´Mind Mapping´ ile eğitim

Öğrenmeyi hızlandıran ve daha kalıcı hale getiren Mind Mapping Türkiye kurucusu Aykut Açkalmaz, bu sistemin okullarda uygulanabilmesi için eğitimler veriyor. Şişli Terrakki Lisesi Edebiyat Öğretmeni Zeynep Tekbaş ile yaptığım sohbette Mind Mapping’in müfredata uygulanmasını konuştum. Dileğim tüm çocukların bu şekilde kalıcı ve kolay öğrenilen bir yöntem ile eğitimlerini daha verimli hale getirmeleri.

Mind Mapping yöntemi ile iki sene önce tanıştığımda çok etkilendim. Öğrenmeyi hızlandıran ve daha kalıcı hale getiren bu yöntem 40 yıl önce Tony Buzan tarafından İngiltere’de geliştirildi. Türkiye’de Mind Mapping’in kurucusu Aykut Açkalmaz tarafından gerek kurumsal gerek ise bireysel eğitimlerle hızlıca yayıldı. Mind Mapping ile tanıştığımda bu yöntemin okullarda kullanılmasının ne kadar faydalı olacağını fark etmiştim. Türkiye kurucusu Aykut Açkalmaz da aynı yolda hızlı adımlarla ilerledi ve okulların bölüm başkanlarına, öğretmenlerine bu eğitimi vererek derslerde uygulamalarına imkân yaratmış oldu. Böylece alanında uzman bölüm başkanları veya öğretmenler Mind Mapping’i müfredata nasıl uygulayacaklarını Aykut Bey ile birlikte geliştirip öğrencilerin dersleri daha verimli ve kalıcı bir yöntemle öğrenmelerini sağlamaktalar.

Şişli Terrakki Lisesinin Edebiyat öğretmenlerinden Zeynep Tekbaş ile yaptığım sohbette Mind Mapping’in müfredata uygulanmasını konuştum. Dileğim tüm çocukların bu şekilde kalıcı ve kolay öğrenilen bir yöntem ile eğitimlerini daha verimli hale getirmeleri.

Okullarda öğrenmeyi engelleyen etmenlerin başında neler gelmekte? Deneyimlerinize dayanarak çözüm önerilerinizi paylaşır mısınız?

Okullarda öğrenmeyi engelleyen etmenlerin başında Türk edebiyatı ve dil anlatım ders kitaplarının farklı düşünmeye izin vermeyen, kesin yargılar içeren ve son noktayı koyan ifade tarzlarıyla karşı karşıya oluşu geliyor. Ders kitaplarındaki düşünceye sınır çizen bu metotlara farklı bir bakış açısı getirmek gerekiyor. Klasik öğretim yöntemleri yeni kuşak karşısında maalesef ömrünü tamamladı.

 ‘Z’ Kuşağını ve teknolojiye olan tutkularını nasıl değerlendirirsiniz?

‘Z’ kuşağının teknoloji karşısındaki eğilimlerini de göz önünde bulunduracak olursak yepyeni bir öğrenme sürecine doğru yelken açmış olacağız. Nitekim, alternatif düşünceleri ortaya koyan ve düşünceye sınır çizmeyen yeni bir yöntem geliştirdik. Eski metotlarla, okuldaki öğrenmenin bilgi depolamaktan öteye geçmemesinden dolayı öğrencilerin zihinlerini köreltici etkisini görmekten de yoğun bir şekilde rahatsızlık duymaktayız. Örneğin Türk Edebiyatı’nın soyut ve yaşamdan kopuk bölümlerini klasik yöntemlerle öğrencilere kavratmaya çalışmak ezberciliğin ötesine geçmemekte. Ezberci eğitimse sadece gerçek öğrenmeyi engellemekle kalmamakta; öğrencinin bireyselliğini yok etmekte, özgün düşünceyi sınırlamakta ve yerleşik düşünme kalıbına uymayan yeni verilerin değerlendirilmesini engellemekte. Öğrenme sürecinin sonunda öğrenciler teknoloji kullanarak zihinlerinde oluşan bilgiyi haritalayarak kırk elli sayfalık konuyu tek bir haritada görebilecekler. Teknoloji bu sefer zaman yönetimi konusunda onlara destek verecek, öğrenmiş oldukları konuya döndüklerinde 2-3 dakikada bir üniteyi tekrar etme şansını yakalayacaklar. Eğitim sistemimizi daha verimli hale getirmek için, çocukların alternatif düşünceleri ortaya koyan ve düşünceye sınır çizmeyen kullandığınız bir yöntem var mı?

 21. yüzyılda eğitim programlarının öğrencilere çok yönlü, soyut, eleştirel, yaratıcı, bağımsız düşünme; problem çözme, etkili iletişim becerileri kazandırma, bilgi üretme, öğrenmeyi öğrenme, kendilerini değerli hissetme, kapasitelerine güvenmenin ancak Mind Mapping gibi yapılandırmacı eğitim anlayışının ve bunun gibi yöntemlerin ürünü olacağını düşünüyorum. Öğrenciler yine farklı eğitim yöntemleriyle farkına vardıkları bilgileri kendi ‘Mind Mapping’lerine dökecekler, böylelikle Türk Edebiyatı dersi ezberden kavramlara ve şekillere bağlanacaktır. Bu yöntemle bilginin transferi, grupla öğrenme alanından çıkarak kişisel öğrenme alanına girecektir.  Bu da, öğrencinin asıl ihtiyacı olan bilginin özümsemesini sağlayacak ve yeni bilgilerin çıkarımı ise ders saatinde sınıfta öğretmenleri ve sınıf arkadaşlarıyla işbirliği içinde gerçekleşecek. Bu yöntem sayesinde öğrenciler ‘öğretenleri tarafından bilgilendirilen’ kişilerden, ‘bilgiye ulaşan ve bilgiyi bir sonraki adıma taşıyan’ kişilere dönüşecek. Bu şekilde planlanan bir Türk Edebiyatı dersinin örnek planı ekte yer almaktadır. Bu plan çerçevesinde ‘Flipped Classrom’ tekniğiyle ön çalışma yapan öğrencilerimiz hem Tanzimat 2. dönem romanının özelliklerini ön hazırlıkla kavrayacaklar hem de önceden bildikleri Romantik akımın ikinci dönem romanında nasıl realist akıma dönüştüğünü ve bu akımın roman üzerindeki belirgin etkilerini kurgulayabilecekler. Tanzimat 1. dönem romanında görülen kusurların ikinci dönemde nasıl giderilmeye başladığınım adım adım farkına varıp bunu bilgiye dönüştürebilecekler.

Farklı edebiyat öğrenme sahasına bakacak olursak; biz bu programda, farklı eğitim yöntemleriyle kısa zamanda kavrattığımız konuları ‘mind map’ler aracılığıyla öğrencilerimiz için kalıcı kılmak istiyoruz. LYS Türk Edebiyatı müfredatı edebi bilgilerin yanı sıra, edebi dönemlerin zihniyet alanlarını da kapsayan geniş bir edebiyat tarihi ile şekillendirildi. Bugün LYS puan türlerinde TS1, TS2, TM3 gibi alanların can damarı haline gelen LYS 3, (Türk Edebiyatı+ dil ve anlatım) toplam 56 sorudan oluşuyor. Bu soruların 35 tanesi Türk Edebiyatı’nın geniş yelpazesinden oluşturuluyor. Tüm bu edebiyat yelpazesini kategorilere ayıracak olursak:

Dönemsel zihniyet bilgisi (Türk edebiyatının dönemleri), Tür – şekil bilgisi, Eser- yazar/şair bilgisi.

 Mind Mapping ile dersinizi ezberden kavramlara ve şekillere bağlayıp bilgiyi hafızda nasıl kalıcı hale getirebiliriz?

Her şeyden önce şekiller ve resimler aracığıyla bilgiyi hafızaya gömmek oldukça etkili bir yöntemdir, bunu söylemek isterim. Hafızayı kısa sürede canlandıracak olan ‘map’ler bilgiyi sürekli sıcak tutacaktır. Görselin altındaki derinliğe bakmak gerektiğini düşünüyorum. Bilgi ne kadar özümsenmişse öğrencinin haritası için seçeceği görsel o oranda güçlü geliyor.

Anladığım kadarı ile Mind Mapping ile derslerin interaktif, etkileşimli ve uygulamalı işleneceği bir ortam oluşturduğunuzu düşünüyoruz. Bunun sonucunda öğrenme ortamındaki kazanımlar nelerdir?

Farklı öğretim yöntemlerinden sonra Mind Mapping ile sonuçlandırdığımız eğitimin sonucunda:

• Öğrenci istediği yerde istediği zaman dersi dinleyebilecek, öğrenme ortamı özgür kılınacaktır.

• Her öğrencinin dersi anlama hızı aynı olamayabilir, oysa Flipped Classroom’da öğrenci dersi videodan istediği hızla izleyebilir, tekrarlayabilir. Sonuçta oluşturulan zihin haritası artık ona ait olan kalıcı bilgidir.

• Dersler interaktif, etkileşimli ve uygulamalı işleneceği için öğrencinin konuyu özümsemesi daha kolay olur.

• Öğrenci dersi grup çalışmasıyla yürüteceği için derse karşı ilgisiz kalamayacak, dersi dinlememesi söz konusu olamayacak.

• Öğrenciler işbirliği ve tartışmalar sayesinde beraber yeni bilgi üretebilecekler.

• Tüm öğrenciler birebir kişisel eğitim almış olacak.

• Öğrenci, dersten önce daha alt düzeydeki bilgi edinme ve anlama gibi bilişsel etkinlikleri gerçekleşecektir. Ders sırasında akranları ve akademisyenin desteği ile uygulama, analiz, değerlendirme ve yaratma gibi daha üst düzeydeki bilişsel etkinliklere odaklanacak.

• Zihin haritaları Türk Edebiyatı ve Dilbilgisi Eğitimine konulmuş son noktadır.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın! Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın