‘Alis Harikalar Diyarında’ki karakterlerin 21. yüzyıl toplum yapısını yansıtması

Karen Ancel

 

Küçüklüğümden beri ‘Alis Harikalar Diyarında’ filmine hayranlık duymuş, defalarca hiç sıkılmadan ve her seferinde yeni çıkarımlarda bulunarak izlemişimdir. Karakterlerin her birinin yaratılışındaki özgünlük ve filmin akışında Alis’in kendisini bir ‘kişilik karmaşası’ içinde bulması filmi benim için son derece heyecanlı kıldı. İlk kez altı yaşında, dünyamızdaki birçok kötülükten habersiz, küçük bir kız olarak bu filmi izlediğimde verilmek istenen mesajları tam olarak kavrayamamış olsam da, üzerimdeki etkisinin çok derin olduğunu anımsıyorum. Ancak artık altı yaşında değilim. Etrafımdaki dünyanın bilincinde, aldığım eğitimle ve hayatta başarılı olmak için genç yaşımdan itibaren verdiğim mücadeleyle 21. yüzyıl insanının içinde bulunduğu zorlukların ve rekabetin farkındayım. Bu farkındalığım filmi her izlediğimde daha da gelişti. Filmdeki karakterlerin birçoğu ile günlük hayatta karşılaştığım çeşitli insan tiplerinin arasındaki paralelliği, filmdeki bazı sahnelerin çok benzerini her gün benim veya etrafımdaki insanların yaşadığını anladım. Buna verilecek en iyi örnek ana karakterlerden biri olan takım elbiseli tavşan ve yaşadıkları...

Filmin başında delirmişçesine koşan ve “Geç kaldım, geç kaldım!” diye bağıran takım elbiseli bir tavşanla karşılaşıyoruz. Tavşan, elindeki çalar saatiyle sürekli bir bakışma içerisinde olup, elleri ayakları titreyerek işe geç kalmanın stresiyle boğuşmaktadır. Bu basit olay hepimiz için tanıdık bir hissi çağrıştır. Öğrenci veya meslek sahibi herhangi bir 21. yüzyıl insanı bu stresle hayatında mutlaka bir veya birçok kez başa çıkmak zorunda kalmıştır. Geç kalırsak yapmamız gereken açıklama, sonucunda kaçıracağımız ders veya artacak iş yükü, öğretmenimizden veya patronumuzdan işiteceğimiz azar; bunların hepsi bizde gerginlik yaratan ve stres seviyemizi yükselterek sağlığımızı uzun vadede tehlikeye atan faktörlerdir. Benzer örnekler olarak başka karakterleri de 21. yüzyıl insanına benzetebiliriz. Alis, takım elbiseli tavşanı yakalamaya giderken Tweedledum ve Tweedledee adındaki ikizlerle karşılaşır. Alis yoluna devam etmeye çalışırken bu iki insan onun önüne geçer ve onu yolundan saptırmaya çalışır. Alis her kaçmaya çalıştığında onu engelleyerek yaklaşmaya çalıştığı tavşanın ondan giderek uzaklaşmasını sağlarlar. Bu ikizler hedeflerimize ulaşmaya çalışırken önümüze geçerek bizi tökezletmeye, hatta düşürerek geride bırakmaya çalışan insanları temsil eder. Yaşadığımız devrin yüksek rekabet ve entrika dolu dünyasında bizi zirveye ulaşmaktan alıkoymaya çalışacak çok fazla insan olacaktır. En çok güvendiğimiz insanlar bile yeri geldiğinde kendi çıkarları için ayağımıza taş koymak için ellerinden geleni artlarına koymayacak, düşüşümüzü keyifle izleyeceklerdir. Alis, verdiği amansız mücadeleyle ve benliğindeki içsel güçle bu ikizlerden kurtulmayı ve yoluna devam etmeyi başarır. Bize bu film ile aktarılmak istenen mesaj da hayata aynı Alis gibi yaklaşmamız gerektiğidir.

Filmin devam eden sahnelerinde Alis’in dev çiçeklerin bulunduğu kocaman bir bahçeye girdiğini görüyoruz. Buradaki çiçekler, Alis’i uzun bir süre inceledikten sonra onu bir çiçek olarak değil, çalı parçası olarak algıladıklarını, onların bir parçası olmadığını ve onu orada istemediklerini söyler. Kısacası kendilerine benzemeyen bu varlığı aralarına almayı reddederler ve Alis’i iterek onu bir bakıma zorbalığa, hayatımızda birçok kez uğradığımız bu son derece çirkin davranış şekline maruz bırakırlar. Bu filmde çiçekler, farklı olduğumuz için bizi yargılayan insanları sembolize ediyor. Yaşadığımız süre zarfınca birçok insan bizi ‘farklı’ olduğumuz veya düşündüğümüz için yargılayacak ve fikirlerimize saygı duymayacaktır. Bu insanlarla başa çıkmak yaşadığımız yüzyıla özel bir mücadele değildir. Tarihte her devirde sıradanlıktan ayrılan, düşünceleri veya duygularıyla ‘farklı’ olarak addedilen insanlar olmuştur. Her ne kadar 21. yüzyılda bu dışlayıcı yaklaşımın artık kalmadığı düşünülse, kalmaması arzu edilse de, genel çoğunluktan farklı görüşleri ve/veya görünüşleri olan, marjinal olarak nitelendirilebilen insanlar hayatlarının bir bölümünde dışlanmayı, haksız yargılanmayı yaşamıştır. Alis de aynı bahsettiğim gibi dev çiçekler tarafından dışlanmış, farklı olduğu için zorbalığın kurbanı olmuştur. 21. yüzyıl insanının başarılı ve mutlu olmak için verdiği mücadeleler ile ‘Alis Harikalar Diyarında’ filminin ana karakterlerinin sergilediği davranışlar ve deneyimledikleri olaylar arasındaki benzerlik gerçekten izlemeye ve düşünmeye değer...

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın! Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın