Alüminyum Hurda Geri Dönüşüm

Çocukluk çağındaki beslenme alışkanlıkları

Çocuklar büyüme ve gelişme döneminde, aile bireylerini ve arkadaşlarını gözlemleyerek yaşamlarını şekillendirecek ve hayat boyu sürdürebileceği beslenme alışkanlıklarının temelini oluşturur. Çocuklarımızın bilinçli tüketiciler olabilmeleri için ailelerin rolü büyük. Uygulayabileceğimiz birkaç strateji ile çocuklarımızın beslenme alışkanlıklarını şimdiden iyileştirmeye başlamak için neler yapabileceğimizi anlattık.

Çocukluk çağındaki beslenme alışkanlıkları

Raysa Büyükbahar*

Çoğunlukla çocukluğunda yemek ile ilgili problem yaşayan çocuklar bundan ömür boyu etkilenirler. Bunun yanında, kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlıkları hayatlarının geri kalanında ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının (kardiyovasküler hastalıklar, insülin direnci, kas-iskelet bozuklukları, diyabet, obezite vs.) ortaya çıkma riskini azaltır. 

Özellikle son dönemlerde, yağ,  şeker ve enerjisi yüksek işlenmiş gıdaların alımındaki artış, besin değeri yüksek gıdaların tüketimindeki azalma ve fiziksel aktivite seviyelerindeki düşüş sonucu oluşan ‘obezite’ ebeveynleri sıklıkla kaygıya düşürmekte. Dünya Sağlık Örgütünün sunduğu istatistiğe göre 0-5 yaş arası çocuklarda gözlenen kilo ve obezite oranı, 2013’te 42 milyonken, 2025 yılında 75 milyona ulaşması tahmin ediliyor. Bu duruma müdahale edilmediği takdirde obez bebekler ve küçük çocuklarda yetişkinler gibi çeşitli sağlık problemleri gözlenecek.

Çocuklarımızın bilinçli tüketiciler olabilmeleri için ailelerin rolü büyük. Öyleyse uygulayabileceğimiz birkaç strateji ile çocuklarımızın beslenme alışkanlıklarını şimdiden iyileştirmeye başlamaya ne dersiniz?

Çocuğunuzu takipte kalın

Her 3 – 6 ayda bir çocuğunuzun büyüme ve gelişiminin sağlıklı bir noktada olup olmadığını takip edin; ağırlık, boy ve persentil grafiklerini bir doktor veya klinik beslenme uzmanı yardımı ile inceleyerek güzel bir başlangıç yapabilirsiniz.

Besin tüketim alışkanlıklarınızı gözden geçirin!

Ebeveynler kendilerine şu soruları sorabilirler:

υ Evde televizyon karşısında devamlı abur cubur tüketiyor muyuz?

υ İşlenmiş ve fast food tüketimi ne sıklıkla yaşamımızda yer alıyor?

υ Yemek saatlerine yakın kendinize ve çocuğunuza sunduğunuz atıştırmalıklar neler?

Bu sorular ve bunlara benzer ailenizin beslenme alışkanlıkları ile ilgili soruları kendinize sorarak neleri değiştirmeniz gerektiğinin farkına varabilirsiniz.

Çocuklara reddetme özgürlüğü sağlayın

İlk olarak çocukların yetişkinlerden farklı yaklaşımları olduklarını anlamalıyız. Çocukların açlık, iştah, tokluk duyuları yetişkinlerden daha güçlüdür. Bu nedenle, çocuğunuza güvenin; siz çeşitli sağlıklı yiyecekler sunun fakat çocuklarınıza tüketmek istemedikleri yiyecekleri tüketmeleri konusunda diretmeyin. Çocuklar yemek zorunda kaldıklarında daha az yiyor, ne yemek yiyeceklerine ve ne kadar yiyeceklerine karar verdiklerinde ise daha iyi yiyorlar. Yemek saati çocuklar için sıkıcı veya stresli geçmemelidir. Herkes için keyifli geçmeli ve bu aktiviteden zevk alınmalıdır.

Yeme düzeni oluşturun

Belirli bir yeme rutini oluşturursanız çocuklarınıza gereken besinleri tüketme fırsatı sağlamış olursunuz.

Örnek yemek rutini:

Kahvaltı: 7.00 – ara: 10.00 – öğlen yemeği: 12.30 – ara: 15.30 – akşam yemeği: 18.30
Böylece eğer bir öğün veya ara öğünde çocuklarınız yemek yemek istemezlerse bir sonraki öğün veya ara öğünde yiyerek vücudunun ihtiyaçlarını besinlerden karşılayabilir. Bunun yanında, ara öğünler eğer öğünlere çok yakın zamanda olursa, çocuklar ana öğünlerde yiyeceklere karşı çok daha fazla dirençli olurlar.

Yeni yiyecek ve lezzetlere kapı aralayın. Yeni yiyecekler tanıtın

Çocuklarınız yeni yiyeceklere karşı dirençli ise, birkaç defa daha aynı yiyeceği sunmaktan vazgeçmeyin. O yiyecekleri farklı metotlarla da pişirip sunabilirsiniz. Çocuklarınız yeni yiyecek denediklerinde beğenmedikleri durumlarda yiyeceği bırakabilme özgürlükleri olduğunu bilirlerse daha çok yeni yiyecek denemeye açık olurlar.

Birincil örnek sizsiniz

Unutmayın, sizler çocuklarınıza rol model olmalısınız. Sizler ne yaparsanız onlar da aynısını yapmak isteyeceklerdir.  Yiyecek seçimleriniz, yemek ile ilişkiniz ve yemekler hakkında yaptığınız yorumlar çocuklarınız için örnek teşkil etmektedir. Belki de artık televizyonun karşısında yediğiniz çerezlere son verme vakti gelmiştir.

Pozitif yönde geri bildirimlerde bulunun

Çocuğunuzun ne kadar aktif olduğu, televizyon izlemeyi azalttığı, daha az fast food tükettiği ve bunlar gibi durumlarda çocuğunuzda gördüğünüz gelişmeler için olumlu geri bildirimler sağlayın.

Ne yediklerini bilsin

Yiyecekleri açıklamak çocuğunuzun dikkatini çekebilir. “Bu yiyeceği tüketmen güçlü olmana yardımcı olabilir” gibi cümleler çocuğunuzu o besini tüketmeye yönlendirecekti.

Bir anda kilo alma veya vermeyi hedeflemeyin

Çocuklar uzun vadede sağlıklı beslenme ve egzersiz alışkanlıkları kazanarak kilo alma veya verme hedeflerine ulaşmalıdırlar. Fazla ya da az yemeleri için zorunluluk hissi oluşturmak, bir anda yasaklar veya yeni kurallar getirmek çocuğunuzu negatif etkileyebilir ve gelecekte oluşabilecek yeme bozuklukları risklerinin temelini oluşturabilir. Küçük, gerçekçi hedeflerle adım adım hedeflerine ulaşabilecekleri konusunda onları destekleyin.

Aktif yaşam döngüsü oluşturun!

Amerika Pediatri Akademisi günde en az 60 dakika fiziksel aktivite öneriyor. Çocuklarınızın sevdikleri bir sporu bulmalarına yardımcı olun. Araştırmalara göre düzenli olarak fiziksel aktivite yapan çocuklar güçlü kas ve kemik yapısına sahip olurken, endişe ve depresyon risklerinin de azaldığı görüldü.

 

 

*Klinik ve Sporcu Beslenme Uzmanı

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın