BEAR - BEHUKOTAY Nereden – Nereye – Kime

“Arkadaşına eziyet etmeyecek ve Tanrı’dan korkacaksın” (Vayikra 25/17)

Raşi bu cümleyi açıklarken ‘onaut devarim’ dediğimiz bir konudan söz etmektedir. Buna göre bir kişi başkasına sözlerle gerek onu kızdırarak, gerekse kendine menfaat sağlamak amacıyla yanlış önerilerde bulunmak yasaktır şeklinde bir açıklama yapmaktadır. Tora burada bir ek ifade kullanarak kişinin Tanrı’dan korkması gerektiğini hatırlatmaktadır. Çünkü kişi bu yaptırımlar sırasında kötü niyetini kalbinin derinliklerine saklayabilir ve arkadaşını ‘seviyor’ görüntüsünü verebilir. Ancak kalbimizin en derin ve dip noktalarını çok iyi bilen Tanrı’nın karşısında suçsuz kalması olanak dışıdır. Bu yüzden Tora bizleri uyararak düşünceler konusunda da dikkatli davranmamızı istemektedir. Bir ünlü söz bunu şöyle ifade eder: “Bazı insanları bazı zamanlarda aldatabilirsin; ancak Tanrı’yı zamanların hiç birinde aldatamazsın.”

Rabi Pinhas Winston bu ifadeleri Talmud’un desteklediğini ve örneklediğini öğretir. Gemara Masehet Bava Metsia 58 B’ye göre sözlerle yapılan eziyetlere şu örnek verilebilir: hayatını dinden uzak geçirmiş bir kişi bir zaman sonra teşuva yaparak dine döner. Bu kişiye eski yaşamındaki yanlışlarını hatırlatmak yasaktır. Karşımızda Yahudiliği sonradan kabul etmiş yani ‘ger’ statüsünde biri varsa kendisine putperest günleri hatırlatmamız yanlıştır.

Birçoğumuz sadece gezmek veya vakit geçirmek amacı ile dükkânları gezeriz. Dükkân sahibi dükkâna giren her kişiye potansiyel müşteri gözü ile bakar. Talmud bu konuda bizleri uyarır. Paranız veya almak gibi bir niyetiniz yoksa bir mala alıcı gözü ile bakmayınız. Sadece gezmek için hiçbir şey satın almayacağınızdan emin olduğunuz zaman bir dükkâna girmeyiniz. Çünkü bizleri potansiyel alıcı olarak gören dükkân sahibi için hayal kırıklığı yaratmak doğru değildir.

Kral David Hititli Uriya’nın dul eşi Bat Şeva ile evlenir. Ancak bazı görüşler David’in bu ilişkiyi Bat Şeva hâlâ evli iken başlattığını iddia ederler. David Ameleh Gemara Bava Metsia 59/A’da Tanrı’ya şöyle der: “Dünyanın hâkimi! ( Utandırılmaktan damarlarımdaki kan o kadar çekildi ki) etlerimi koparsalar kanın akmayacağını biliyorsun. Negaim ve Oalot (Yaralar ve Çadırlar) öğrendikleri zamanlarda bile benimle alay ediyorlar. “Zina işleyen David hangi ölüm cezası ile cezalandırılmalıdır?” diye soruyorlar. Ben de onlara cevap veriyorum. “Asılmalıdır ama yine de gelecek dünyada yeri vardır. Arkadaşını toplum içinde utandıran kişinin ise gelecek dünyada yeri yoktur,” diyorum.

Bu gün David’in bu kadar utandırılması gözümüzde pek mümkün görülmese de o zamanlarda David halkın gözünde başka türlü görünmektedir. Teilim’de  “Even maasu abonim ayeta leroş pina – inşaatçıların aşağıladıkları taş, köşenin baş taşı haline geldi” derken zamanında pek de takdir edilmediği ortaya çıkmaktadır. David ancak ölümünden sonra düşmanları tarafından bile takdir edilmeye başlanır. Çünkü David ve ardından gelen nesiller Meşiah Aşem – Tanrı’nın meshettiği nesiller olarak bilinmiştir.

Yukarıda sözünü ettiğimiz ‘onut devarim’in temelinde yatan tehlike burada saklıdır. Gerek güvensizlikten gerekse aşırı güvenden olsa gerek başka insanlarla alay etme eğilimi her insanda vardır.  Ancak Tanrı’nın bizim alay ettiğimiz kişi hakkında gelecekte ne düşündüğünü veya nasıl bir görev vereceğini tahmin etmek mümkün değildir. David Ameleh’in düşmanları artık tarih bile değildir. Ancak David her zaman yaşamaktadır. Her gün dua ederek gelmesini dilediğimiz Maşiah da onun soyundan gelecektir.

Özellikle küçük yaşlardaki çocuklarımız başkalarıyla eğlenmek için onlarla alay ederler. Büyükler olarak bizler bu alayları çocukça bir şey olarak niteler güler geçeriz. Hâlbuki kendimizi alay edilen kişinin veya ailesinin yerine koymak, onların hissettiklerini hissetmek gerekir. Alay edilen kişinin gelecekte ne olacağı o kadar da önem arz etmez. Önemli olan arkadaşımıza verdiğimiz zarar ve bu zararın Tanrı katında olumsuz davranışlarımıza yaptığı katkıdır. Herkes bir gün yaptıklarının, söylediklerinin hesabını verecektir. Bu hafta okunan Pirke Avot’un üçüncü bölümünün hemen ilk Mişna’sında Akavya ben Maalalel şöyle demektedir. “Üç şeye dikkat et ve yanlış yapma. Nereden gelip nereye gittiğine ve günün birinde kimin karşısında hesap vereceğine bak. Nereden geldin? Bir damladan. Nereye gidiyorsun? Yerin tozuna toprağa ve kurtçuklarına. Kinim karşısında hesap vereceksin? Kralların kralı Tanrı’nın karşısında.       

 

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın