Ladino’nun artık bir enstitüsü var

Bar İlan Üniversitesi Yahudilik Bilimleri Fakültesi çatısı altında bulunan Yehoshua Salti Ladino Eğitimi Merkezi (Naime & Yehoshua Salti Center for Ladino Studies), üniversite yönetim kurulunun aldığı bir kararla enstitüye dönüştürülerek, bundan böyle ‘Salti Institute For Ladino Studies’ adı altında çalışmalarını sürdürecek.

Salti Vakfı amaçlarından birine daha ulaştı


Bar İlan Üniversitesi Yahudilik Bilimleri Fakültesi çatısı altında bulunan Yehoshua Salti Ladino Eğitimi Merkezi (Naime & Yehoshua Salti Center for Ladino Studies), üniversite yönetim kurulunun aldığı bir kararla enstitüye dönüştürülerek, bundan böyle Salti Institute For Ladino Studies adı altında çalışmalarını sürdürecek. Bar İlan Üniversitesini

gezerken Ladino merkezinin kurucusu

Selim Salti ile de söyleşmek imkânını bulduk.

 

Ramat Gan’da yer alan Bar İlan Üniversitesi 27 bin öğrencisi ile İsrail’in ikinci büyük üniversitesi.  Naime&Yehoshua Salti Ladino Eğitimi Merkezi bu üniversitenin Yahudilik Bilimi Fakültesi binasında yer alıyor. Merkezin enstitüye dönüştürülmüş olması vesilesi ile üniversiteyi ziyaret ettik. 

Bizleri odasında konuk eden merkezin yöneticisi Prof. Shmuel Refael eğitim kadrosu, merkezin işleyişi hakkında bilgi ve ‘Ladinar’ adlı yayınlarından bazı örnekler verdi. Merkezin kütüphane sorumlusu,  aralarında “Meam Loez’in” de bulunduğu çok değerli eserleri, 3 veya 4 yüzyıl önce yayınlanmış kitaplardan örnekler gösterdiğinde ve o eski baskı kokusunu duyumsadığımızda heyecan duymamak mümkün değildi. Dolapların birinde 1912’de Selanik’ten göç etmiş bir bayanın bağışladığı Ladino romanlar da ilgi çekiciydi.

Merkezin diğer bir odasına girdiğimizde uzun bir masanın etrafına toplanmış araştırmacılarla tanıştık. Ekrana yansıttıkları, genellikle Balkanlarda yaşayan Sefarad Yahudilerinin kullandığı bir yazı türü olan ‘Solitreo’ lisanındaki bir belgeyi irdelemekteydiler.

 Akademik kadronun ve tüm görevlilerin aralarında Judeo-Espanyol konuşmaları, çok aşina bir ortamda, çocukluğumuzun aile ortamında bulunduğumuz izlenimini yaşattı bizlere. Merkezin koridorlarında siması çok aşina bir beye rastladım. O da baktı geçerken.  Tanıyordum fakat kim olduğunu çıkaramıyordum bir türlü. Sonra aniden hafızam netleşti. İsrail’in Türkiye eski Büyükelçisi Gabi Levi’ydi. Şalom gazetemiz için yıllar önce söyleşi yapmıştım kendisiyle. Konuştuk, el sıkıştık, emekli olduğunu ve Ladino öğrenmek ve lisansüstü tez yapmak üzere merkeze geldiğini söyledi.

Livat adlı bir doktora öğrencisi bizleri üniversite fakülte binaları arasında, öğrenci kampüslerinde, amfi bölümünde, binalar arasındaki sık ağaçlıklı düzenli bahçelerde akülü araçla gezdirirken, her yapı hakkında ilginç bilgiler veriyordu. Eski yapılardan hukuk ve iktisat fakültesi, ilk binalar, yeni ve çağdaş olanları, devasa nano teknoloji binası, Beyin Araştırmaları Merkezi ve diğerleri… Eskiden gözetleme amaçlı olarak inşa edilen kule şimdilerde üniversitenin simgesi haline gelmiş ve üniversite mütevelli heyeti önemli kararları almak ve imzalamak üzere orada toplanıyor. 

Bar İlan Üniversitesi bilimsel alanda çağdaş eğitimin yanı sıra yapı itibarıyla dini yönü ağır basan, Tanah eğitiminin mecburi tutulduğu bir yükseköğretim kurumu. Ancak üniversite kampüsünde geleneksel kıyafetleri içinde çok sayıda İsrailli ve Filistinli Arap öğrenciye rastladık.  Alanların birinde, asılı eşcinsel bayrakları altında, çimenlerin üzerinde etkinlik düzenleyen gençlerin görüntüsü bizi gerçekten şaşırttı. Rehberimiz Livat bunun düşünce özgürlüğünün ve demokrasinin bir göstergesi olduğunu söyledi.

Bar İlan gibi köklü bir kurumda bir Ladino eğitimi enstitüsü açılmasını gerçeğe dönüştüren kişi Selim Yehoshua Salti aynı zamanda bu üniversitenin mütevelli heyeti üyesi.  Selim Salti bu yolda tek başına, adeta Don Kişot gibi yola çıktı ve başarıya ulaştı. O halde başlangıcından günümüze, Salti Institute For Ladino Studies’e ulaşılana dek yaşanan süreci en yetkili ağızdan öğrenmenin yolu sorularımızı Selim Salti’ye yöneltmek olacaktı.

Ladino Eğitimi Merkezinin ilk adımları nasıl atıldı?

Günümüzden 16 yıl önce ne Kudüs İbrani Üniversitesi, ne de Tel Aviv Üniversitesi kültürümüze sıcak baktılar.  İlgilenmedikleri gibi merkezi tesis etme konusunda benden tümü peşin astronomik bir yatırım istediler. Yılmadım, araştırmama devam ettim.  Ülkenin ileri gelen Sefarad kökenli kişilerini arayarak konuyu ortaya koydum, günler boyu yapılan toplantılardan netice çıkmadı.  Ta ki Shmuel Refael beni gelip buluncaya kadar.

Shmuel 1983 yılında kurduğum ve gayesi Sefarad kökenli üniversite öğrencilerine burs dağıtma olan Salti Vakfı’nın bir üyesiydi. Bu parlak zekâlı genci uzun yıllar destekleyerek yetişmesine ve Dr. sıfatını almasına yardım etmiştik. Shmuel bana geldiğinde Bar İlan Üniversitesinde post doktora çalışmasını Ladino kültürü üzerine yapıyordu. Profesörü Yudith Dishon ile defalarca görüşüp konuyu inceledik.  Bar İlan Üniversitesinde, dindar bir Doğu Avrupa Yahudi ortamında Sefarad olarak nasıl karşılanacağım hakkında çekincelerim vardı.  Oysa Bar İlan böyle bir merkezin kurulmasına açık olduğunu belirtti. Bunu üniversite başkanının ağzından işittiğimde duyduğum heyecan ve mutluluğu tarif edemem.

Modern İsrail’de  Türkiyeli bir Yahudi’nin kurduğu tek vakıf Salti Vakfıdır. Yıllardır öğrenci bursu dağıtarak isim yapan bu vakfın tek kurucusuyum ve bu sıfatla Bar İlan Üniversitesi mütevelli heyetine tek Sefarad olarak seçildim.  Bar İlan’ın Salti Vakfı ile yaptığı anlaşma neticesinde 2003 yılında açılan merkez çalışmalarına başladı, Prof. Shmuel Refael merkezin müdürü tayin edildi. 

Merkezin Enstitüye dönüşmesi ne anlama geliyor? Eğitim açısından fark nedir?

Merkez ile Enstitü arasında farklar mevcut pek tabi, en önemlisi enstitünün üniversite içinde bir fakülteye yönetim bakımından bağlı olmaması. Enstitü yöneticileri üniversitenin başkanlığına doğrudan bağlı olup, genel direktiflere göre bağımsız çalışıp karar alabilmektedirler. Merkezin bütçesi fakülte içinde kararlaştırılır, bu bakımdan merkezin direkt girdisi yoktur. Merkezin dışa dönük verdiği servisin girdisi üniversitenin kasasına girer. Enstitü ise verdiği servisin karşılığında giren maddi kaynağı direkt kendi kasasına aktarır. Bu sayede mali yönden her ne kadar üniversitenin denetimi altında ise de giren maddi kaynağı kendi giderlerine kullanabilir. Enstitü personel kadrosunun, profesörler hariç, maaşlarını ve giderlerini karşılayacaktır, bu bakımdan personelin işe alınmasında bağımsız hareket edebilecektir.

Enstitü Ladino eğitimi dışında kültürel alanda başka faaliyetlerde bulunur mu?

Enstitü Ladino bilimleri dışında muhtelif kültürel çalışmalar yapacaktır. Hatta bir Sefarad müzesi projesi de düşünülmektedir.

Şimdi Yahudilik Bilimleri binasında faaliyet gösteriyorsunuz. Enstitü olarak ayrı bir binada yer almanız söz konusu mu?

Enstitü halen Yahudi Bilimleri fakülte binasında faaliyetine devam edecektir. Dekan Prof. Eli Assis’in yardımları ile binada ek mekânlar tahsis edilerek gelişmemiz temin edilecektir. Bar İlan Üniversitesi yönetimi enstitünün yeni bir binaya kavuşabilmesi için, kampüsün dâhilinde  bize yakın bir arsayı tahsis etmiştir.  Arsanın üzerine çıkılacak 3 katlı binanın maliyeti epey yüksek olacağa benziyor.  Bu durumda tercihen Türkiyeli bir Sefarad’ın tek başına maddi yönünü üstlenmesini arzulamaktayız. Bağışı yapacak kişinin adı binaya verilecektir. Böylelikle bina ve Salti Enstitüsü yüzde yüz Türk Yahudilerinin eseri olacak.

Yurt dışından veya Türkiye’den lisansüstü veya doktora yapmak isteyenler nasıl başvuruda bulunabilirler, bu konuda bir destek var mı?

Enstitü B.A, M.A, PhD diploması verecektir. Diplomalar üniversitenin ambleminin yanı sıra enstitünün amblemini de taşıyacaklardır. Kısa zamanda enstitü faaliyete geçirilecektir, ümitliyiz. Bürokratik işler bittiği takdirde, gelecek sezon, yani Ekim 2017’de enstitü  tüm çalışmalarına başlayacak ve öğrenci kabulü yapacaktır. Akademik programı Prof. Shmuel Refael’in yönetiminde şimdiki genişletilmiş kadro hazırlayacaktır. Şimdilerde merkezde yeteri kadar okutman doktor mevcut, dışarıdan eğitmen alınmasına gerek kalmayacak.

İsrail’de veya dünyada Salti Institute for Ladino Studies’in bir benzeri var mı?

Enstitü sadece İsrail’de değil, dünya çapında tektir ve olmaya devam edecektir. Bu konuda önümüzdeki aylarda bir tanıtım kampanyası başlatmayı düşünüyoruz. Böylelikle İsrail’in dışından Ladino kültürü ile ilgili post doktora yapmak isteyen kişilere imkân sağlamış olacağız. İlerdeki yıllarda Ladino dili ve kültürü ile ilgilenecek akademisyenlere özel tahsil bursları vermeyi de düşünüyoruz.  Bu konuda gelecek yıl çalışmalara başlanacaktır.   

 


İLGİLİ HABERLER

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın