, asla anlayamadığım bu dersi çeşitli sebeplerden dolayı okul içinde ve dışında aldım. Başta gerçekten fizik aldığım her güne lanet ederken, mühendislikle ilgili bir dal okumak istemediğimin sitemini yaparken fiziği bu kadar çekilmez kılan şeyin ona olan tavrım olduğunu fark ettim. Kendi kendime bu dersi dünyanın en eğlenceli dersiymiş gibi görmeye çalıştım, azıcık da olsa ön yargımı görmezden gelmeyi denedim. Yaklaşımımı değiştirmek hem bu dersi benim için biraz daha çekilebilir kıldı hem de dersteki başarımı arttırdı.

• Son olarak, denge sağlayın. Kimse sizden eve kapanıp ders çalışmanızı beklemiyor. Önemli bir sınav haftanız yaklaşıyorsa veya çok çalışmanızı gerektirecek bir projeniz varsa bile kendinize vakit ayırmanız çok önemli. Gün içinde çalışıp akşam çıkmak veya akşam çalışıp gün içinde çıkmak benim denge sağlama yollarımdan biriydi. Nefes alıp sevdiğiniz şeyleri yapmaya vakit ayırmazsanız gençliğinizin en güzel yıllarını harcamış olursunuz, benden söylemesi.

Başarı ve hırs bir yana, en önemlisi mutlu olmanız. Bütün bu yoğunluğun arasında arada sırada bunu unuttuğumu fark ettim, bu sebeple sizlere hatırlatma sorumluluğunu hissettim. Kendinizi başkalarıyla karşılaştırmayın çünkü siz kendiniz için çabalıyorsunuz, başkalarına kendinizi kanıtlamak için değil. Başkalarının önüne engel koyarak değil, birbirinize göstereceğiniz destek ile yükselin. Umarım tavsiyelerim biraz da olsa size yardımcı olabilmiştir. Başarılar ve en önemlisi bolca mutluluklar.

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın