MATOT - Mase teşekkür

Bu hafta okunan iki peraşadan biri olan Matot peraşasının en ilgi çekici bölümlerinden bir tanesi Midyan ile girişilen savaştır. Tanrı Baal Peor olayında İsrail toplumundan binlerce kişinin ölümüne nedensiz bir şekilde sebep olan Midyan toplumunun bu davranışının cezasız kalmamasını istemiş bu nedenle de Moşe’ye “yapacağı belki de son iş olarak” Midyan’a savaş açmasını emretmiştir. Moşe bu görevi yerine getirebilmek için on iki bin kişilik bir ordu kormuş ve başlarına da komutan olarak Pinehas’ı getirmiştir. Buradaki soru Tanrı’nın emri olan Midyan savaşına çıkma görevini Moşe neden ve nasıl bir başkasına devredebilmiş olduğudur.

Midraş bu konuda güzel bir yanıt verir. Moşe Mısır’dan kaçmak zorunda kaldığı gençlik yıllarında Midyan’a kaçmıştır. Moşe Şemot peraşasında okuduğumuz gibi bir Mısırlıyı öldürdükten sonra Paro’nun idam hükmü karşısında Midyan’a kaçmıştır. Kendini güvende hissettiği Midyan topraklarında Yitro’nun kızı Tsipora ile evlenmiştir. Moşe bu savaşa çıkmayı kendisi için yakışıksız bulmaktadır.

Moşe bu karara kendi inisiyatifi ile ulaşmamıştır. On ceza sırasında Tanrı Mısır sularını kan belasına döndürmek, yerdeki tozu da bitlere çevirmek için emri Moşe’ye değil Aaron’a vermiştir. Çünkü Mısır suları Moşe’nin içinde bulunduğu sepeti kurtuluş anlamına gelen Paro’nun kızına götürmüştür. Bir İbrani’ye işkence eden Mısırlıyı öldüren Moşe Tora’nın tabiri ile onu ‘kuma’ gömmüştür. Genel bir ilke olarak ‘su içtiğin kuyuya taş atma’ öğretisini sunan Yahudilik iyilikleri anmak ve müteşekkir olmak konusunda hassastır. Benzer şekilde Moşe kendini güvende hissettiği ve bir anlamda geleceğini kurduğu Midyan’a savaşa çıkmayarak teşekkürlerini sunmuştur.

Bir Holokost kurtulanı ve Yeruşalayim’de bir Yeşiva Başkanı olan Rav Yisrael Gustman her gün Yeşiva’nın bahçesindeki bitkileri bizzat sulamaktadır. Bunun sebebini soranlara ise şu açıklamayı yapar. Toplama kampından kaçtığı zaman Rabi ormandaki bitkiler sayesinde hayatta kalmayı başarabilmiştir. Şimdi hayatını kurtaran bitkilere su vererek yani bir anlamda yaşam sağlayarak teşekkür etmektedir.

Yakın bir arkadaşım Rabi Yonathan Salem’den öğrendiği bir bilgiyi şöyle paylaşır. Yahudi olan kimdir? Teşekkür etmeyi bilendir. Ne kadar ilginçtir ki ‘Yahudi’ sözcüğünün etimolojik kökeni teşekkür etmek anlamına gelen ‘leodot’ fiilinden türemektedir.

İyiliğin farkında olmak ve buna müteşekkir kalabilmek. Günümüzün dünyasında çokça rastlanmasa bile Tora bu yolda hareket etmemizi istemektedir. Eşlerimize, çocuklarımıza, yakınlarımıza, komşu ve arkadaşlarımıza hatta iyi geçinmeyi bilemediğimiz kişilere bile. İyiliğin farkında olmak ve buna müteşekkir kalabilmek büyük bir erdem olarak karşımızda durmaktadır.

 

Siz de yorumunuzu yapın

Tüm Yorumları Görün
Yorum Yapmak için üye girişi yapın!Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor...
Üye Girişi yapmak için Tıklayın