VAYETSE: Ruhunu dimdik tutmak

1724 ile 1806 yılları arasında yaşayan ve HİDA olarak bilinen Rav Hayim Yosef Havid Azulay kitaplarından birinde Yaakov’un Esav’dan kaçarken birçok deneyim kazandığını ifade eder. Midraş’ın öğretisine göre Esav Yaakov’u kaçarken öldürmesi için en büyük oğlu Elifaz’ı görevlendirir. Elifaz Yaakov’u yakalayınca Yaakov kendisini öldürmeden de babasının emrine itaat edebileceğini ve bütün mal varlığı alınmış bir kişinin zaten ölü olarak değerlendirileceğini öğretir. Elifaz Yaakov’un bütün mal varlığını alır ve Yaakov böylece ölümden kurtulur. Elifaz Yaakov’un kıyafetlerine kadar her şeyini almıştır. Yaakov en azından örtünmek için suya girmek zorunda kalır.

O sırada oradan geçen zengin bir adam suda yüzmek için durur. Elbiselerini çıkartır ve nehre girer. Ne yazık ki zengin adam suda boğulur. Bunun kendisi için yaratılan bir mucize olduğunu anlayan Yaakov adamın elbiselerini giyer ve Lavan’ın yanında geçireceği yıllara hazırlık yapmak için on dört sene boyunca Şem ve Ever’in öğrenim evinde kalır.

Yaakov’un nehirde geçirdiği süre içinde neler hissettiğini anlamak çok kolay değildir. Henüz her şeyini kaybetmiştir. Kıyafetleri bile yoktur. Geride ailesini bırakmak zorunda kalmış ve bilinmeyen bir yolculuğa çıkmak üzeredir. Durum ümitsizdir ama Yaakov ümidini asla yitirmez. Tanrı da onun için bir mucize yaratır ve Yaakov yoluna devam eder.

Zor koşullarda bulunan insanoğlunun öncelikli olarak Tanrı’nın bizim için en iyiyi bildiğini ve istediğini anımsaması gerekir. Çünkü Tanrı bizleri kendimizi sevdiğimizden daha da çok sever. Biz yaşamımızın iyi olmasını isteriz; Tanrı bunun daha da fazlasını ister. Aynı zamanda bizden çok daha iyi bir şekilde neyin bizim için iyi olduğunu bilir.

Zaman zaman yaşadığımız olumsuzluklar, zor durumlar biz bilmesek, anlamasak hatta anlayamasak da hep bizlerin iyiliği içindir.  Yaşamımızı bu doğrultuda şekillendirdiğimiz ve buna inanarak yaşadığımız zaman hiçbir sıkıntı veya krizin bizleri yıkmaya yeterli olamayacağını görürüz. Bunun için her zaman bunu bilmek ve bu doğrultuda olumlu bir görüşle yaşamak gerekir. 

Yaakov’un yaşam tecrübesi bize aynı zamanda krizlerden çıkmak için Tanrı’nın bizim asla aklımıza bile getiremeyeceğimiz yollarla yardımcı olduğunu öğretir. Yaakov’un Elifaz ile yaşadıklarından sonra düştüğü durumdan kurtulmada ona yardımcı olduğu gibi.

Bene Yisrael Kızıldeniz kıyısında beklerken görünürde sadece iki seçenek vardı. Ya denizin dalgaları arasında boğulmak ya da Paro’nun askerleri tarafından kılıçtan geçirilmek. Hiç birinin aklında denizin yırtılması ve onları öldürmek için bekleyen Mısır ordusunun yok olacağı ihtimali yoktu elbette. Ancak bu ihtimal gerçekleşmiş ve Bene Yisrael kurtulmuştur.

Zor zamanlarda ruhumuzu olumlu ve dimdik tutmak konusunda Yaakov’dan çok şey öğreniriz. Karşılaştığımız veya karşılaşılması muhtemel zorluklardan birçoğu Yaakov’un yaşadığı tecrübelerden daha zor değildir. Tanrı Yaakov’a yardım ettiği gibi bizlere de yardım elini mutlaka uzatacaktır. Bunun için Tanrı’ya inanmak, güvenmek ve ümidini asla kaybetmemek gereklidir.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın