Compass doganbaruh

Dört Özel Şabat - Dört Özel Peraşa-3 ŞABAT PARA

Şabat Ahodeş’ten önceki Şabat, ‘Şabat Para’dır. Bu yıl 10 Mart Cumartesi gününe gelen bu özel Şabat’ta, Tora’nın ‘Taase-Yap’ şeklindeki mitsvalarından olan, Para Aduma ile arınma mitsvası anlatılır ve bu şekilde Pesah ile ilgili hazırlıklar başlamış olur.

Dört Özel Şabat - Dört Özel Peraşa-3 ŞABAT PARA

Pesah ve Para Aduma ile arınmanın ilişkisi, şöyle anlaşılabilir: Bet Amikdaş zamanında, Pesah’ta Tapınağa kurban getirebilmek, Pesah korbanından yiyebilmek için, kişinin rituel olarak arınmış olması gerekmekteydi.

Para Aduma ritüeli; kişiyi ‘Avi Avot Atuma-En üst düzeyde ritüel kirlilik- tuma kaynağı’ olan bir insan cesediyle temastan veya aynı odada bulunmaktan kaynaklanan kirlilik-tuma’dan kurtarmak için yerine getirilen ritüeldir. Bu ritüel, Tora’da belirtildiği şekilde, sedir dalı, zufa otu, kırmızı yün iplik eşliğinde yakılan kızıl bir ineğin küllerinin saf sularla karıştırılmasıyla gerçekleştirilir.

Para Aduma ritüeli

Ölü ile temastan oluşan tumayı gideren tek yol olan Kızıl İnek seremonisini anlamak veya açıklamak mümkün olmasa da, bilgeler bazı anlamlı sembollere dikkat çeker:

1- Renk: İneğin renginin tamamen kızıl olması, şüphesiz ‘kan’ı çağrıştırır. Ölü ile temastan kirlenmiş olan kişi ancak kan ile arınma sağlar. Ancak ölüm, ölüm ile oluşan tumayı temizleyebilir.

Başka bir yoruma göre kırmızı renk, günahı simgeler.

2- Kusursuz: Kızıl İneğin tamamen kusursuz olması gerekmektedir. Bu da, tuma olan kişiye, arınma ile verilen tertemiz, kusursuz bir yeni hayatı simgeler.

3- Üzerine boyunduruk geçirilmemiş: Seremonide kullanılacak Kızıl İneğin üzerine hiç boyunduruk geçirilmemiş olması, hatta boyunduruk geçirilmeden bile herhangi bir işte çalıştırılmamış olması gerekir.  Yoruma göre, üzerine boyunduruk çıkmamış olması, Yahudi halkının Tanrı’nın Hâkimiyetini tanımadaki eksikliklerini simgeler.

4- Sedir dalı: Sedir ağacı; daimi olmanın, kalıcılığın sembolüdür ve Yeruşalayim’de kalıcı olması ümit edilen Bet Amikdaş’ın inşasında da bu yüzden sedir ağacı kullanılmıştır. Başka bir yoruma göre, sedir ağacı, aromatik bir yapıya sahiptir. ‘Rahatlatıcı aroma’ terimi, yakılan diğer sunuları tarif etmek için kullanılır. Bir sununun, Tanrı için ‘yatıştırıcı aroma’sının olması, bu sununun Tanrı tarafından tamamen kabul edildiğini sembolize eder.

5- Zufa otu: Zufa otu, arındırmayı sembolize eder. Mısır’dan çıkış akşamında, İsrailoğulları, Tanrı’nın, onların kapılarını ‘atlaması’ için, kapılarında işaret olacak kanı, zufa otu ile sürmüşlerdi. Buradan da, zufa otunun, arındırıcı enerjilerin rahatça geçmesini sağlamak için, bunu engelleyen blokajları açma özelliği olduğu sonucu çıkarılabilir.

6- Kırmızı yün iplik: Kırmızı yün iplik, Yom Kipur’da Azazel’e yollanan ve halkın günahlarını taşıyan keçinin boynuna bağlanan kırmızı ipliği simgeler. Yom Kipur’da birbirinin tamamen aynı olan iki erkek keçi, biri Tanrı’ya kurban edilmek üzere, diğeri de yamaçtan atılıp Azazel’e kurban edilmek üzere, kura ile seçilirdi.

Bu sembollerin yakılması ile Kızıl İneğin, ölüm ile kirlenmiş olan kişileri arındıracağı ve Tanrı’nın, yaşayan insanların Tanrı’sının onlara, kurban edilen hayvanınkine karşılık, yeni, temiz bir hayat bağışlayacağını simgeler.

Para Aduma ile arınma törenindeki anlaşılmazlık

Para Aduma arınma töreni sırasında Kızıl İneği yakan, küllerini toplayan ve seremoniyi gerçekleştiren herkesin arınmış ve saf halde olmaları gerekir. Tören sonucunda ise; ölüyle temas etmiş olan kişi arınırken, törene iştirak edenler, Koen, korbanı yakan kişi, küllerini toplayan kişi, hepsi tame –ritüel olarak kirli olurlar.

Gelmiş geçmiş en bilge kişi-Haham mikol Haadam-olarak adlandırılan Kral Şlomo’nun, “Bilge olacağım dedim, ama bu beni aşıyordu”(Vaiz 7:23) sözlerini, Midraş Raba, şöyle açıklar: “Tora’nın bütün emirlerini kavradım. Ama Para Aduma ile ilgili bölümü dikkatle gözden geçirip, araştırmama ve sorgulamama rağmen, bunu bilgece anlayabileceğimi sansam da, bu beni aşıyordu.”

Para Aduma kurallarının önemi ve mesajı

Para Aduma ile ilgili kurallar, hahamlar tarafından ‘Hukat A-Tora-Tora’nın Hükmü’  kavramının en temel örneği olarak tanımlanır. Hok-(çoğulu hukim), Tora’daki mitsvalar içinde insan mantığıyla açıklanamayacak olan kurallardır.

Hok tarzı kuralların en belirgin olanı Para Aduma-Kızıl İnek’tir.

Kendileri tamamen arınmış durumda olan kişiler, tame-ritüel olarak kirli olan kişiyi arındırdıktan sonra, kendileri tame duruma geçerler. Birini temizlerken, prosedürü yapanların kirlenmesi, Para Aduma kanununu anlaşılamayan ve açıklanamayan, sadece Tanrı’ya olan inançla yerine getirilen bir mitsva sınıfına koyar.

Hok tarzında, insanın anlayış kapasitesini aşan mitsvalar, Tanrı’ya olan kayıtsız şartsız inancı simgeler. “Mantığını anlamasak bile sadece Tanrı istediği için yapacağız” mesajını verir.

Yün ve ketenin karıştırılması-Kilayim, çocuğu olmadan ölen bir adamın dul karısının, merhumun erkek kardeşi le evlenerek onun adını devam ettirmesi- Halitza, Yom Kipur’da Azazel’e gönderilen keçi - Seir Hamiştaleah, Para Aduma; açıklanamayan hok-hüküm tarzı mitsvalardan bazılarıdır.

Rabi Yohanan ben Zakay, Para Aduma ritüelini anlamaya çalışan öğrencilerine şöyle bir açıklama getirir: “Kişiyi ritüel olarak kirli-tame yapan, ölü beden değil, kişiyi arındıran da sular değildir. Doğrusu şu ki, Kutsal Olan, bunun böyle olduğunu bildirmiştir. Tora’nın hükmü budur”. Para Aduma kurallarının mantıkla açıklanamadığı doğrudur ama bu, Tanrı’nın bir hükmüdür. Mitsvaların İsrailoğulları’na verilmesinin nedeni, tüm insanlığın bu yolla gelişebilmesini, ilerleyebilmesini ve daha iyiye gitmesini sağlamaktır. Mitsvaların her zaman mantıklı gelecek bir açıklaması olmayabilir; her mitsvanın her bölümü bir sebebe bağlı olmayabilir. Mitsvaları açıklarken, bu mitsvaların bizlere sağladığı faydalardan bahsetmek, mitsvalar sanki bu faydaları yüzünden yerine getiriliyormuş gibi yanlış anlaşılmalara sebep olabilir. Çünkü bu tarz açıklamalar, yaşanılan dönem ve kültürün görüşünü yansıtır; dönem, kültür ve yer değiştikçe gelişebilecek farklı görüşler, önceden kurulan mantığın geçerliliğini tehlikeye sokar. Mitsvalar hiçbir zaman sağladıkları direkt faydalar ile açıklanmamalıdır, çünkü bu kavramlar geçici, buna karşılık mitsvalar ve mitsvaların arkasındaki Tanrısal nedenler- ta’amei ha-mitsvot ebedidir.

“…herhangi bir kusuru olmayan,üzerine boyundurluk geçirilmemiş tamamen kzıl bir inek getirsinler…….Koen,bir sedir dalı,bir zufa otu ve (bir miktar) kırmızı (yün iplik) alıp,(bunları) ineğin yanışına atsın.” (Bamidbar 19:2-6)

 

Para Aduma - Altın Buzağı bağlantısı

Bazı yorumcular, insan mantığının açıklayamayacağı, ama buna rağmen tereddütsüz olarak, Tanrı İnancı ile yerine getirilen Para Aduma mitsvasının, Altın Buzağı günahının kefareti olduğunu ifade eder.

 Midraş Tanhuma, bunu, şu örnekle açıklar. Bir gün saray hizmetlilerinden birinin oğlu, sarayı kirletir. Kral da, “Annesini çağırın, oğlunun pisliğini temizlesin” der. Aynı şekilde Tanrı da: “Kızıl İnek, Altın Buzağı günahının kefaretini sağlasın” der.

Başka bir yorum da, Altın Buzağı’nın, İsrailoğulları tarafından, ona tapmak için yapılmadığından bahseder. İsrailoğullarının asıl niyeti, Tanrı’nın Varlığı’nı, dünyevi, elle tutulur bir şekilde görünebilir hale getirmek, Tanrı’ya ibadette yoğunlaşabilecekleri bir nokta elde etmekti. Bu istek, daha sonraları, Mişkan ile gerçekleşir.

 

ALTIN BUZAĞI VE MİŞKAN

Altın Buzağı ile Mişkan’ın, ikisinin de amacı aynı olmasına rağmen, birisi putperestlik aracı, diğeri ise Tanrı’nın Varlığı-Şehina’nın barındığı yer oldu. Altın Buzağı ile Mişkan’ın farkı, Mişkan’ın, Tanrı bunu buyurduğu için inşa edilmesiydi. Mişkan’ın yapımı, en ufak detayına kadar tamamen Tanrı’nın direktifleri doğrultusunda gerçekleşir. Bu şekilde oluşturulan fiziksel bir mevcudiyet, Şehina’nın barınabileceği kutsallıkta bir Tapınağa dönüşebildi.

Fakat Tanrı ibadeti söz konusu olduğunda, insan tarafından tasarlanan herhangi bir plan, Tanrı tarafından verilen özel talimatlardan yoksunsa, bu ‘avoda zara’-putperestlik ile sonuçlanır.

Altın Buzağı olayından alınacak mesaj, Tanrı’nın Varlığı’nın İsrailoğulları’nın yanında olmasını sağlamak için, Tanrı’nın koyduğu kurallara, O’nun istediği şekilde uymaları gerektiğidir.

Para Aduma kanunu (hok), mantık almasa bile yerine getirilen kuralların en belirgin örneğidir. Bu da, Altın Buzağı günahına yol açan davranışın tam tersi bir anlayışı simgeler. Amaç, neyin spiritüel ve kutsal olup olmadığı konusunda -Altın Buzağı olayında olduğu gibi- insan algılarına başvurmak yerine, açıklanamayan Huka’ların yerine getirilmesinde olduğu gibi tamamen ‘Retzon Hashem-Tanrı’nın İsteği’ne boyun eğmek, hok-hükümleri (hukim) kayıtsız şartsız uygulamak, ancak bu şekilde Tanrı’nın Varlığı’nın içimizde, evimizde, hayatımızda ikamet etmesini, hissedilmesini sağlamaktır.

Para Aduma sadece Altın Buzağı için kefaret sağlamakla kalmaz, aynı zamanda Mişkan’a girebilmenin de ön koşuludur.

Önemli Not:  Yazıda kısa bir özet olarak verilmiş olan bilgiler, okuyucuya konu hakkında fikir vermek amacıyla Gözlem Yayınları’nın; El Gid Para El Pratikante, Vayikra, Bamidbar, Devarim, Mitzvot kitaplarından, www.ou.org, www.chabad.org, www.torah.org, www.betemunah.org, www.torahweb.org, shaalvim.org, yhe@vbm-torah.org, www.shemayisrael.co.il, www.torahresource.com, myjewishlearning.com, www.jewfaq.org, www.akhlah.com sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır. Cemaatlerin farklı gelenekleri ve uygulamaları olabildiği için özel günler ve uygulamalar hakkında en doğru ve detaylı bilgiler için, cemaatin kendi rabilerine başvurması gerekir.

*Katkıları için Rav İzak Peres’e teşekkür ederiz.

 

 

İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın