Batya Natan

Or Ahayim Hastanesinde migren ameliyatları yapılmaya başlandı

Tüm dünyada sık karşılaşılan rahatsızlıkların başında gelen migren, artık kâbus olmaktan çıkıyor. Migren hepimizin bildiği gibi nöroloji uzmanlarınca tanısı konulan bir hastalık. Bu sebeple ‘migren nedir’den çok migren cerrahisi ile migren nasıl tedavi edilir onu sormak istedik. Estetik ve Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi uzmanı Op. Dr. Ufuk Askeroğlu, migren hastalarının tedaviye olumlu cevap verdiğini ve hasta kabulünün yoğun bir şekilde devam ettiğini belirtti.

Or Ahayim Hastanesinde migren ameliyatları yapılmaya başlandı

Türkiye’de uzun zamandan beri migren ameliyatı yapıyorsunuz ve bu ameliyat da artık bilinmeye başladı.  Biraz migren ameliyatının gelişimi ve ameliyatla ilgili deneyiminizden söz edebilir misiniz?

Migren genellikle orta şiddette ya da şiddetli ataklarla başlayan, kişinin normal aktivitelerini engelleyebilen, hem yakınması olan kişinin hem de yakınlarının yaşam kalitesini bozabilen bir hastalıktır. Ancak günümüzde halen migren tanısının uzman hekimlerce konulduğu hasta sayısı çok azdır. Türkiye’de nüfusun yaklaşık yüzde 15’lik bölümünü etkilemekte. Migren tanısı nöroloji uzmanları tarafından konulur ve migren ameliyatı için mutlaka migren tanısının olmasını bekleriz.

1990’larda nöroloji uzmanları tarafından migren ağrısının, trigeminal sinirin (yüz ve baş duyusunu sağlayan sinir) dallarından kaynaklanan iritasyon sebebi ile oluştuğu ortaya konulmuştu. Ancak o dönemde sinirlerdeki bu iritasyonun kaynağı açıklanamamıştı. 

Migren hastalarının karanlık ve sessiz odalarda rahatladığını hepimiz biliriz. İşte sebebi, bu trigeminal sinir dallarının iritasyonu ile salgılanan bazı maddelerin menenjit benzeri reaksiyonları tetiklemesidir.  Mide bulantısı, kusma, sese ve ışığa duyarlılık bu reaksiyonların en belirginleridir.

Dünyaca ünlü plastik cerrah Prof. Dr. Bahman Guyuron 2000 yılında klinik araştırmalar ve gözlemler sonucu migren ağrısına sebep olan unsurların bu siniri çevreleyen kas, damar, kemik ve kıkırdak gibi yapılar olduğunu ve bunların elimine edilmesi ile ağrının tamamen geçeceğini veya azalacağını ispatlayarak migren ameliyatını ilk defa ortaya koydu. Son 15 yıldır da ABD’de başarıyla uygulamaya devam ediyor. 2011-2012 yıllarında Prof. Dr. Bahman Guyuron ile sayısız klinik vaka ve operasyon inceledik, araştırmalar yaptık ve 2012’den bu yana da Türkiye’de uyguluyorum.

Migren ameliyatına kimler adaydır?

Migren ağrısı kimi hastalarda çocukluk çağından başlayan ve yıllar boyu hayat kalitesini düşürerek devam eden bir ağrı zinciridir. Bu sebeple migren ağrısının teşhisi konulduğu anda yaştan bağımsız olarak hasta migren ameliyatına adaydır. Migren ameliyatı yapılan literatürde 9 yaşında hasta da, 72 yaşında hasta da oldu ve tüm yaş gruplarında da yüzde 90 üzerinde başarı oranı elde edildi. Bir ay içinde en az 2-3 şiddetli migren atağı geçirmiş ve hiçbir ilaçlı tedaviye yanıt alamamış veya ilaç kullanmaktan hayat kalitesi düşmüş hastalar migren ameliyatı için adaydır. Migren ameliyatı öncesi nöroloji uzmanı tarafından migren tanısı almak gerekir.

MİGREN HASTALARINDA BELİRLİ BULGULAR VAR MIDIR?

Aşağıdaki gibi belirtiler yaşanıyor ise hastamız migren ameliyatı için klinik muayeneye gelmelidir.

• Potansiyel migren atağı sırasında burun akıntısı da yaşıyorsanız,

• Gözlerinizde ya da gözlerinizin arkasında acı ya da baskı hissediyorsanız,

• Potansiyel migren atağı sırasında kaş arası bölgenize masaj yapmak ya da baskı uygulamak işe yarıyorsa,

• Kaş üzeri bölgesinde acı/ağrı oluyorsa,

• Şakak bölgesinde ağrı ve zonklama oluyor ve o bölgeye bastırmak iyi geliyorsa,

• Ağrıdan hemen önce ya da ağrı sırasında ensede gerginlik hissediliyorsa,

• Potansiyel migren ağrısı başın arkasında daha çok hissediliyorsa,

En etkili çözüm migren cerrahisi midir? Biraz detay alabilir miyiz?

Migren cerrahisi ya da migren ameliyatı dediğimiz yöntem migrenin kalıcı olarak tedavi edilmesini sağlayan cerrahi bir yöntemdir. Migren ameliyatı anestezi altında yapılan ve çoğu durumda hastanın aynı gün ya da bir gün sonra taburcu edilebildiği bir yöntemdir. Düzenli olarak botoks yaptırmak istemeyen hastalar tarafından kalıcı olarak migren ağrısından kurtulmak için tercih edilir. Birçok hastada  ‘kaş çatmasını’ sağlayan korrugator kasının, alın bölgesinin duyusunu alan sinirlere bası yapmasından dolayı migren ağrısı oluşur. Bu operasyonun amacı bu basıyı ortadan kaldırmaktır. Cerrahi operasyonla saç içinden yapılan birer santimlik kesilerden endoskopik kamera kullanılarak veya göz kapağına uygulanan ufak bir kesi ile bu kaslar alınıp sinirler gevşetilir. Böylece migren ağrısının tetiklenmesi tamamen ortadan kaldırılır. Bası uygulanan yere göre bu işlemin yeri değişebilir. Örneğin frontal (alın bölgesi), oksipital (ense bölgesi), temporal (şakak) ve rinojenik (burun) bölgelerine uygulanabilir. Migren ameliyatının ardından yüz bölgesinde herhangi bir kesi izi kalmaz.

Migren ameliyatı beyinle ilgili bir ameliyat değildir. Hasta için oldukça konforlu, bir gün hastane istirahatı ile ertesi gün evine dönebildiği ve etkisi hemen ameliyat sonrası hissedilmeye başlayan başarılı bir operasyondur. Migren ameliyatının dünya literatüründeki başarı oranı yüzde 88-92 arasıdır, Türkiye’de de bu oranları son altı yıldır yaptığımız başarılı operasyonlarla yakalamış bulunuyoruz.

Özel durumdaki hastalarımız için migren ameliyatı önerilir mi? Mesela hamilelik düşünenler...

Migren kadınlarda erkeklere nazaran daha çok görülür ve bu da özellikle hamilelik sürecini olumsuz etkiler. Özellikle kronik migren hastaları yoğun ilaç tüketimine maruz kaldıkları için ve ayda bir kaç kere acil serviste müdahale edildiği için birinci handikap budur. İkincisi ise hamilelik dönemi de çoğu hasta için migreni tetikleyen bir dönemdir ve bu dönemde ağrılar daha şiddetli ve sık görülebilir. Bu sebeple hamilelik düşünen bayan hastalarımıza mutlaka klinik muayeneye gelmelerini öneriyoruz. Hastalarım arasında migren sebebi ile yıllarca bebek planını erteleyen ve migren ameliyatı sonrası hem ağrı geçtiği hem de ilaç kullanımı sona erdiği için bebek sahibi olan hastalarım mevcuttur. Bu süreç bizi de çok mutlu ediyor.

Peki, ameliyat kesin çözüm müdür? Başarı oranları nasıl?

Migren gerçekten hem tedaviye yanıt anlamında hem de sürecin zorluğu anlamında yorucu bir hastalıktır. Özellikle kronik migren hastaları hayatları boyunca pek çok yöntemi deneyerek gelmektedir. Ancak maalesef geleneksel yöntemlerle kalıcı tedavi mümkün değildir. İlaç tedavisi de belirli bir süre sonra farklı yan etkiler getirir. Dolayısıyla tüm etmenler dâhilinde migren ameliyatı kesinlikle denenmesi gereken bir tedavidir. Özellikle tıpta pek çok basit cerrahi operasyonda dahi görülmeyen yüzde 90 başarı oranı mevcuttur. Yani 100 hastadan 90’ında şifa elde edebiliyoruz. Ameliyat ettiğim hastalarımda da bu dünya başarı oranını yakalamış durumdayız.

Ameliyattan sonra ne zaman iyileşme görülür?

Migren ameliyatının en güzel yanı ameliyattan hemen sonra hastalarımızın iyileşmeyi fark etmeleridir. Özellikle atak sıklığı fazla olan ve şiddetli ağrı çeken hastalar ameliyattan sonraki süreçte rahatlamayı ve ağrısız süreci hemen deneyimler.

Ameliyatın herhangi bir riski var mı?

Hastalarımızdan en çok gelen sorulardan biri bu. Ameliyat genel anestezi altında yapılan her ameliyat kadar riske sahiptir. Onun dışında ameliyat sonrasında yaşamsal faaliyetlere yönelik herhangi bir risk ya da komplikasyon gözlenmez. Açık bir ameliyat olmadığı için de yara yeri iyileşmesi gibi sıkıntılar yoktur. Endoskopik aletlerle yapılan, 1 cm’lik kesilerle girilen bir ameliyattır ve hasta bir gece sonrasında taburcu edilir.

Ameliyat olamayacak hastalar için ne önerirsiniz? Botoks ile migren tedavisi nasıl yapılır?

2010’da FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından onaylanan migrende botoks tedavisi mutlaka bu konuda eğitim almış uzman hekimlerce uygulanmalıdır. Botoks ile migren tedavisinde tetikleme noktasına enjekte edilerek kasların geçici olarak dondurulması sağlanır.  3 ile 5 ayda bir tekrarlanması gereken bu prosedür hastalara ameliyatsız tedavi imkanı sunar. Bazı hastalar anestezi ve ameliyat korkusu nedeniyle kalıcı çözüm yerine belirli aralıklarla botoks yaptırmayı tercih eder. Ancak ben her zaman hastanın ameliyata uygun olması halinde ameliyatı öneririm.

Migren cerrahisi nasıl bir ameliyat?

Migren Cerrahisi çoğu hastamızın düşündüğü gibi beyin ameliyatı değildir. Ağrı noktasına göre ense, şakak, burun veya alın bölgelerinde saçlı deri veya görünmeyen kısımlarda ufak kesilerle gerçekleştirdiğimiz bir operasyondur.

Operasyon sonrası süreç nasıl?

Hasta operasyondan bir gün sonra taburcu olur, en geç bir hafta içinde normal hayatına geri döner.

Operasyon öncesi hangi testler yapılır?

Genel anestezi prosedüründeki tüm testler hastaya uygulanır. Ayrıca özellikle gözün arkasında ağrı hisseden hastalara bilgisayarlı tomografi taraması uygulanarak sinüsler ve burun kontrol edilir.

Hasta operasyona nasıl hazırlanır?

Hastanın ameliyat öncesi üç hafta, sonrası bir hafta aspirin ve benzeri ilaçları kullanmaması gereklidir. Hekiminiz operasyon öncesi tüketilmemesi gereken gıdaları da ayrıca listeleyecektir. Özellikle kan sulandırıcı medikal ve bitkisel ilaçlar kesinlikle tüketilmemelidir.

Hasta operasyon sonrası iyileşmeyi ne zaman hisseder?

Migrenin ortaya çıktığı bölgede hemen veya en geç birkaç hafta içinde olumlu etkiler görülmeye başlar. Bazen ameliyat edilen bölgedeki ağrı geçer ancak bu noktadaki ağrının baskınlığı nedeniyle önceden hissedilmeyen farklı noktalarda ağrı hissedilebilir. Bu sık karşılaşılan bir durum değildir ancak hasta panik olmamalıdır. Bu noktalar daha sonra tedavi edilir. Operasyonun başarısızlık riski çok azdır.

Operasyon sonrası migren ilaçlarına devam edilmeli mi?

Operasyon sonrası hekim kontrolü dışında aspirin ve benzeri hiçbir ilaç kullanılmamalı. Eskisi gibi ağrı olmayacaktır ancak minimal ağrı hissedilir ise migren ilaçları alınabilir. Operasyondan bir hafta sonra hiçbir kısıtlama yoktur ama yaklaşık üç hafta boyunca ağır egzersizlerden kaçınılması önerilir.

  

MİGREN AMELİYATININ  BAŞARI ORANI YÜZDE 90.

Bugüne kadar istatistiki olarak takip edilen hastalar arasında Op. Dr. Ufuk Askeroğlu’nun “migren cerrahisi” başarı oranı yüzde 90 ve bu oran dünya literatürü ile aynı. Üstelik bu grubun içinde yüzde 65’lik kısmında sıfır ağrı ile takip edilen hastalar migren hastası iken yasaklanan yiyecek ve aktivitelerin tamamını özgürce yapabiliyor.

 

OP. DR. UFUK ASKEROĞLU

Kuleli Askeri Lisesi ardından, Gülhane Askeri Tıp Akademisinde tıp fakültesini tamamladıktan sonra S.B Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği’nde uzmanlık eğitimini tamamladı.   2011-2012 yıllarında ABD Cleveland’da dünyaca ünlü plastik cerrah Prof. Dr. Bahman Guyuron ile birlikte University Hospitals’ta çalıştı. Migren Cerrahisini 2000 yılında bulan Prof. Dr. Bahman Guyuron ile yaptığı çalışmalar sonucu tedaviyi mucidinden tüm incelikleri ile öğrenen ve Türkiye’ye getiren Op Dr. Ufuk Askeroglu migren cerrahisi konusunda ilkleri gerçekleştirmeye başladı. Dünyada çok nadir cerrah tarafından uygulanabilen migren cerrahisini Türkiye’de üç yıldır uygulayan hekimimiz, Türkiye’nin her yerinden yüzlerce migren hastası kabul ediyor.

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın
1277