Evrenin şarkısı PEREK ŞİRA-3

Yahudiliğin çevre ve unsurlarına verdiği önemi vurgulamak için birkaç ay önce başladığımız Çevreci Tora yazı dizisi kapsamında, son olarak Evrenin Şarkısı Perek Şira kitabını ele almış ve en son, sebzelerle otlarda kalmıştık. Yazımıza bıraktığımız yerden devam ediyoruz

Evrenin şarkısı PEREK ŞİRA-3

Horoz der ki: “Kutsal Olan -Adı Mübarektir- Gan Eden’deki dürüstlere geldiği zaman, cennet bahçesindeki bütün ağaçlar güzel kokular yayar, Onu yüceltir ve överler ve o zaman horoz da ayaklanır ve övgüye başlar” (Zohar, Vayakel).

Horoz, uyanmaya çağrıyı, göreve daveti temsil eder. Aşem, yeryüzünde Kendisine sadakatle hizmet eden dürüstlerin ruhları ile bir arada olmak için Gan Eden’e geldiğinde, cennetin ağaçları Ona övgü şarkıları söyler ve kokularını yayarlar. Horoz da esinlenir ve onların şarkılarına katılır. Hayvanlar âleminde horozun rolü şudur: Yeni bir günün doğduğunu anlamak ve insanın bu günden gereğince yararlanmasını sağlamak.

Horozun her ötüşü, giderek sertleşen farklı mesajlar verir.

Birinci ve ikinci ötüş: “Kaldırın pervazlarınızı, ey kapılar, ve yükselmiş olun, ebedi büyük kapılar, böylece girebilsin Yüce Kral. Kimdir bu Yüce Kral? Aşem, güçlü ve kudretli, Aşem, savaşta kahraman (Teilim 24:7-8).

Üçüncü ötüş: “Kalkın ey dürüstler ve Tora ile uğraşın ki, ‘Gelecek Dünya’da ödülünüz iki katına çıksın.”

Dördüncü ötüş: “Kurtarmanı ümitle bekliyorum, Ey Tanrım!” (Bereşit 49:18).

Beşinci ötüş: “Daha ne kadar yatacaksınız, ey miskinler! Uykunuzdan ne zaman kalkacaksınız?” (Mişle 6:9).

Altıncı ötüş: “Uykuyu sevmeyin aksi halde yoksullaşırsınız. Gözlerinizi açın, o zaman yiyecekle doyacaksınız” (Mişle 20:13).

Yedinci ötüş: “Aşem’in harekete geçtiği an da gelir, Tora’nı reddettiler (Teilim 119:126).

Nasıl, ilginç değil mi sevgili okurlar?

Tavuk - “O, her canlıya ekmek verir, çünkü şefkati ebedidir” (Teilim 136:25).

Tavuk koşup zıplayarak toprağı eşeler ve yiyecek bulur. Bu bir inanç dersidir. Tavuğun yiyeceğini veren Tanrı, kendisine inanan herkesin ihtiyaçlarını karşılar. Bundan kimsenin şüphesi olmamalıdır. İnsanın rızkını veren patronu ya da müşterileri değil, Aşem’dir.

Kartal - “Ve Sen Aşem, Orduların Tanrısı, Yisrael’in Tanrısı, tüm ulusları hatırlamak için uyan, günahkârları affetme” (Teilim 59:6).

Yükseklerde uçan görkemli kartal, kuşlar âleminin kralıdır. İyi bir kral, kendisine bağımlı olanlara karşı merhametlidir; buna karşın, kötülük ve şiddete tahammül göstermez. Kartal’ın verdiği mesaj şudur: İnsanoğlu cömertlik yaparken sağduyulu olmalıdır. Cömertliği, hak edenler almalıdır. Dünyanın huzurunu bozanlara karşı merhamet göstermek, zulümdür.

Turna - “Aşem’e kinor (bir çalgı aleti) ile şükredin, on telli nevel ile ona şarkı söyleyin” (Teilim 33:2).

On rakamı, ‘tam’olmayı temsil eder. On telli lir, sekiz notalık normal müzik portesini ötesine ulaşan ve bitmeyen bir övgü şarkısını simgeler. Turna gün boyunca cıvıldar, şarkı söyler ve havada dans eder, böylece bütün insanları Tanrı’nın büyüklüğünü görmeye ve Ona şükretmeye çağırır.

Kuş - “Kuş dahi kendine bir ev buldu ve hür kuş, yavrularını koyacağı yuvayı; sunağında ol Ey Aşem, Orduların Aşem’i, Kralım, Tanrım” (Teilim 84:4).

Sevecen anne kuş, yavruları kayıpsa yuvasına geri dönmez. Onları bulup yuvaya geri getirinceye kadar, yorulmak bilmeden uçar durur. Sürgündeki Yisrael, Bet Amikdaş ve annesinin kanadının altı olmayan, kaybolmuş yavru kuş gibidir. Tanrı’nın sunağının özlemini çeker. Tanrı ise Yisrael’in pişman olmasını bekler ki, onu temelli eve geri getirebilsin.

Kırlangıç - “Böylece ruhum Sana ilahi okuyabilsin ve sessizliğe gömülmesin, Aşem, Tanrım, ebediyen Sana şükredeceğim” (Teilim 30:13).

Kırlangıç, Tanrı’nın merhametli Elini, ne olursa olsun her yerde göreceğini ilan eden Kral David gibi, övgü şarkıları söylemeyi hiç kesmez. Hiç sessiz kalmaz çünkü Tanrı’nın iyiliği hiç bitmez.

Yırtıcı kuş - “Yardım bana Aşem’den gelir, gökleri ve yeryüzünü yapan” (Teilim 121:2).

Yırtıcı kuşlardan nefret edilir. İnsanlar onları avlayarak yok etmeye çalışır ama Aşem onları korur. Bazen insanın çevresini düşmanlar sarar; hayatta kalması umutsuz gibidir. Ancak kişi, Tanrı’nın yardım edeceği konusunda umudunu hiç yitirmemelidir, çünkü hiçbir şey Onun gücünü aşmaz. Bu yüzden en nefret edilen yaratıklar bile Aşem’e inanç şarkıları söyler ve hayatta kalır.

Fırtına kuşu -  “Sadık olana ışık göründü ve dürüst kalpler için sevinç” (Teilim 97:11).

Fırtına kuşu okyanusun üzerine uçarken gelmekte olan fırtınayı sezer ve sığınmak için bir gemiye doğru uçar, böylece gemicileri tehlikeye karşı hazırlıklı olmaları konusunda uyarır. Her zaman Tora’nın emirlerini yerine getiren dürüst insanlar, durum ne kadar zor olursa olsun, Aşem’in her zaman yanımızda olduğunu bilir. Bu yüzden her zaman sevinçlidirler. Gelmekte olan fırtınayı sezer ancak Tanrı’ya güvenlerini korurlar. Sevinçli olmak bir mitsva’dır sevgili okurlar.

Yarasa -  “Teselli et, halkımı teselli et, der Tanrın” (Yeşaya 40:1).

Yarasalar, kuşlar gibi kışları sıcak yörelere göç etmez. Kış uykusuna yatar ve vücut ısılarını muhafaza edebilmek için diğer yarasalara sokulur. Aynı şekilde, sürgünün kışında, Yahudi halkına teselli veren de bu davranış şeklidir. Mirasımızdan kaçmaz, toplumumuzdan uzaklaşmaz ve Tanrı’ya sadık olan kardeşlerimizle bir arada olmaktan teselli buluruz. 

Leylek - “Yeruşalayim’den teselli edici şekilde söz et ve ona, sürgün döneminin tamamlandığını, suçlarının affedildiğini duyur zira o, günahlarının karşılığını Aşem’in Elinden iki misli aldı” (Yeşaya 40:2).

Bilgelerimiz, leyleklerin kendi cinslerinden olanlara iyi davrandığını ifade eder. Bu yüzden leylek, sevecen iyiliği (hesed) temsil eder. Bilgelerimiz leyleklerin her zaman belli programa uyduğunu ve ona göre ortaya çıktıklarını da söyler. Bunlar kaçınılmaz kurtuluşun iki özelliğidir. Tanrı kurtuluşun geldiğine karar verdiğinde, dünyadaki hiçbir güç bunu geciktiremeyecektir ve kurtuluşu getirmenin bir yolu da hesed’dir.      

Kuzgun - “Yavruları yiyeceksizlikten ötürü çaresiz bir şekilde Tanrı’ya seslenirken, kuzguna kim yiyecek hazırlar?” (İyov 38:41).

Bilgelerimize göre kuzgun, yavrularına karşı acımasızdır. Onları, daha kendi başlarına kalamayacak durumda iken terk eder. Açlıktan ölmeleri işten değildir ama Tanrı onları Kendi besler. Hayatta bundan büyük inanç dersi olamaz.

İnsanlar hep yarının kazancı, bir sonraki ayın yatırımı ve gelecek yılın geliri hakkında endişe eder durur. Açlıktan ölmek üzere olan yavru bir kuştan daha umarsız ne vardır? Aşem, yavru kuzgunları beslediği gibi, yoksun olanların da ihtiyaçlarını karşılar. 

Sığırcık - Evlatların ulusların arasında bilinecek ve soylarından gelenler, halklar tarafından. Onları gören hemen tanıyacak; Aşem’in mübarek kıldığı tohum olduğunu anlayacaklar” (Yeşaya 61:9).

Sığırcık, insanın arkadaş oldukları kişilere göre tanındığı konusunu simgeler. Yani “Bana arkadaşının kim olduğunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” meselesi. Bilgelerimiz sığırcığın, kaşer olmayan kuzgunla olan ilişkisi yüzünden, kaşer sayılmadığını öğretir. Buna karşılık Bene Yisrael ve soyundan gelenler, her zaman Aşem’in mübarek kıldığı halk olarak bilinecektir. 

Kaz (evcil) - “Aşem’e şükret, İsmini ilan et, eserlerini uluslara bildir. O’na şarkı söyle, müzik çal, tüm harikalarını anlat” (Teilim 105:1-2).

Evcil kaz, insanların arasında korkusuzca gezinir ve Aşem’e minnet şarkısını söyler. Bu, hepimizin ders alması gereken bir durumdur.

Yabani Kaz, çölün üstünde uçarken Yisrael’in Tora çalıştığını görünce, şöyle der: “Çölde bir ses yükselir, ‘Aşem için yolu açın, çölde düz bir patika yapın, Tanrımız için bir yol’” (Yeşaya 40:3).

“Geçim konusunda ise şöyle der: ‘İnsanlara (geçimi için) dayanan lanetlidir. Aşem’e güvenen kutsanmıştır. O zaman, Aşem onun güvencesi olur’” (Yeremya 17:5-7).

Hayatlarını Tora öğrenmeye ve öğretmeye adayanlar, çoğu zaman yabani bir kaz gibi gerçeklerden uzak kalmak ve gelişme imkânının bulunmadığı bir çölde vakit geçirmekle suçlanıp, alaylara maruz kalır. Oysa gerçek farklıdır. Tora öğrenenler ve onları destekleyenler, Tanrı’nın Sözü’nün duyulması için aracı olur.

Geçim konusuna gelince: Evrenin demirli olduğu ‘kaya’dan daha güvenli bir liman olabilir mi?

Ördek - Sonsuza dek Aşem’e güven çünkü dünyaların kuvveti Ondadır” (Yeşaya 26:4).

Kaba saba ve dayanıksız ördek, ne bulursa onu yer. Tanrı’nın herkesin yiyeceğini temin ettiğinin canlı tanığıdır. Tanrı’ya güvenmek, en büyük yatırımdır. Kimse ‘Gelecek Dünya’dan pay alacağı konusunda umudunu hiç yitirmemelidir çünkü pişmanlık ve düzelme kapıları her zaman açıktır. 

Mısır akbabası - “Onlara ıslık çalacak ve onları toplayacağım çünkü onları Ben kurtardım” (Zeharya 10:8).

İnsanlar arkadaşlarını çağırmak için ıslık çalar. Mısır akbabası, yiyecek bulmak için uzak ve yükseklere uçan, yırtıcı bir kuştur. Tanrı’nın mesajını ileten haberciler de, Tora’nın çağrısına kulak verecek kişileri bulmak için uzak ve yükseklere uçar. Çağrı açık bir şekilde ve içtenlikle yapıldığında, duyanlar toplanır ve cevap verir.

Meyve bahçesi çekirgesi - “Gözlerimi dağlara kaldırdım, yardımım nereden gelecek diye” (Teilim 121:1).

Talmud zamanında bu böcek tıbbi amaçlarla kullanılırdı. İnsanlar onu bulmak ve yakalamak için çok uğraşırdı. Hep tehlike altında ve korunaksız olması sebebiyle, insanın sürekli güvenlik arayışını simgeler: “Yardımım nereden gelecek?” Bu sorunun cevabı, Teilim’in bir sonraki dizesinde bulunur: “Yardımım Aşem’den gelir, gökleri ve yeryüzünü Yapan.”

Çekirge -  “Aşem, benim Tanrımsın, Seni yücelteceğim, Senin Adına şükredeceğim çünkü harikalar yaptın. Geçmiş planlarını tam bir sadakatle gerçekleştirdin” (Yeşaya 25:1).

Sürgün uzun, zor ve çoğu zaman sert oldu. Zalimler için ceza, zulüm görenler için kurtuluş olacağını bildiren kehanetlerden kuşku duymak ve umutsuzluğa kapılmak kolaydır. Oysa bu çekirge, aksine tanıklık eder. Sürünün sonuncusudur ama yine de ihtiyacını karşılayacak yiyecek vardır. Eğer Tanrı kötülük yapanların cezalandırılacağına karar vermişse, Onun İradesini bir çekirge bile yerine getirebilir.

Güvercin   “Kırlangıç ve turna gibi cıvıldar; kumru gibi inlerim. Gözlerim yükseklere bakar. Tanrım, hastalığımı al, benim güvenliğim ol” (Yeşaya 38:14).  “Güvercin, Kutsal Olan’ın huzurunda şu talepte bulundu: Evrenin Efendisi, yiyeceğim, bal gibi tatlı olup, et ile kana bağımlı olacağına; Sana bağımlı ve zeytin gibi acı olsun” (Eruvin 18b).  Güvercin, Tanrı’ya güveni temsil eder. Noah, toprağın kuruyup kurumadığını görmek için sular altındaki yeryüzüne bir güvercin yolladığında, güvercin ağzında acı bir zeytin yaprağı ile geri döndü. Sanki şöyle demek istiyordu. İnsanlara bağımlı olmaktansa, Tanrı’nın verdiği her şeyi yemeğe razıyım. Güvercin, kendisine kulak vereceğimizi umarak her gün bu inanç şarkısını söyler.

 

Örümcek -   “Methedin Onu çınlayan çembalolar ile methedin Onu çınlayan trompetlerle” (Teilim 150:5).

Örümcekleri kimse sevmez ama onlar, kralların sarayları dâhil, her yerdedirler. Kral David, Aşem’in niye örümcekleri yarattığını düşünüyordu ki, bir gün Kral Şaul’dan kaçarken çıkışı olmayan bir mağaraya girdi. Tanrı, mağaranın ağzına ağ yapmaları için hemen örümcekler yolladı. Kral Şaul mağaranın ağzının örümcek ağlarıyla kaplı olduğunu görünce içinde kimse olamayacağını düşündü ve geri gitti. Her şeyin bir nedeni vardır. Bu da Tanrı’yı yüksek sesle ve sevinçle övmek için yeterli bir nedendir. Sevilmeyen örümcek, bunun kanıtıdır.  

Sinek - “Bir ses ‘İlan et’ der ve peygamber sorar, ‘Neyi ilan edeyim?’ ‘Canlıların eti, çimen; ve bütün iyiliği, tarladaki çiçek gibidir. Aşem’in nefesi üstüne estiği zaman, çimen kurur, çiçek solar. İnsan çimen gibidir. Çimen kurur, çiçek solar ama Aşem’in Sözü her zaman kalır’” (Yeşaya 40:6-8). 

“Dudakların konuşmasını yaratırım: ‘Uzak ve yakın için barış, barış,’ dedi Aşem, ‘ve ben ona şifa vereceğim.’” (Yeşaya 57:19).

Bilgelerimiz kötü eğilimi, sineğe benzetir. Sinek, iyi durumdaki yiyecekleri bozar ve güzel kokuların kötüye dönüşmesine neden olur. Yeryüzünde yaşayan milyarlarca kişi arasında, Yisrael sinek kadar önemsizdir. Ancak Yisrael, Tanrı’nın amaçladığı gibi olduğunda, yararlı etkisi uzakta ve yakında hissedilir. Ne yazık ki, Yisrael görevini yerine getirmediği zaman, yemyeşil çimen kurur ve en güzel çiçekler solar.

Yazımız devam edecek, sevgili okurlar. Sizlere şimdiden güzel bir Roş Aşana dilerim. 

 

yazının ikinci bölümü

http://www.salom.com.tr/newsdetails.asp?id=87919#.Uh79YxZrIlI

yazının birinci bölümü

http://www.salom.com.tr/newsdetails.asp?id=87563#.Uh795hZrIlI

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın