Sağlık sistemi eleştirisi

1985’te eşcinsel olduğu pek bilinmeyen Rock Hudson’ın AİDS’ten ölen ilk ünlülerden olması dünyayı sarsmıştı. Aynı dönemde, yasadışı ilaçlarla ömrünü uzatan kovboy Ron Woodroof’un hayat öyküsünü perdeye taşıyan ‘Sınırsızlar Kulübü’ insanların sağlığından ziyade ilaçların getireceği kârı gözeten Amerikan sağlık sistemini yerden yere vuruyor.

Sağlık sistemi eleştirisi

 

Sıradışı öykülü filmin bir becerisi de, son derece antipatik bir karakteri, bir anti-kahramanı izleyiciye sevdirebilmesi. Koyu bir eşcinsel düşmanı Ron’un, AİDS olmasından sonra karakterinin geçirdiği değişimi başarıyla işleyen senaryo, hayatında hep üçkâğıtçılık yapmış şaibeli bir insanın, sistemin boşluklarından yararlanarak, başarılı bir girişimciye dönüştüğünü anlatıyor. Film,Oscar ödüllü iki oyuncusu, Matthew Mc Conaughey ve Jared Leto’nun performansları için de izlenmeyi hak ediyor

İki erkek oyuncusunun, Oscar ve Altın Küre dâhil, yılın bütün en iyi oyunculuk ödüllerini almasıyla gündeme gelen ‘Sınırsızlar Kulübü / Dallas Buyers Club’ın bence bir erdemi daha var.

Sıradışı öykülü filmin bir becerisi de, son derece antipatik bir karakteri, bir anti-kahramanı izleyiciye sevdirebilmesi.

Yaşanmış bir hayat öyküsünü perdeye taşıyan film, 1980’lerde yaşayan, içi nefret dolu, alkolik maço, kibirli bir kovboy olan Ron Woodroof gibi negatif bir karaktere izleyicinin sempatiyle yaklaşmasını beceriyor.

Mutluluk ve aşkı kovalayan sıradan insanları anlatan ‘Çılgın/Crazy’ (2005) başyapıtıyla uluslararası bir üne kavuşan Kanadalı yönetmen Jean-Marc Valée,  ‘Sınırsızlar Kulübü’nde kamerasını AİDS’in ilk yıllarına doğrultuyor.

1985’te eşcinsel olduğu pek bilinmeyen Rock Hudson’ın AIDS’ten ölen ilk ünlülerden olması dünyayı sarsmıştı.

İnsanların sağlığından ziyade ilaçların getireceği kârı gözeten, dev ilaç firmalarının boyunduruğu altına giren Amerikan sağlık sistemini yerden yere vuran ‘Sınırsızlar Kulübü’, ilaç şirketlerinin de ipliğini pazara çıkarıyor.

Amerikan Sağlık Bakanlığı’nın AİDS virüsü kapan hastaların kullanmasına izin verdiği tek ilaç olan AZT’nin kendisini hızla ölüme sürüklediğini fark eden Ron Woodroof’un, alternatif yöntemler kullanarak ömrünü uzattığını, film ibret verici bir atmosfer içinde anlatıyor.

Bahis ve uyuşturucu işi yapan, elektrikçi Ron (Matthew Mc Conaughey), eşcinsel düşmanı, homofobik, transfobik (part time rodeoculuk yapan) bir kovboydur.

Geceleri kendisi gibi sert adamlarla barlarda içki içen, seks işçilerine takılan, dünyayı kendisi gibi algılayanlar dışında herkesten nefret eden Ron, korumasız ilişkiler sonunda AİDS olduğunu ve 30 günlük bir ömrünün kaldığını öğrenir.

Bunun bir gay hastalığı olduğuna inanan, kadın düşkünü ve eşcinsel düşmanı olduğu için, virüsü taşıdığını kabul etmeyen Ron, başvurduğu hastanenin katı kalpli doktorunun (Denis O’Hara) ve sevecen asistanı Eve (Jennifer Garner)in tavsiyesine uymak zorunda kalır.

TUHAF BİR AMERİKAN RÜYASI

 

Tavsiye edilen ilacın kendisini hızla ölüme sürüklediğini fark edince, Ron alternatif tedavilerin arayışına başlar. AİDS hastaları için yurtdışında üretilip Amerika’da izni olmayan, Meksika’daki gıda takviyesi ağırlıklı bir ilacı dener ve bunun ömrünü uzattığına tanık olur.

‘Dallas Buyers Club’ adını verdiği, alternatif bir ilaç satma şebekesi kurup, buraya başvuran hastalara bu ilaçları satmaya başlar.

Hastanede tanıtşığı, transeksüel olduğu için aşağıladığı transgender Rayon’un (Jared Loto) geniş çevresinden yararlanmak için, kendisini yanına ortak olarak alır. Aynı hastalıktan muzdarip Rayon ile birlikte ilaçları yasadışı yollarla ülkeye sokup, AİDS’li hastalara satan ölüm döşeğindeki Ron, ünlü ve zengin iş adamına dönüşür.

Ofisinin önünde, her gün yeni müşterilerin beklediği Ron, bir anda yeni bir Amerikan rüyasının kahramanı olur. Film bu aradaki karakter değişimini ustalıkla perdeye yansıtır.

Koyu, bağnaz eşcinsel düşmanı Ron, AİDS olduktan sonra eşcinsellere olan tavırlarını değiştirir. Onlara karşı daha toleranslı davranıp, tepeden baktığı Rayon’a dahi hoşgörüyle yaklaşır.

Bu değişimde, kendisine Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu’nun açtığı savaşta yanında duran, desteğini hiç esirgemeyen Doktor Eve’in de büyük bir katkısı vardır.

Irkçı ve şovenist bir insan iken, zamanla eşcinsel kadın ve erkeklere saygı duyan, bazılarına sevgi ile yaklaşan Ron’un değişimini ustalıkla yansıtan senaryonun başka meziyetleri de var.

Craig Borten ve Melisa Wallack’ın müştereken yazdıkları senaryo, bir adamın hayatta kalma mücadelesine paralel olarak, 1980’lerin AİDS’e bakış atmosferini, sağlık sisteminin AİDS hastalarına hizmette geri kaldığını, ilaç şirketlerinin dümen suyunda kalmalarını bir arada işliyor. Aynı senaryo hayatında hep üçkâğıtçılık yapmış şaibeli bir insanın, sistemin boşluklarından yararlanıp başarılı bir girişimciye nasıl dönüşebileceğini anlatıyor.

AKADEMİ FİZİKSEL DÖNÜŞÜMLERİ SEVER 

1963’te Montreal’de doğan Quebecli yönetmen Jean-Marc Vallée, ‘Çılgın/Crazy’deki olağanüstü başarısını, sonraki iki filmi olan, tarihi ‘Genç Victoria/The Young Victoria’ (2009) ve Vanessa Paradis’li aşk filmi ‘Ruh Eşim’,  ‘Café de Flore’da (2011) sürdüremedi.

Kariyerinde bir kilometre taşı oluşturan ‘Sınırsızlar Kulübü’ üç Oscar ödülü kazandı. Matthew Mc Conaughey’in En İyi Aktör, Jared Leto’nun En İyi Yardımcı Aktör’ ödüllerinin dışında, film En İyi Makyaj ve Ses Tasarımı dalında bir Oscar daha aldı.

Akademi, Vallée’yi En İyi Yönetmen dalında Oscar’a aday yapmadı ama, John Mac Murphy takma adıyla filmin kurgusunu yapan Vallée’yi En İyi Kurgu dalında Oscar adayları arasına soktu.

Kanadalı yönetmen bu günlerde Reese Witherspoon ile çevirdiği yeni filmi ‘Wild’ın montajını tamamlıyor.

2000’de ‘Requiem For A Dream’ için 11 kilo veren, ‘Chapter 2’ filmi için 100 kiloya çıkan Jared Leto, ‘Sınırsızlar Kulübü’nde 50 kiloluk bir transeksüeli canlandırıyor.

‘Makinist’te ve Steve Mc Queen’in ilk filmi ‘Açlık/ Hunger’da (2008) açlık grevi yapan İRA aktivisti Bobby Sands’i canlandıran Christian Bale gibi, müthiş bir değişim geçiren Matthew Mc Conaughey, yeni imajıyla hayranlık uyandırdı. Fiziksel dönüşümlerden, fiziki bir farklılık getiren tiplemelerden etkilenen Akademi, her iki oyuncunun olağanüstü etkileyici performanslarını, (beklendiği gibi) Oscar ödülleriyle değerlendirmekten geri kalmadı.

Özetle, bu akıcı ve mizahi anlatımlı, gözalıcı toplumsal eleştirili film izlenmeyi hak ediyor.

‘DALLAS BUYERS CLUB’

Yön: Jean-Marc Vallée

Sen: Craig Borten-Melisa Wallack

Gör: Yves Belanger

Oyn: Matthew Mc Conaughey- Jennifer Garner- Jared Leto- Denis O’Hare


 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın