Alüminyum Hurda Geri Dönüşüm

Güvercinler yaşamalı

Ne mutlu Oktay Rıfat’a ki, San Marco meydanında bile kendine dost bir güvercin bulabilmiştir. Gerçi tüm şairler için güvercinler dost sayılır, ancak onları dizelerine taşıyanlar sayesinde, kendimizi bu kuşlara daha yakın buluyor, duygu ve düşüncelerimizi güçlendiriyoruz.

Nitekim Salâh Birsel, Haydar şiirinde barış karşısındaki duyarlılığını ve güvercinlerin ozanlarla özdeşleşmelerini ne güzel dile getirmiş:

“Vurmayın güvercinlere

Uçarken

Vurunca ozanları vuruyorsunuz”

Dünyanın en güzel meydanlarında insanlarla oynaşan, onların üstlerine konan, yoğun bir alkış tufanı gibi kanat çırparak, yaşam sevinci aşılayan güvercinler! Aslında bu canlılar, tarihin eski çağlarından bu yana insanlara her zaman yakın olmuşlar; ama biz, her nedense onları kendimizden uzaklaştırmış, vurmuş, öldürmüşüz.

Gerçi insanların vurulduğu, toplu kıyımların herkesin gözü önünde gerçekleştiği bir dünyada, güvercinler de paylarına düşeni alıyorlar.

Öncelikle simgeler siliniyor yaşantımızdan, sonra da onların temsil ettiği değerler!

Bu yüzden barışla birlikte, güvercinler de uzaklaşıyor aramızdan. Gün gelecek onlarla oynaştığımız meydanlar yalnızca bizlere kalacak. Çocuklarımıza, bu kuşları ellerimizle beslediğimiz günleri anlatacağız.

İster şair saflığı deyin, isterseniz bir düşlem…

Ya günün birinde güvercinler dile gelse, onlar ne anlatırdı?

“Kaç tufan geçti unuttum / Nuh’tan bu yana /Kaç kez vuruldum yüreğimden

Sonsuz sulardan sonra / Geçtim yedi renginden göğün / Bir zeytin ağacının dalına kondum / İlk ışıklarını kuşanmıştı doğa / Uzun sürmüş karanlığı dağıtan / Yeryüzünde yeni bir yaşamın

Kaç kez kanadımı kırdılar unuttum / Ağzımda tuttuğum zeytin dalıyla / İlk Nuh aldı benden muştuyu / Yeryüzünde başlayan yeni yaşamın / İlk Nuh anladı beni / Sonra onun soyundan doğanlar

Kaç kez öldüğümü unuttum / Umut oldum binlerce yıktılar / Ağzımda bir zeytin dalı vuruldum / Bayrak oldum postallarla çiğnendim / Benden akan her damla kan

Irmak oldu sel oldu deniz oldu / Boğuldu milyonlarca insan / Unuttum kaç kez öldüğümü

Öldüm yeniden doğdum”

Ne yazık ki, yeryüzünün sancılı neresi varsa, önce orada güvercinler öldürülüyor!

Ne mutlu ki, biz bu kuşları öldürdükçe, onlar kendi küllerinden yeniden doğuyorlar.

Bu umut, bu beklenti olmasa, belki yaşamak için de bir neden kalmazdı.

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın