Bugünler yarınları belirliyor. Dünün sonuçları bugün yaşadığımız gibi, bugünün yapılanları, yapılmayanları, söylenenleri ve söylenmeyenleri, alınanları, alınmayanları ve bunlar gibi onca kararın etkisi mutlaka gelecekte görülecek. Bumerang gibi geri dönecek.

" />

17. ULUSAL İNSAN YÖNETİMİ KONGRESİ/ Bumerang Etkisi; Yapılanlar Yapılmayanlar ve Geri Dönüşleri

Bugünler yarınları belirliyor. Dünün sonuçları bugün yaşadığımız gibi, bugünün yapılanları, yapılmayanları, söylenenleri ve söylenmeyenleri, alınanları, alınmayanları ve bunlar gibi onca kararın etkisi mutlaka gelecekte görülecek. Bumerang gibi geri dönecek.

17. ULUSAL İNSAN YÖNETİMİ KONGRESİ/ Bumerang Etkisi;  Yapılanlar Yapılmayanlar ve Geri Dönüşleri

Yatırımlarımız nasıl katkı sağlıyor? İşe alma ya da almama kararlarımızın bedeli nedir? Eğitimlerimiz nasıl geri döner? İyi bir strateji mi iyi bir uygulama mı daha etkilidir? Yaptıklarımızın sürdürülebilirliğini ve tutarlılığını sorguladığımız sistemlerimiz var mı? Geçmişten nasıl dersler çıkarabiliriz?

İyi bir vizyona sahip olmak yetmiyor, iyi bir uygulama ve geri dönüşleri doğru biçimde değerlendirerek sonraki adımı planlama bir o kadar önemli.

PERYÖN tarafından her yıl düzenlenen Ulusal İnsan Yönetimi Kongresi bu yıl Bumerang Etkisi;  Yapılanlar Yapılmayanlar ve Geri Dönüşleri temasıyla 17. defa 9- 11 Kasım tarihleri arasında Harbiye Askeri Müzesinde gerçekleştirildi.

Kongre’ye ana sponsor olarak Finansbank, Turkcell Akademi, resmi sponsor olarak Price Waterhouse Coopers ve medya sponsoru olarak Sabah İşte İnsan ve Hürriyet İK PY destek verdi.

Kongrenin ilk günü çeşitli çalıştaylar yer aldı. Diğer iki günde yer alan oturumlara gerek yerli gerek yabancı, alanında önde gelen 90 civarında isim konuşmacı olarak yer aldılar. Sunuculuğu ve takdimleri sahne ve akış yönetmeni Fatih Türkmenoğlu üstlendi.

Kongre boyunca çeşitli firmalar kongre alanında yerlerini aldılar ve yine aynı alanda ilgi çekici bazı yarışmalar düzenlendi.

İlk gün açılışta PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit Oğuz Duman’ın kongre açılışı konuşmasının ardından ünlü tiyatro sanatçısı Mehmet Ali Alabora’nın yönetim kurulu üyesi olduğu Garaj İstanbul tarafından gerçekleştiren performans yer aldı. Alabora aynı zamanda paralel oturumlardan birinde Yaratıcı zekayı nasıl beslersiniz? temalı oturumun konuşmacı konuğu idi. Garaj İstanbul’un performansını takiben ilk günün açılış konuşmasını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer yaptı.

Turkcell İş Destek Genel Müdür Yardımcısı ve PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Selen Kocabaş, Psikolog Prof. Dr. Üstün Dökmen ve daha önce DinamİK köşemizde Geleceğin Meslekleri & İş Modelleri başlıklı yazımızda bahsi geçen Fütüristler Derneği Onursal Başkanı Alphan Manas günün diğer konuşmacıları arasında yerlerini aldılar.

Gün sonunda yer alan ödül töreninde, geçmiş yıl içinde çeşitli alanlarda en iyi uygulamaları gerçekleştirmiş olan firmalar ödüllerini aldılar.

İkinci gün açılışta Mehter Gösterisi vardı. Gösterinin dinamizmi katılımcılara ilk günün yorgunluğunu unutturarak, canlandırıcı ve ikinci güne hazırlar nitelikteydi. Turkcell CEO’su Süreyya Ciliv’in yaptığı açılış konuşması hem espritüel hem de adeta Mehter Gösterisi’nin dinamizmini devam ettirir gibiydi. Eski bakan ve Beyaz Nokta Gelişim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Tınaz Titiz, Citroen Genel Müdür Yardımcısı Koray Tulgar, Sufi, Yönetim Danışmanı, Yönetici koçu Azim Jamal ve sunucu Metin Uca günün devamında yer alan konuşmacılardan bazıları idi.

PERYÖN girişte her katılımcıya, kongre boyunca standları gezerek doldurulmak üzere bir pasaport verdi. Tamamlanan pasaportu PERYÖN standına teslim eden her katılımcı sene içinde bir eğitime ücretsiz katılma hakkı kazanmış oldu. Bu uygulamayla kongre katılımcılarına hoş bir jest yapmış oldular.

Nüfus artışı, İşsizlik ve İstihdam Tedbirleri

İlk gün açılış konuşmasını gerçekleştiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, 2013 yılına kadar nüfusun 79 milyona ulaşacağı tahmin edildiğini belirterek büyük ama niteliksiz işgücüyle başa çıkmanın zorluklarından bahsetti. İşsizliğin en önemli sebeplerinden birinin bireylerin gerekli eğitime sahip olmamaları olduğunu, İşsizliğin % 57 oranında lise altı gruptan geldiğine dikkat çekti. Eski kalıpların unutularak ihtiyaca göre eğitim verilmesinin önemini vurguladı. Geleceğin Meslekleri ve İş Modelleri başlıklı yazıyı okuyanlar hatırlayacaktır, bu bana Cem Tarık Yüksel’in “Klasik eğitim sisteminin yeterli olmayacağı ve eğitim sisteminin yeniden düzenlemesi gerekliliği”  sözlerini anımsattı.

Krizin etkilerini azaltmak amacıyla tedbirler alındığını örnekleriyle açıkladı;

Mevcut istihdama ilave olarak, işe alınan gençlerin ve kadınların SGK primleri, 5 yıl süreyle ve azalan oranlarda hazine tarafından ödeniyor.

Küresel kriz sebebiyle pazarı daralmış ve dolayısıyla üretim kapasitesi düşmüş olan sanayiciler, işçilerini çıkarmamaları halinde, düşen kapasiteleri oranında işçilerine ödeyecekleri ücretleri, kısa çalışma ödeneği olarak alabiliyor. Bu fırsattan bugüne kadar yaklaşık 171.000 işçi yararlandı.

Staj yapan öğrencilerin (şu ana kadar 678 kişi) ücret ve SGK primleri ile işinden ayrılmak zorunda kalan işçilerin işe dönmeleri halinde SGK primleri 6 ay süreyle ödeniyor.

Aktif işgücü programlarında, yoğun bir çalışma yürütülen mesleki eğitimle, 2009 yılı içinde yaklaşık 140.000 kişi eğitildi.

Üniversiteler ile iş dünyası arasında kopukluğun giderilmesinin önemli olduğunu belirterek ülkemizde 139 adet üniversiteyle beraber onlarca yüksek okul, yüzlerce meslek lisesi olduğunu ve çeşitli dallarda eğitim veren bu okulların aranan nitelikleri gerçekten sağlayıp sağlamadıkları sorusunu yöneltti

Bildiğim kadarıyla Türkiye’nin önemli bazı yerli firmaları sosyal sorumluluk projeleri kapsamında eğitime katkıda bulunmak amacıyla üniversiteler kurmaktalar. Yine teknik bilgi ve beceri gerektiren bazı sektörlerde firmalar bazen tek başlarına bazen de dernekler oluşturarak meslek okullarına, üniversitelere ve yüksek okullara maddi, manevi destek vermekte ve gelecekte doğması olası eleman ihtiyaçlarına uygun öğrenci yetiştirmeyi hedeflemekteler. Acaba bu uygulamaların üniversiteler ile iş dünyası arasındaki kopukluğun azaltılması için atılan adımlar olduğunu düşünebilir miyiz?

Bunun dışında Bakan Dinçer istihdam piyasasının gelişmesi için atılan adımlar arasında 5763, 5838 ve 5921 sayılı 3 yeni kanun olduğunu belirtti;

Temel önceliğin insana yapılacak yatırım olduğunu ve istihdamın arttırılması için 9. Kalkınma Planı’nın vizyonunun;

İş gücü piyasasının geliştirilmesi

İşgücü niteliklerinin geliştirilmesi

Eğitimin işgücü piyasasına cevap verecek hale getirilmesi

Aktif işgücü politikalarının geliştirilmesi olduğunu ifade etti.

Özel istihdam bürolarının geçici iş ilişkisi tasarısını istemelerinin haklı nedenleri olduğunu belirtti. Tasarının amacının işgücü arzı ve talebi arasında denge kurmak olduğunu, bu düzenlemeyle istihdam bürosu ve örneğin ev arasında sözleşme yapılacağını belirtti. Böylece istihdam büroları bir yandan evde çalışan hanımları ihtiyaç duyulan eve yönlendirecek diğer yandan da örneğin geçici olarak sipariş yetiştirmesi gereken bir işverenin ihtiyacına da benzeri şekilde cevap verebileceğini ve bu düzenleme ile geçici olarak çalışmak isteyen bireylerin kamu işçisi olarak SSK gibi kanuni haklara sahip olmalarının mümkün olabileceğini belirtti.

Soru, cevap bölümünde engellilerle ilgili yöneltilen bir soruya cevap verirken bu konuda hem işveren, iş gören, hem ailesi hem de kamuda engelliye bakış açısında sorun olduğu vurguladı. Örneğin işverenlerin belli bir personel sayısı üzerine çıktıkları için engelli iş gören yerleştirmesi zorunluluğundan, engelli iş gören tarafında ise “Nasılsa böyle bir kanun var ben de bunu zorlayayım” şeklinde düşünmesinden bahsetti.

Engellilerin kendilerine uygun ortamlarda gayet başarılı performans sergileyebileceklerini belirterek konuyla ilgili örnek vererek otistiklerin zekasının standart bir kişi gibi olduğunu ama iletişim problemi saptandığını, gezdiği bir yerde onların kendi niteliklerine uygun odalarda kendi başlarına harikalar yaratabildiklerine bizzat şahit olduğunu sözlerine ekledi.

Nar Taneleri

Ayrıca, Yetiştirme yurtlarında yetişmiş 18- 24 yaş arası genç kadınların istihdama katılarak kendi yaşamlarını kurmalarını desteklemek amacıyla yürütülen Nar Taneleri sosyal sorumluluk projesinin standı kongre alanında yer aldı. Proje, Boyner Holding ve Grup Şirketleri’nin yönderliğinde, Türkiye Personel Yönetimi Derneği (PERYÖN)’nin ortaklığıyla, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA)’nun teknik ve mali yürütücülüğünde Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK), Türkiye İş Kurumu (İŞ-KUR)’nun işbirliğinde yürütülmektedir.

Hamili Kart Yakınımdır

Bir sivil toplum kuruluşu olan PERYÖN, üniversite öğrencilerinin de kongreye katılabilmesi için Hamili Kart Yakınımdır projesini uyguluyor. PERYÖN kendi bütçesinden belirli bir kontenjan için bunu yaparken, uygulama sayesinde katılımcılar da kongreye katılmasını istedikleri sayıda öğrenci için hamilik talebinde bulunabiliyorlar. Amaç geleceğe daha emin adımlar atan, kendini bilen, kariyerine baştan yön verebilecek bilinçte gençlerin yetişmesine hep birlikte katkıda bulunmak. Bunu yapan katılımcılar toplam ücrete belli bir indirim alıyorlar.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın