Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum?

Mevsim dönümlerine bayıldığımı mutlaka daha evvel söylemişimdir. Geçiş süreçlerinde, gelmekte olan mevsimi o kadar özlemiş oluyorum ki havada kokusunu aldığımda içim kıpır kıpır oluyor. Her mevsim için ayrı heyecanlanıyorum ama yalan yok, baharın gelişi herkes için olduğu gibi benim için de diğer mevsimlerden farklı oluyor! Güneşi parlarken görmek ve sıcaklığını iliklerde hissetmek, midemde yeni aşık olmuşçasına kelebeklerin uçuşmasına neden oluyor!

Herkes hazırsa, baharın geldiği gibi güzel geçmesini diliyor ve baharı daha da coşkuyla karşılamamızı sağlayacak bahar trendlerini anlatmaya başlıyorum!

Adettendir, gök yüzünde uzun süredir ilk defa güneşi gören,  sıcaklığını hisseden İstanbul insanı; genci, yaşlısı, erkeği, kadını, zengini, fukarası, evlisi, bekarı, yayanı, arabalısı, asalet timsali, kırosu ve aklınıza daha kim gelirse BOĞAZ ’a koşar... Böyle günlerde anket yapmaya karar verseniz ve 1000 kişiye “İstanbul’un en güzel tarafı ne?” diye sorsanız, tek bir cevap alırsınız zaten... Boğaz... Uzun lafın kısası, İstanbul’un piyasası önümüzdeki iki ay, güneşli günlerde sahilde atacak...

Boğaz’ın en popüler aktivitesi (1) yürüyüş. Ne kadar sallana sallana, yürürseniz yürüyün, hatta isterseniz sadece kahvaltı mekânına kadar yürüyecek olun yine de sporcu kimliğinizi ortaya çıkartacak bir kıyafet giymeniz şart. Gerekli malzemeleri paylaşıyorum... Öncelikle (2) aşırı renkli, eğer şişman göstermiyorsa bol desenli bir tayt almanızı tavsiye ediyorum. Eğer yurt dışına giden tanıdıklarınız varsa Lululemon’dan sipariş verebilirsiniz. Son zamanların en gözde tayt markası. Yoksa up & fit’te alacalı, bulacalı taytlar bulmanız mümkün. Nike, Adidas gibi spor mağazalarında da şahane modeller oluyor. Fiyatlar yüksek geldiyse GAP, H&M gibi mağazalar da spor bölümleri açmış, motivasyon kazanmak isteyenlere kucak açıyor. Taytın ardından, renkli bir spor ayakkabı şart. Geçen dönemin yıldızı Nike’ın yerini New Balance ayakkabılar kapacak gibi gözüküyor. Fosforlu renkler yerine daha pastel tonları tercih etmeniz, ya da rengi topuklarında bir ayakkabı seçmeniz gerekiyor. Siz siz olun, sakın tayt ve spor ayakkabı uyumunu ihmal etmeyin! Uygun renkte bir Uniclo’nuz da varsa, kim tutar sizi! Haydi, Boğaz’a yürüyüşe...

Yürüyüş bittiyse, kahvaltınızı yapabileceğiniz yeni mekân (3) Arnavutköy’deki Kavanoz. Leziz yemekleri, hipster sunumu ve hayvan dostu ortamıyla benim gönlümü fethetti.

Sportif faaliyetleriniz bittiyse gelelim daha şık trendlere... Bu bahar Ne Giysek diyenleri şöyle alalım...

Grafikler ve floral desenler, hem pastel hem neon renkler bu sezona damgasını vuracaklar. Yani başka bir deyişle ne giyerseniz giyin yanlış yapmanız zor gibi duruyor.  (4) Reebok’un pastel pembe sneaker’ı en popüler ayakkabılardan biri olacak. Bahar giyim trendlerinde, dikkatleri üzerinize çekecek fikirler arıyorsanız;  volanlar ve fırfırlar bu sezon da etek, elbise ve bluzlarda kendini gösterecek. Turnayı dekolteden vurmak istiyorsanız düşük omuzlar ya da tek omuzlu giysiler doğru seçim olacaktır. Bana kalırsa bakışları üzerinizde toplamanın en trendi ve etkili yolu (5) tüy detaylı kıyafetler olacak. Bu ay favori çanta markam ise hafifliği ve renkleri ile beni büyüleyen (6) Save My Bag...

En Yeni Yemek Mekânlarında ise Kanyon Nev denenecek mekânlar listemde. Ayrıca bir dahaki tatlı alışverişimi ise Nispetiye’de açılan Beyaz Fırın’dan yapacağım. Eğer tatlılar görüntüleri kadar güzellerse, yaz öncesi sıkıntı yaşayabilirim...

‘Seyir’ Defterimde Ferzan Özpetek’in kitabından sinemaya uyarladığı (7) İstanbul Kırmızısı ve Brodway tarihinin en önemli müzikallerinden biri olan (8) West Side Story yer alıyor.

Keyfinize Keyif Katacak trendlerden bahsedeyim biraz da... Kışın gitgide incelen dergiler baharda kendilerine gelmiş gözüküyorlar...  Açık havada oturup dergi karıştırmak, hem bahar alışverişi öncesi fikir edinmek, hem de keyifli zaman geçirmek için ideal gözüküyorlar. Güzellik yapmak istediğiniz biri varsa, (9) kutu içinde gelen güller beni benden alıyor; siz de göz önünde bulundurabilirsiniz.  Bir de yeni keşfim (10) Zeytune Sabun var... Elde tek tek hazırlanan bu sabunlar ve olağanüstü paketleri hem hediyelik olarak hem de kullanmak için bir harikalar.

Tatil Rotalarında bu ay Avrupa’nın sık gittiğimiz ülkeleri ve şehirleri; bir kültür keşfinden ziyade alışveriş ve yemek keyfi sunmak için bizi bekliyorlar. Önümüzdeki ay için ise şimdiden Antalya, Kıbrıs ve İsrail biletlerinizi alarak deniz hayalleri kurmaya başlayabilirsiniz.

Application’lara gelince Instagram’ın canlı yayını ve Whatsapp’ın InstaStory’yi andıran ‘durum’ özelliği maalesef istenilen ‘hype’ı yakalayamadı. Bu ayın en trendy application’ı ise Houseparty! Birçok kişiyle aynı anda görüntülü konuşma imkânı sunan Houseparty’de başka arkadaşlarınızın başlattıkları konuşmalara davet edilmeden de katılabiliyorsunuz. Benden başka birileri de; hiç beklemediği gruplar ve eğlenceli konuşmalara şahit olmuş olmalı ki, application’ın popülaritesi gün geçtikçe artıyor.

Öbür yandan, kahvaltı ve hamburger konusunda çıtaları yükselten Petra’nın; sadakat kartını teknolojik ortama taşıdığını da sizlerle paylaşmak istedim. Neredeyse tüm kahvecilerin verdiği on kahveye bir kahve hediye hikayesini sıradan bir kartvizitimsi kağıda damga olarak basmak yerine; telefonunuzun ‘wallet’ uygulamasında kart oluşturup online olarak okutacağınız şekle getirmişler.  Böylece kartınızı hem yanınızda taşımıyor hem de kaybetmemiş oluyorsunuz...

 

 

*****************

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın! Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın