Batya Natan

Siyasetin gölgesinde ilerlemeye çalışan bir milli takım

Dünya Kupası’nın yaklaşıyor oluşu ile gözler bu sene milli takımların üstünde. Fransa, Brezilya ve Almanya gibi takımların tarihleri, başarıları ve oyuncuları hakkında yazılan yazılar geçen her günde artarken, okurların ilgisini çekebilecek ilginç bir futbol tarihine sahip ülke daha var, İsrail.

Siyasetin gölgesinde  ilerlemeye çalışan bir milli takım

Eran KAN

 

İsrail bölgesinde futbol 1910’lardan beri aktif bir şekilde yer alıyor. Bölgede bulunan İngiliz askerlerinin kurduğu takımlar ve halkın da katılışı ile oynanan maçlarla ülkedeki futbolun altyapısının temelleri atıldı. 1920’li yıllarda ise resmi futbol takımları kurulmaya başladı. 18 Temmuz 1928 tarihinde ise İsrail Futbol Federasyonu kuruldu.

İngiliz Siyonist Alfred Mond, İsrail’de futbolun gelişmesinin büyük bir taraftarıydı ve federasyonun kurulmasında öncü rol aldı. Mond, zamanın en güçlü takımlarının bulunduğu Tel Aviv, Hayfa ve Kudüs şehirlerinden dört takım ile İngiltere’de bir futbol turnuvası ayarlamaya çalıştı. Ayrıca Rus bir Yahudi olan Yosef Yekutieli, Maccabi isimli futbol kulüplerinin kurulmasında aktif rol sahibi oldu ve FIFA kurulunun EIFA (Eretz Israel Football Association) birliğini resmi olarak tanıması için çaba gösterdi. 16 Haziran 1929’da FIFA resmi olarak EIFA’yı tanıdı.

FIFA’ya giriş

İsrail milli takımının 1929 itibariyle FIFA turnuvalarına katılmaya hak kazanmasının ardından 1934 ve 1938 yıllarında, sırasıyla Mısır ve Yunanistan ile çift ayaklı Dünya Kupası eleme maçlarına çıktılar. İsrail dört maçı da kaybetti.

Milli takım ilk galibiyetini 1940’ta Lübnan’a karşı bir hazırlık mücadelesinde aldı. Farklı politik ve askeri sebeplerden dolayı 1948’e kadar başka milli bir maç yapılamadı. Ülkenin bağımsızlığını kazanması ile de EIFA’nın adı, IFA (Israel Football Association) olarak değiştirildi.

İsrail’in artık bağımsız bir ülke olmasına rağmen politik sıkıntılar milli takımın ilerleyişini yavaşlattı. İsrail’in 1958 Dünya Kupası eleme maçında karşılaşacağı olarak milli takımımız Türkiye çekildi. Türkiye’nin İsrail karşısında maça çıkmayı reddedişi ile İsrail otomatik olarak grup aşamasına ilerledi; Mısır, Sudan ve Endonezya ile eşleşti. Politik sebeplerden dolayı Mısır ve Endonezya, İsrail’le karşılaşmamak adına turnuvadan çekildi. Sudan ile başa baş kalan İsrail için Dünya Kupasına gitme umudu doğdu. Ne yazık ki Sudan hükümetinin baskısıyla Sudan da yarışmadan çekildi. Zamanın FIFA kuralları gereği bir milli takımının Dünya Kupasına gidebilmesi için en az bir maç kazanması gerekiyordu. İsrail bir maç bile yapmadan Dünya Kupasına gidemeyeceği için Galler ile iki maç ayarladı. Ancak bu maçları kaybetmeleri üzerine İsrail, Dünya Kupasına katılamadı.

İlk başarı

1964 yılında Asya Ülkeler Kupası, İsrail’de oynandı. Güçlü bir potansiyele sahip olmasına rağmen İsrail Milli Takımının ikinci, deneyimli Güney Kore takımının şampiyon olması bekleniyordu. Bu iki takım turnuva öncesi beklentileri yerine getirip finallere kalmaya hak kazandı. 2-1’lik bir galibiyet ile İsrail turnuvayı kazandı. Kazanan takımın büyük bir çoğunluğunun orduda görev almasına rağmen turnuvayı kazanmış olmaları büyük bir başarı ve İsrail’in ilk uluslararası başarısı olarak görüldü.

İsrail U19 takımı da başarılardan yoksun değildi. 1964 - 1967 yılları arasında, dört kere üst üste Asya Ülkeler Kupasını kazanmayı başardılar. Bu başarıya imza atan Teknik Direktör Emmanuel Scheffer, A takımının başına getirildi ve ülkeyi 1970 yılında, tarihte ilk kez bir Dünya Kupasına götürmeyi başardı. Eleme maçlarında üstün başarı gösteren ve Dünya Kupasında İsrail’in tek golünü atmayı başaran Mordechai Spiegler milli takım adına 32 gol attı. Paris Saint Germain takımında da forma giymiş olan oyuncunun rekoru hâlâ kırılamadı. Spiegler bir menajer olarak da Maccabi Netanya takımı ile beş kupa ve bir lig şampiyonluğu kazandı ve ülkeye futbol anlamında en büyük katkı sağlayan insanlar arasında yer aldı.

Ne yazık ki politik sıkıntılar milli takımın peşini bırakmadı. 1974’te Asya Futbol Federasyonu, İsrail’i turnuvalarından men etti. Hatta 2015 yılında hazırlanan bir kupa tarihi videosunda İsrail’in şampiyon olduğu 1964 yılından kareler koyulmadı. 1982 ve 1986 yıllarında Dünya Kupasına gidebilmek için sırasıyla Avrupa ve Okyanusya kıtasının elemelerine katıldı. 1990’larda İsrail’i Avrupa kurulu olan UEFA’nın daimi bir parçası olmak için çalışmalar başladı. 1991’de başlayan süreç 28 Nisan 1994’te sonlandı ve İsrail resmi olarak bir UEFA ülkesi olarak tanındı.

Yaşadıkları zorluklara rağmen spor aşkı ile futbol oynayan ve futbolun devam etmesini sağlayan her asker, vatandaş ve taraftar büyük bir başarıya imza atmış oldu. Politik baskılara rağmen ülkedeki futbolun devam etmesi, Yossi Benayoun ve Eran Zahavi gibi oyuncuların Avrupa ile Asya’daki başarıları sporseverleri gururlandırıyordur.

 

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın