Batya Natan

İyi ki ve keşke!

Meseleyi, Şalom’un 70. Yılını kutladığımız gece Ertuğrul Özkök açtı. Hayatımızda iyi ki yaptık ya da iyi ki yapmadık denilen o kritik dönemeçlerden bahsederek... Her ne kadar konuyu, özü itibariyle bir yere bağlamasa da işaret ettiği nokta düşündürücüydü. Aslında beni ilgilendiren yanı biraz daha farklı…

Bir düşünün, hiç tanımadığınız biri, önünüze tuhaf bir duygu terazisi koyuyor! Sizden tek istediği keşke ve iyi ki diyen hallerinizi teraziye bırakmanız! Böyle bir durumda bir nevi yılsonu hasar tespit raporu alacak olsaydınız, nasıl bir sonuç elde ederdiniz?

Malum koca bir yılın sonuna geliyoruz. İster küçük, ister büyük olaylar/durumlar olsun, hepimizin binlerce iyi ki ve keşkeleri oldu. Bir de şöyle bakın, iyi ki kelimesi kadın, keşke de erkek olsaydı, aralarındaki kavga biter miydi? Ya da tam tersi iyi ki bir erkek, keşke kelimesi ise güzel bir kadın olsaydı, yine biri ötekine malup sayılmayacak mıydı? Şundan dolayı söylüyorum. Yüklediğimiz anlamlar bile birbirleriyle yarışırken meseleye sadece ruhani pencereden bakamazdım.

Ancak merak etmeyin! Hayatınız boyunca deyip sizi derin bir çukura itmek niyetinde değilim. En azından 2017 yılını düşünün. Küçük küçük keşkeleriniz, iyi kilerinize galip mi geldi? Keşke arasaydım, keşke öyle demeseydim, keşke o elbiseyi giymeseydim, keşke şu teklifi kabul etmeseydim/etseydim türünde sıralanabilecek binlercesi var elimizde. Hiç farkında değilken hepimizi yutan keşkeler hepsi… Ama nedense keşke kelimesi tek başına durduğunda sanki çok büyük kararları ifade ediyor. Ya da muhtemelen biz öyle sanıyoruz. O vesile duyarsınız, şükür hiç keşkem olmadı diye! Mümkün mü? Elbette değil… Küçük pişmanlıklar sarmalına dolaştığımızdan haberdar bile değiliz. Farkında olmadığımız bu küçük keşkeler sayesinde soluyor yüzümüz. Ve bir yıl daha böylece biterken tüm umutları yılın son gününe sıkıştırmaya çalışıyoruz. Yeni bir yıldan bazen hiç olmadığı kadar keskin dönüşler, garip tesadüfler beklerken ayrıca daha önce hiç uygulayamadığımız kararları tekrar tekrar alıyoruz. Her yılbaşında müthiş bir kararlar kredisi açıyoruz kendimize. Daha önce ödenmeyen borçlar, taksitler öylece birikmişken… Yani hiç veremediğin kiloları nedense nihayet bu yıl vereceksin ya! O tür borçlar işte… Ya da daha sağlıklı besleneceğim, sigarayı kesin bırakırım diyen sen, haberin olsun! 2017 ve 2018 arasında bir gün ama senin hayatın boyunca elinde biriktirdiğin hiç uygulanmamış kararların var. Ya da uyguladığın için bırakamadığın bir dolu küçük pişmanlıklara sahipsin…

Öte yandan iyi kileri ağır bastıysa elindekileri korumak isteyen makuller de var aramızda. Keşke ile iyi ki arasında ince bir çizgide yaşıyorlar. Ne kimseyi kırdım, ne de kırıldım dediği durakta fark edilmeden parmaklarının ucunda sessizce görülmeyi bekliyorlar. Yeni yılda beklentilerinin belki isimleri değişecek ama onlar yine parmak uçlarında sürdürdükleri sessiz bekleyişlerine devam edecekler.

Mutluluğunu, başkalarının mutsuzluğu üzerine kuranlar ise ötekilerin muhasebeciliğini yine gönüllü yapmaya devam edecek. Bak keşke yapmasaydı, iyi ki başına şu geldi diye iç geçirdikleri her anda yine başkalarının hayatını yaşayacaklar. Katlanamadıkları kendileri ile yüzleşmekten kaçmak için ellerinden ne gelirse ardına koymayacaklar yine!

2017’de şunlar olmuş derken şunlar olmasaydı dediklerimizi tartınca dengeli bir sonuç alır mıyız? Emin değilim. Belki evet belki de hayır.  Ama içlerinden biri bile, iyi ki diye günlerin arasından öylece parlayıp gülümsüyorsa 2017 yılı büyük bir teşekkürü çoktan hak etmiştir. Biz de onu yaşayacak cesareti ortaya koyduğumuz için kendimize… 

İnsan, her zaman arzulayıp hiçbir zaman tamamlanmayan bir varlık olduğundan, yeni yılda herkese iyi kilerini çoğaltmasını dilerim. 

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın
669