1 2 3

Güncel Haberler

DİĞER HABERLER

Madonna: “Özgürlüğün ülkesine ne oldu?”

Efsanevi pop yıldızı Madonna, Avrupa ve Fransa’da antisemitizmin tarihte hiç olmadığı kadar yüksek o...

FİNANS

BIST 100
-2,06%
84,148
-1,7334
USD
0,44%
2,5045
0,0110
EURO
0,29%
2,8045
0,0081
GBP
0,03%
3,8656
0,0012
Altın
0,79%
97,524
0,7704
C. Altını
0,79%
651,40
5,1461
Facebook'ta Takip Edin Twitter'da Takip Edin

Tünelin Ucu

Tünelin Ucu

Mozotrs Ailesi

Mozotrs Ailesi

Ağa Takılanlar

Bu hafta ağımıza takılanlar
İzak BARON 

17 Mart 2015’teki seçimler, İsrail politikaları açısından bir “yapısal değişiklik” işareti vermiyor. Filistin siyasetinde keskin bir dönüşüm umudu yaşanmazken, Netanyahu hükümeti ve ABD’deki Obama yönetimi arasındaki çelişkileri, iki devlet arasında sorun olmaktan çok, iki kabine arasındaki siyasal zıtlık çerçevesinde ele almak gerekiyor. Ne var ki iki yönetimin zıtlığı, devletler arasındaki ilişkide önemli bir yapısal risk potansiyelini de işaret ediyor. “Stratejik ortaklık” ilişkisinin kısa zamanda sona ermesi gerçekçi gözükmese de, Filistin müzakelerinin uzun yıllardan beri yapılamaması, Hamas’ın giderek tüm Filistin’de etkin olması ve Obama’nın Hamas’ın içinde yer alacağı olası bir “birleşik Filistin yönetimi”ne ses çıkarmaması, son zamanlarda ‘sağ’ın egemen olduğu İsrail siyasetinde “çözümsüzlük sarmalı”nı besliyor. İşin ilginç yanı Netanyahu’nun en önemli propaganda alanlarından birisi, ABD Kongresi… Netanyahu ve Amerikan sağı arasındaki siyasal flörte karşı, Obama’nın daha çok tercih edeceği İşçi Partisi-Hatnuah arasındaki “Siyonist Kamp” acaba bir çıkış yapabilir mi? Herzog-Livni liderliğindeki “Merkez-Sol” işbirliği yeni bir siyasal bakışla, “güvenlik” politikalarından ziyade, “diyalog ve müzakere” başlığını öne çıkarsa da, İsrail’de hangi hükümet olursa olsun, “güvenlik refleksi”nden ödün verilmesi zor değil imkânsız görünmektedir. Deniz Tansi – www.politikaakademisi.org
GS2
Şalom Dergi
  Yükleniyor...