LEH LEHA: Ümitsizlik bize göre değil

Leh Leha peraşası içindeki en inanılmaz olaylardan birisi Avraam’ın krallara karşı kazandığı muhteşem zaferdir. Aslında dört veya beş krala karşı girişilen savaştan üç yüz on sekiz taraftarıyla birlikte zaferle çıkan bir Avraam’dan söz edilir. Midraş, savaşın taraflarından biri Avraam olduğu zaman hasımların birleştiğini ve Avraam’ın dokuz krala karşı savaştığını bildirir. Söz konusu antisemitizm olduğunda dünyanın Yahudilere karşı birleşmesi aslında Avraam döneminden başlayan eski bir konudur. Bu da Avraam’ın zaferini daha da inanılmaz kılmaktadır. Avraam bu savaşta sadece yeğeni Lot’u kurtarmak ve ganimeti reddetmekle kalmamış dünya halkına nasıl bir lider olduğunu göstermiştir. Zamanın Yeruşalayim kralı olan Noah’ın oğlu Şem veya buradaki ismiyle Malkitsedek, Avraam’ı karşılarken “Tanrı’nın gözünde mübarek olan Avram” ifadesini kullanmıştır.

Midraş üç yüz on sekiz taraftarın aslında tek bir kişi olduğunu savunur. Bu kişi Avraam’ın evinin sadık kahyası Eliezer’den başkası değildir. Eliezer isminin sayısal değerinin üç yüz on sekiz olması bu konuda Midraş’a destek verir. Bu da zaferin mucizevi boyutunu daha da yükseltir.

1255 ile 1340 yılları arasında yaşamış olan büyük Sefarad bilgini Rabenu Bahya daha da inanılmaz bir bilgiyle Midraş’a destek verir. Ona göre Avraam gerçekten üç yüz on sekiz taraftarıyla birlikte savaşa gider ancak karşılarındaki ordunun gücü karşısında taraftarları onu terk eder. Tora’ya göre savaşa girmeden önce Kohen savaşacak halk ile konuşur. Yeni ev alanın, yeni evlenenin, yeni bir bağ dikenin ve kalbi korkudan yumuşayanların savaşa girmemeleri gerektiğini söyler. Çünkü korkanların başkalarının cesaretini de kıracakları aşikardır.  Avraam bu kuralı yerine getirir ve savaşını sadece Eliezer ile birlikte verir.

Ondokuzuncu yüzyılın büyük bilginlerinden Lublinli Rabi Tsadok HaKohen Yahudi toplumunun en önemli özelliklerinden birini burada vurgular. Ümitsizliğe yer yoktur. Yahudi toplumu gaz odalarından çıkıp yeni bir devlet inşa edebilmiştir. Tanrı’nın en inanılmaz anlarda kurtuluş getireceğine ilişkin inancımızı “yeşuat Ad… keheref ayin” pasuğunda buluruz. Avraam üç yüz on sekiz kişinin kendisini  terk etmesinden sonra kendisini yalnız ve zor bir durumda bulur ancak umudunu asla kaybetmez. Tanrı’nın mucizevi yardımıyla başarılı olur.

Rabi Tsadok “yeuş – ümitsizlik” sözcüğünün sayısal değerinin üç yüz on yedi olduğunu öğretir. Eliezer sözcüğü ‘Tanrı yardımımdadır’ anlamını taşır ve bu da ümitsizliğe karşı baskın olmak için gösterilen çabayı ve Tanrı’nın yardımına güvenmeyi gösterir. Tanrı’nın yardımıyla ümitsizliği yenebilecek güçte olduğumuzu hiçbir zaman unutmamak ve buna inanmak bu öğretinin bize kattığı önemli bir mesajdır. 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın