“Annem ve babam bu kadar korkuyor ve endişeli ise demek ki durum çok kötü! Ben de korkmalıyım!”

Gerek ülkemizde yaşananlar gerekse dünyada olan olaylar epey üzücü. İster istemez çocuklarımız da bunları duyuyor, bunlara şahit oluyor.

“Annem ve babam bu kadar korkuyor ve endişeli ise demek ki durum çok kötü! Ben de korkmalıyım!”

Ben bir uzman değilim. Ancak bunca yıldır okuduğum kitaplardan ve katıldığım tüm eğitimlerden ve tabii ki kendi tecrübelerimden biliyorum ki çocuklarımızın bizim endişe ve korkularımızı içselleştirmeleri için bizden bu hislerimizi direkt olarak duymalarına gerek yok. Evde yaşanan ortamdan sözlü veya sözsüz olarak etkileniyorlar. Özellikle 11-12 yaşına kadar olan çocuklar birer sünger gibiler. Evet, biliyorum, elde olmayan sebeplerden bizler de istemediğimiz durumlara maruz kalıyoruz ve tabii ki etkileniyoruz. Çünkü insanız. Eee peki neden yazdın bunca kelamı diye sorarsanız diyeceğim şudur ki; en azından dikkat edebiliriz. Yangına körükle gitmeyebiliriz. Onların gerçekliğini korku ve endişe tohumları ile beslemeyebiliriz. Çünkü aslında bunların hepsi geçiçi. Olayların hangi yönde ilerleyeceğini, hayır mı şer mi olacağını kimse bilemez. Tüm bu olaylar bittikten sonra çocuklarımızın gereksiz bilgi yükünden dolayı duygu dünyalarında bırakacağı hasarı düşünebiliriz. Bu bilgilerin onlara faydası olmayacağı kesin. Bu sebepten onların yanında konuşurken daha duyarlı olabiliriz. Gerekmedikçe onların yanında televizyon ve haber seyretmeyebiliriz.  Ve tabii ki, yaşı daha olgun çocuklarımıza, ergenlerimize olayları panik yapmadan aktarıp, her okudukları ve duyduklarına inanmamalarını, ancak bazen hayatta tedbirli olmak gerektiğini, kafasına takılan herşeyi büyükleri ile paylaşmasını sağlayabiliriz.

Ve unutmayalım ki bu onların yaz tatili, tüm kış bu günleri beklediler. Şimdi eğlenme ve kafalarını boşaltma zamanı. Çocuklarla vakit geçirmek, eğer kendinizi onlara teslim ederseniz, ve gerçek anlamda dış dünyadan koparsanız, terapi gibidirler. Çünkü onlar anda kalabilirler ve sizi de anda tutarlar. Ama bunun için kendinizi internetten kopartmanız gerek, bir süreliğine de olsa denemeye değer!

Hepimize sevgi ve huzur dolu günler diliyorum. Sevgi ile kalın, sevgiyi paylaşın çünkü dünyanın tek ihtiyacı olan ilacı sevgi! Yeterli gelemediğinde ise dozunu arttırın demiş doktorlar!

 

SİNEMALARDA NELER VARMIŞ?

Buz Devri: Büyük Çarpışma, sinemalarda bile

dev

The BFG: Dünyaca ünlü Matilda ve Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nın yazarı Roald Dahl’ın beyazperdeye uyarlanan yeni filminde fantastik bir dünyanın kapıları açılıyor.

Doraemon: Taş Devri Macerası – 22 Temmuz’dan itibaren sinemalarda… Ne okulda ne de evde aradığı huzuru bulamayan Nobita sonunda evden kaçmaya karar verir. 70.000 yıl öncesine giderler. Yani çok çok az insanın yaşadığı, yeryüzündeki toprakların henüz kimsenin olmadığı zamanlara... Heyecan ve kahkaha dolu bir macera yaşayacaksınız!

Ghostbusters: Hayalet Avcıları – Uzun yıllar önce olay yaratan ve küçük büyük herkesin ilgisini kazanan Hayalet Avcıları geri geldi! Artık geceleri rahat uyuyabileceksiniz! 29 Temmuz’dan itibaren sinemalarda...

 

Engineering For Kids atölye çalışması ile Oyuncak Müzesi’nde

Çocuklar paraşütleri açın, inişe geçiyoruz!

Bilimi, teknolojiyi, mühendisliği ve matematiği kullanarak çözüm ortaya koymaya teşvik eden EFK, 31 Temmuz Pazar günü Uzay ve Havacılık Mühendisliği aktivitesi ile Oyuncak Müzesi’nde çocuklarla buluşacak. EFK’da verilen Uzay ve Havacılık Mühendisliği eğitimi kapsamında yapılacak workshop, 7-11 yaş arası çocuklar için saat 11.00’de gerçekleştirilecek. Oyuncak Müzesi’ndeki workshopta çocuklar kendi paraşütlerini tasarlayarak kullanma heyecanını yaşayacak. Çocuklar aynı zamanda havanın kaldırma kuvvetini, sürtünme etkisini ve paraşütün çalışma prensiplerini uygulamalı olarak öğrenmiş olacak.

 

Kanyon’da çocuklara yaz geldi!

Bu yaz Kanyon’da İstanbul Modern işbirliğiyle temmuz ve ağustos ayları boyunca 6-12 yaş arası çocuklar için el becerilerini ve yaratıcılıklarını geliştirmeye yönelik yaz atölyeleri gerçekleştiriliyor. Çocuklar, eğitmenler eşliğinde uygulanan bu atölyelerde, yeni malzemelerle tanışacak, farklı konular üzerinde düşünüyor ve fikirlerini sanatla somutlaştırıyor.

2-3 Ağustos: Köpük Kent

9-10 Ağustos: Yel Değirmeni Atölyesi

16-17 Ağustos: Geleceği Aydınlatan Fenerler

23-24 Ağustos: Kuş Evi

Rezervasyon için: 0212 317 53 30 Katılım ücretsiz. http://www.kanyon.com.tr/#!/etkinlik/KanyondaEglenceliBirYazCocuklariBekliyor

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın