Yahudilikte Ergenliğe Geçerken…

“Yahudilikte Ergenliğe Geçerken” adlı kitap 2003 yılında Şişli Beth Yisrael Sinagogu’ndaki bombalı saldırıda 8 yaşında hayatını kaybeden Annette Rubinstein Talu’nun anısına ithaf edildi

Yahudilikte Ergenliğe Geçerken…

Bugünün genç kızları gazetelerin magazin sayfalarından fırlamış gibiler. Eğitimli; ikinci,  hatta üçüncü bir lisan öğrenmelerine olanak tanıyan anne, babaların çocukları. Dergi ve gazetelerden, televizyondan nasıl giyinmeleri, nerelerde gezmeleri gerektiğini, bunun yanında pasta yapımı, yemek kursu, İtalyan, Fransız mutfağı, masa düzeni, ayrıca makyaj kursu, yürüme konuşma kursları gibi, maddi olanaklarının imkân tanıdığı her sertifika programı ile donanmış olarak yetişiyorlar. Nereye tatile gidileceğini, tren, otobüs, uçak fiyatlarını biliyorlar. Çünkü yaşadığımız yüzyıl tüketim çağı. Ne kadar çok bilirlerse o kadar çok tüketebilirler de. Nil Karaibrahimgil’in modern kadını tanımladığı şarkısındaki gibiler: “Çocuk da yaparım kariyer de.” Evleniyorlar, çocuk sahibi oluyorlar, şirket yönetiyorlar. Çocuklu genç hanımlarımız, erken yaşta yuvalara yolladıkları çocuklarının yaşam temposuna kendilerini uydurarak, alabildiğine hızlı bir hayat yaşıyorlar. Ev düzenlerini yetiştiremedikleri durumlarda da, 21. yüzyılın nimetlerinden, hizmet sektörleri aracılığı ile ütü, hazır yemek, getir götür gibi servislerle profesyonel yardım alıyorlar.

Bütün bunların hepsi iyi hoş…

İyi, hoş ta her şeyin ötesinde çocuklarımıza vermek istediğimiz aile terbiyesi, aidiyet duygusu, anne baba, büyükanne, büyükbaba kavramları, kimlik olgusu tüketim çarkının içinde kayboluyor mu? Kaybetmemeye çalıştığımız doğru. Ancak bunu nasıl başaracağız? Anne baba olarak neyi nasıl anlatmalı, kendi benliklerini bulmalarına nasıl yardımcı olmalıyız? Hızla akıp giden zamanın içinde Yahudi geleneklerine uygun, kendini tanıyan, kendiyle barışık nesilleri nasıl yaratmalıyız?

Gözlem Yayınevinin bu bağlamda kütüphanelerimize kazandırdığı Yahudilikte Ergenliğe Geçerken kitabı ailenin temeli olan kadının çocukluktan ergenliğe ve genç kadınlığa geçerkenki yaşam sürecine ışık tutuyor. Orijinal adı Yahudi Genç Kızın Rehberi olan kitap hakikaten bir rehber niteliğinde. Hem genç kızlar hem de onları yetiştiren ana baba ve eğitimciler için de bir rehber.

Penina Adelman, Ali Feldman, Shulamit Reinharz kitabın yazarları. Ancak Gözlem Yayınevi aldığı özel izinle, kitabı, Türk Musevi genç kızının yaşamına ve Türk Musevi bir ailenin geleneklerine uygun hale getirmiş. Çeviriyi ve bazı bölümlerin derlemesini gerçekleştiren Estreya Seval Vali kendi yaşam deneyimlerinden yola çıkarak kitaptaki “Seval’in Sandığından” bölümlerini oluşturmuş. Kitabın içinde yer yer tercümeden ayrı, Seval’in kaleminden çıkan bölümler var. Ayrıca, her bir sayfa, çizer İrvin Mandel’in karikatürleriyle zenginleştirildi. Okuması kolay, bölümleri açık seçik, ne vermesi gerektiğini bilen bir başucu kitabı olarak yayına hazırlandı. Hem ebeveyn, hem de çocuk kitabı. İçeriğinde sadece Yahudi kültür ve gelenekleri değil, günümüz sorunlarından, örneğin alkol ve uyuşturucu kullanımı, dengeli beslenme gibi konulardan da bahsediyor. Rav İsak Haleva’nın kitabın önsözü için yazdığı cümleler aslında kitabın amacının açıklaması niteliğinde.

“İnsan denen malzeme çok nazik, çok hassas ve çok kırılgandır. Onu alıp biçimlendirmeye niyetlendiğinizde biraz zorlamaya yeltenirseniz başarı şansı olmayabilir, kimi zaman malzemenizi de umutlarınızı da tümden yitirirsiniz. Bu nedenle eğitim süreci, sevdirmekle sürmeli, sevgiyle pekişmeli ve yaşam boyu böyle devam etmelidir. Hele elinizdeki malzeme gençlerden oluşuyorsa bunun başka yolu da yoktur…”

Kitap, 15 Kasım 2003 tarihinde Şişli Beth Yisrael Sinagoguna Şabat duasına, temiz elbiseleri, güler yüzü, tüm masumiyeti ile anneannesinin elini tutarak girmeye hazırlanan ve acımasızca yaşamını kaybeden, Annette Rubinstein Talu anısına ithaf edildi.

Kitabın içeriği on dört ana başlıktan oluşuyor:

Yahudi Tarihi

Evren gerçekten altı günde mi yaratıldı? Altı gün çok kısa bir süre değil mi? Gerçek şu ki Tanrı için zaman kavramı yoktur. Zaman, insanın olayları kısıtlı zekâsıyla sıraya koyabilmesi ve algılayabilmesi için oluşturulmuş bir kavramdır.

İbrani takvimi

Rol Aşana’nın çeşitli gelenekleri vardır. Akraba ve arkadaşlarımızı ziyaret eder, isteyerek veya istemeden kırdığımız kişilerden af dileriz. Neden? Tanrı’dan af dilemek yeterli değil midir? Değildir çünkü Tanrı insanlar arasındaki ilişkilerin iyi olmasına çok önem verir.

Ben Yahudi bir genç kızım ve yakında Yahudi bir kadın olacağım. Kendimi bu konuda nasıl geliştirebilirim.

Bazı insanlar mitzva’ların sadece bize dayatılan kural ve kanunlar olduğunu, bunların bizi kısıtlayacağını ve insanların özgürce yaşamasına engel olacağını sanır. Oysa mitzva’lar her türlü durumla nasıl baş edeceğimiz konusunda önerilerde bulunur ve duyarlılığımızı artırır. Sofrayı kurarak, odamızı toplayarak annemize yapacağımız yardım da bir mitzva’dır.

Arkadaş olmak: Arkadaşlarımı seviyorum ama gerçekten iyi bir arkadaş olmak zor.

Arkadaşlığın sırrı, aslında insanın kendi kendini sevmesidir. Kendinize yeteri önemi gösterdiğinizde, sağlığınızı korumaya da özen gösterirsiniz. Kendinize iyi davranmayı becerebildiğiniz zaman, daha iyi arkadaş olursunuz.

Evlat olmak: Anne babamı seviyorum ama onlara saygı göstermek zorunda mıyım?

Yahudiliğin Anaları’ından her biri, belirgin bir kişilik ve özelliğe sahipti. Örneğin bir sevdiğiniz varsa ve o sizi sevmiyorsa, Yaakov tarafından sevilmeyen Lea’yı kendinize yakın görebilirsiniz. Fedakarlık etmeniz gereken bir şey varsa, Rahel’e açılabilirsiniz.

Yemek yemek; Yemek yemeyi seviyorum ve sürekli yemeyi düşünüyorum. Nasıl doğru beslenebilirim?

Yiyeceklerin tadına varmanın, değerini takdir etmenin bir yolu, yavaş yemektir. Yemeğe vakit ayırmaya çalışın. Ayak üstü atıştırmak yerine, oturmaya özen gösterin. Acele yemek sindirim sistemini bozabilir. Yemeğinizi seyredin, tadına, kokusuna varın ve yavaşça yiyin. Anoreksiya nevroza, bulimiya nevroza gibi yeme bozuklukları ile baş etme yöntemlerini öğrenin.

Dinlenmek: Hareketli olmayı seviyorum ama aynı zamanda gerginim de, bu gerginliği üzerimden nasıl atabilirim?

Şabat’ın özgürlüğü, zamanı kontrol edebilme gücünden gelir. Bu belki de insanın yaşayabileceği en kapsamlı özgürlüktür. Zamanla didişmek yerine, zamanın tadını çıkarmamızı sağlar, tekdüzeliği kaldırır. Böylece rahatça nefes alabiliriz.

Vücudumla barışık olmak: Çoğunlukla sağlıklıyım ama bazen kendime iyi bakamıyorum.

Vücudunuz için; kötü alışkanlıklarınızdan vazgeçin. Günümüzde sosyal yaşam alanının çok genişlemesi alkol ve uyuşturucu tehlikesini de yanında getirdi. Arkadaşlarınız sigara, alkol ve uyuşturucunun iyi şeyler olduğunu söylerse, onlara inanma yanılgısına düşebilirsiniz...

Zihniniz için; her gün bir gazete okuyun. Sorumluluk sahibi bir yetişkin olarak dünyadaki olaylar hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir.

Ruhunuz için; aile bireylerine zaman ayırın.

 

Kendimle barışık olmak. Hem çevreme uymak, hem de kendim olmak istiyorum.

Yahudiliğin güzel yönlerinden biri, dünyanın ve her bir insanın benzersiz olduğunun altını çizmesidir. Bu kavrama “Ner Aşem Nişmat Adam” (Tanrı’nın Lambası Kişinin Ruhudur) denir.

Kadın olmak: Cinselliği merak ediyorum, ama aynı zamanda korkuyorum…

Hayatı farkında olmadan yaşamamalısınız; yaptığınız her şeyin bilincine varmak çok önemlidir. Her sabah uyandığınızı, vücudunuzun her yerinin gerektiği gibi çalıştığını, güneşin yeniden doğduğunu ve yeni bir günün başladığını sıradan bir olaymış gibi değil, şaşırtıcı bir mucize olarak görün.

Konuşmadan önce düşünmek: Ne hissettiğimi ve ne düşündüğümü karşımdakilere söylemek istiyorum. Ama bunu yaparken onları kırmaktan korkuyorum.

Tora’ya göre bütün Yahudiler birbirinden sorumludur. Hem iyiliğinden sorumludur, hem de kötü yola düşmesini engellemekten. O nedenle dedikodu yapan veya kötü konuşan birini uyarmak görevimizdir.

Dünyayı değiştirmek: Dünyanın daha güzel ve yaşanır bir yer olmasını istiyorum ama bu yolda çok fazla engel var.

Dünyayı daha iyi bir yere dönüştürmeye başlamak için insanın bir an bile beklemesine gerek olmaması ne kadar güzel. -Anne Frank

Kimliğimi belirlemek: Yahudi’yim bunu biliyorum ama kendimi gerçekten böyle mi tanımlamak istiyorum?

Rabiler, yer altı suyunun bilgeliği simgelediğini söyler. Yer altı sularını yeryüzüne çıkarmanın yolu ise kuyu açmaktır. Bilgeliğin bir diğer simgesi de kadınlardır. “Kadınların bilgeliği, evini kurar.” Böylece bilgeliğin insan şeklindeki simgesi “kadın” ile doğadaki simgesi “yer altı suyu” arasında bağlantı vardır.

Tanrı, inanç ve Tanrı ile iletişim kurmanın sırrı. Dua.

Amen’in sözcük anlamı “inanıyorum”dur. Doğru söylenen söze inanıyorum anlamına gelir.

Kitabı; kitabevi@salom.com.tr; www.gozlemkitap.com  adreslerinden temin edebileceğiniz gibi 212-240 41 44 ya da 212-231 92 82 numaralı telefonlardan da sipariş verebilirsiniz.

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın