Ekonominin ana gündeminde bu hafta bir değişiklik yok. Nihayet bu hafta AB’de dananın kuyruğu kopacak. Haftasonu gerçekleşen AB Liderler Zirvesi’nde çözüm yönünde somut kararlar çıkmasa da çözüm yolunda ilerlendiği mesajlarının verilmesi piyasalar için umut ışığı oldu.

" />

AB’de ışık göründü

Ekonominin ana gündeminde bu hafta bir değişiklik yok. Nihayet bu hafta AB’de dananın kuyruğu kopacak. Haftasonu gerçekleşen AB Liderler Zirvesi’nde çözüm yönünde somut kararlar çıkmasa da çözüm yolunda ilerlendiği mesajlarının verilmesi piyasalar için umut ışığı oldu.

AB’de ışık göründü

AB Liderler Zirvesi’nden somut kararların çıkması bekleniyor. 24 Ekim Pazartesi itibariyle gelinen noktada Yunanistan’a altıncı kredi dilimi serbest bırakılıyor, Yunan tahvillerinde asgari yüzde 50 tenzilat kabul edilmiş gibi ve bankaların sermayesinin 100 milyar Euro arttırılması planlanıyor. EFSF’nin (European Financial Stability Facility) tutarının artırılması ya da kaldıraçlı işlem yapma olanağının sağlanması konusunda ise şimdilik bir gelişme yok fakat üzerinde çalışıldığı biliniyor. Peki, piyasalar bu kararlara memnun olur mu ya da piyasalar ne bekliyor? Piyasaları memnun edecek kararlar bu yönde fakat beklenen tutarlar bu rakamların iki misline yakın. Piyasalarda bankacılık sektöründe istikrarın sağlanabilmesi için bankaların 200 milyar eurodan fazla sermaye artırması bekleniyor. Fakat AB sorunun temeline inecek ve PIIGS sorununa kalıcı bir çözüm üretecek olursa bankaların bu oranda bir sermayeye ihtiyacı olmayabilir. Bu krizin çözümü de EFSF’de. EFSF’de piyasaların beklediği asgari tutar olan 1,5 trilyon Euro’luk rakama ulaşılabilir ya da kaldıraçlı işlem yapma imkânı tanınarak büyüklüğün bu tutara ulaşması sağlanabilirse, piyasalar bankaların sermaye artırımı rakamı konusunda çok fazla ısrarcı olmayabilir. Yani EFSF’nin etkinliği artırılabilirse diğer konularda şu an bahsedilen rakamlar piyasaların olumlu reaksiyon vermesini sağlayabilir.

Özetle çözümün anahtarı üzerinde en fazla tartışmanın da yapıldığı EFSF. Belirlenen tutar ya da bu tutarın kullanım şekli piyasaları tatmin ederse yılın geri kalanı kurtarılmış olur, aksi takdirde atılacak diğer adımlar teferruat olarak kalır. Piyasalar geçtiğimiz hafta tünelin sonundaki ışığı gördüler ve olumlu reaksiyon vermeye başladılar. Bu hafta o ışığın günışığı mı yoksa üzerimize üzerimize gelen başka bir trenin ışığı mı olduğunu anlayacağız. Umarız AB bugüne kadar tekrarlamakta ısrar ettiği yanlışlardan birini daha yapmaz.

ABD’de 3. çeyrek büyümesi bekleniyor

Bu haftanın en önemli verisi 27 Ekim Perşembe günü açıklanacak olan ABD’nin üçüncü çeyrek büyüme rakamı. Bu rakam öncesinde üçüncü çeyreğe ait açıklanan şirket kârlılıkları genelde olumluydu. Gelen birçok veri ABD’de ekonomik aktivitenin gelişimde sorun olmadığını işaret etti. Bu hafta açıklanacak büyüme verisiyle bu durumu teyit edeceğimizi tahmin ediyoruz. AB sorunu çözebilecek bir adım atar ve ABD’de büyüme verisi en azından beklentileri karşılarsa piyasalar mini bir ralli içine girebilir.

İç piyasa gergin

Yurtiçi piyasalardaki gerginliğin dışarıya göre daha fazla olduğunu gözlemleniyor. Bu gerginlik yurtdışında oluşacak ilk negatif havada kendini çok sert hissettirebilir. Kurlar tarafında TCMB’nin tüm hamlelerine karşın taşlar hâlâ yerine oturmadı. Geçtiğimiz hafta PPK toplantısında gecelik borç verme faiz oranlarındaki 350 baz puanlık artış, piyasalara bir gözdağı verme çabasıydı. Bu hareketin ardında, “gerekirse faiz artırımı da gelebilir” mesajı gizliydi. Fakat TCMB’nin büyümeye bu kadar açık destek verdiği bir ortamda bu olasılık oldukça düşük. TCMB’yi rahatlatacak tek gelişme ise AB’deki krizin aşılması. Aksi takdirde TCMB’yi de piyasaları da zorlu bir süreç bekliyor olacak.      

USD/TL

Dolar/TL kuru TCMB’nin geçen Perşembe günü gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına kadar tüm müdahalelere direnmeyi başardı. Son toplantıda TCMB’nin gösterge faizlere dokunmasa da borç verme faizinde 350 puanlık artış yapması, piyasalara gerekirse faiz silahını da kullanabilir mesajıydı. Bu mesaj kurda yükselişin önünü kesti. Buna rağmen kurda orta vadede hareketi belirleyen ana unsurun yurtdışı piyasalar olacağını düşünüyoruz. Bu hafta AB’den bankacılık ve PIIGS krizine kalıcı bir çözüm çıkmaz ve yeniden dolar güvenli liman olarak ortaya çıkarsa kurda yeni yükselişler kaçınılmaz olacaktır. Bu durumda kurda yukarı yönlü hareket sertleşebilir. 

Kurda aşağı yönlü hareketlerde 1,8175 civarında güçlü destek bulunuyor. Hafta içinde bu seviyelere doğru olacak geri çekilmeler 1,85/1,86 hedefli alım fırsatı olarak değerlendirilebilir. AB’den herhangi bir çözüm çıkmaması durumunda ise kurların 1,77 üzerindeki hareketinde aşağı yönlü pozisyon bulundurmak riskli olacaktır.

İMKB 30

İMKB 30’da oluşan simetrik üçgen geçtiğimiz hafta aşağı yönde kırıldı. Bu formasyonun tamamlanma hedefi 64.000/64.500 aralığı. Geçmiş dönemlerde İMKB’de oluşan simetrik üçgen formasyonlarının kırılması sonucunda formasyonu tamamlama oranı oldukça yüksek. Bu nedenle bu formasyonun tamamlanma olasılığı göz ardı edilmemeli. Bizler de bu olasılığı göz önünde bulundurarak, bu hafta içinde yeniden kırılmanın olduğu 71.000 seviyesinin üzerine atılmadığı ya da 64.000/65.000 aralığına gelinmediği sürece “long pozisyon” önerilmiyor. Eğer endeks bu formasyonu tamamlayacak ve bahsettiğimiz seviyelere kadar gerileyecek olursa, 63.700 altında stop loss yapmak kaydıyla 64.000/65.000 aralığından long pozsiyon alınabileceğini düşünüyoruz. Eğer endeks bu gerilemeyi yapmayacak ve yeniden 71.000 üzerine atacak olursa da bu seviye üzerinde aşağıda bir stop loss belirlemek kaydıyla long pozisyonlara ağırlık verilebilir.

Özetle, formasyon tamamlanmadan ya da 71.000 geçilerek bu formasyon iptal olmadan bu hafta içinde ‘trade’ amaçlı pozisyonlarda ‘short’ pozisyonlara ağırlık verilmesi gerekiyor.   

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın